KERVRAN-ETKİSİ- SON Bölüm

yasliİsmet GEDİK

 Kervran’ın çalışmalarını takdir eden bilim adamlarından H. Maruyama adlı Japon bilimci, 1975 yılında Kervran’a fizyoloji-tıp alanında Nobel ödülü verilmesi teklifini yapmışsa da, söz konusu toplum baskısı nedeniyle, değerlendirmeye alınmamıştır.

Tenkit edenler arasında meşhur astrofizikçi Carl Sagan da yer alır ve Kervran içim şöyle der: “Sizin öngördüğünüz şekilde bir tepkime kimyasal olarak olanaksızdır. Nükleer fizik konusunda sizin temel ders kitapları okumanız gerekir. ”

Sagan gibi düşünenler, Kervran’ın, Low Energy Nuclear Reaction=LENR kavramını hiç dikkate almayıp, çekirdek reaksiyonlarının mutlaka yüksek basınç ve sıcaklı etkisi altında E=mc2 formülüne göre geçekleşeceği dogmasına dayanmaktadırlar.


Tepkimede 0.008 a.m.u. kütle açığa çıktığını belirten itirazcılar, 6 gramlık bir yumurta kabuğu için gereken kütlenin E=mc2 formülüne göre 50 000 000 kJ gibi muazzam bir enerji açığa çıkaracağını, bunun ise, bırakın tavuğu, tüm çevresini bir ateş topuna çevireceğini belirterek, Kervran’ı sürekli aşağılamışlardır.

Kervran bir fizik profesörüdür ve bilim dünyasında egemen olan dogmatik görüşün bilincindedir. Bu nedenle, “düşük-enerjili-çekirdek-tepkimeleri = low-energy-nuclear-reaction = LENR” adını verdiği bir başka etkileşim sisteminin söz konusu olması gerektiği şeklinde yeni bir görüş ortaya atar. Ve o görüş devam eden yıllarda ıspatlanır ve yavaş da olsa artık geliştirilmekte ve gelecekte çok ekonomik şekilde insanlığın enerji ihtiyacını karşılayacak yönde ilerlemektedir.

Kervran, bu olağan-üstü görüşlerinin bilim dünyasında kabul gördüğünü göremeden 1983 yılında ölür.

İnsanların sadece kendi kafalarındaki fikirleri “doğru” kabul edip, başkalarının düşüncelerini reddetmeleri, insanlığın en büyük dramıdır; çünkü dinamik doğada işler öğelerin karşılıklı etkileşimleriyle, rezonansa girerek gerçekleşmektedir. İnsanların doğal sisteme ters düşen bu davranışları, ekolojik toplumsal birlikler oluşturulamamasının tek nedenidir. Yani kurtuluşumuz, çocuklarımıza statik sistemli hayat görüşü değil, dinamik sistemli doğa görüşü vermemize bağlıdır!

Yazı dizinimizin son bölümü olması nedeniyle tekrar çok önemli bir UYARI yapmak istiyorum.

Önyargılarımızdan biri, toplum yönetimini tepedeki bir lider veya kral gibi birilerine bırakmak olmuştur. Doğada “lider” sadece sürü yaşamında vardır, koloni gibi toplumsal sistemlerde demokrasi benzeri hizmet-alışverişlerine dayalı ortaklık sistemi vardır. Bu arılar ve karıncalarda ıspatlanmıştır. “Arı kraliçesi” bir lider değil, koloni sistemini temsil eden bir “koku” yayıcıdır, bir bayrak gibi düşünülmelidir.

• Ülkemiz batmak üzeredir, işsizlik, pahalılık hat safhada, hak ve hukuktan söz edilemezken, siyasi parti liderleri ve medya hala sen-ben kavgası içindeler. Neymiş efendim, o daha iyi yönetirmiş. Hangi lider binlerce farklı iş ve meslek dalı arasında adil bir denge ve düzen oluşturabilir?

• Toplumda denge sadece iş ve meslek mensupları temsilcilerinin karşılıklı etkileşimleriyle oluşturulabilir. Tepeden birleri tarafından oluşturulması olanaksızdır.

• Şu an bu durumu yaşıyoruz, çiftçiler dertli, esnaf dertli, öğrenci dertli, öğretmen dertli, yani dertli olmayan sadece tepedekiler, yani bizlerin bizi yönetmek için seçtiklerimiz. Onlar hep kendilerini ve yakınlarını zengin etmeye çalışmışlardır. İşler çığırından çıkmaya başlayınca da birbirlerini suçlayarak sıyrılmaya çalışılmaktadır.

• İşte bu nedenle demokrasiyi doğru yorumlamak ve uygulamak zorundayız. Bunun tek yolu da, çeşitli kitaplar, blog-yazıları, Facebook paylaşım yazıları şeklinde yıllardır ortaya koyduğumuz “doğa dinamik sistemde oluşup gelişmektedir, dinamik sistemlerde, her bireyin görüşü dikkate alınır ve karşılıklı uzlaşmalarla ortak bir görüşte birleşilir” sisteminde davranmaktır.

• Toplumun sahipliğinin kendilerine ait olduğu bilgisini edinen insanlar asla topluma zarar verecek bir davranışta bulunmazlar. Bu da sorunlarımızı çözmenin tek yoludur.

• Toplum bize ait, devlet biziz, o hiçbir kişiye teslim edilemez. Bunu söyleyen herhangi bir lider gördünüz-duydunuz mu?


Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

YAŞAM ARZU'SU

Yaşam sadece vişneli çörek kutusu ya da mayın tarlası değildir...

İdris'in Otağı

Sevgi Çiçeklerimi Koparabilirsiniz

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

minimalist günlük.

bilinçli farkındalık, minimalizm

%d blogcu bunu beğendi: