Bölüm 3- Yaratıcının kitabı olarak görülmesi gereken yeryuvarı arşiv-sayfaları doğada herşeyin BİLGİ oluşturularak yapıldığının göstermektedir.

yasliİsmet GEDİK

Peki bu BİLGİLER nerede kaydedilmektedir.

Görüldüğü üzere, doğa enerjinin daha ergonomik yapılar oluşturacak şekilde, BİLGİ oluşturularak öğelerin birleştirilmeleriyle oluşmaktadır. Ve canlıları oluşturan bilgilerin gen denilen ve kimyasal elementlerden oluşan yapıda olması bunu doğrulamaktadır.

Tüm canlıların oluşum bilgileri kromozom sarmalı şeklindeki iplikçiklerde yazılıdır.


Genetik bilgi kayıtları bir canlının bedeninin nasıl yapılacağının yazılı olduğu kitaplardır. Bu kayıtlardaki bilgilere göre canlının kaç kollu, kaç bacaklı olacağından tutun, rengi, boyu, besinleri nasıl sindireceği, solunum sisteminin nasıl işeyeceği gibi tüm özelliklerinin ve işlevlerinin nasıl olacağı yazılıdır. Canlı o bilgilere göre oluşturulur.

Genetik bilgi kitapçığındaki tüm bilgiler A-T ve G-C harfleriyle oluşturulan sözcüklerle yazılmaktadır. A= adenin, T= timin, C= citosine, G= guanin molekülleridir. Sözcükler 3-er harften oluşur.

Bu 3-lü kombinasyonlara AMİNOASİT denir. Bunlardan bazıları, örn. ATG (methionin) BAŞLAT komutu anlamını taşırken; bazıları, örn. TAG, “STOP = DUR” anlamı taşır. Bu sözcükler tüm canlılar tarafından aynı anlamda kullanılır. Bu şekilde, devam eden tüm harfler 3’er 3’er yazılarak, yapılacak işlemler tarif edilirler.

Amino asitler:

Hidrofobik Amino Asitler

Alifatik yan zincirli

Aromatik yan zincirli

Dallı zincirli amino asitler (Branched-chain amino acids)

Hidrofilik Amino Asitler Yüksüz (uncharged)

yan zincirli Yüklü (charged)

Bazik ve Asidik amino asitler

Ne Hidrofilik ne de Hidrofobik Amino Asit

gibi çok farklı sınıflara ayrılıp, çok farklı özellikler gösterirler.

Yani hücreler olağan-üstü fizik-kimya bilgileri olan mükemmel doğa-bilimcilerdir. Hücrelerin doğadaki çevresel değişimlere uygun yeni bedenler oluşturabilmelerinin sırrı bu yeteneklerindedir. Bir midyenin azgın dalgalı denizlerde kayalara tutunacak organlar oluşturması, bir örümceğin çelik gibi dayanıklı ama ondan çok hafif ve esnek iplikçikler oluşturmaları hücrelerdeki bu yeteneklerin birer örneğidir.

Bu A-T ve C-G harfleri ise şekilde görülen kimyasal elementlerden (yani C, H, O, N gibi atomlardan) oluşmaktadır.

Biyolojide mütasyon olarak bilinen kavram, genetik kodlamadaki A-T veya C-G arasında bir tercih yapılması işlemidir. A-T kullanılacaksa, o işlemde kullanılacak “bağ” 2 değerli olacaktır; C-G kullanılacaksa, “bağ” 3 değerli olacaktır. Yani birinde daha az enerji, diğerinde daha çok enerji kullanılmaktadır.

Yani tüm canlılar C, H, O, N, P vs gibi atomlardan, atomlar ise, proton, nötron ve elektronlardan oluşur. Proton, nötron elektronlar ise farklı değerlerde enerji taşıyan kuantsal canlılardan oluşmaktadır. Öyleyse bizlerin yaratıcıları daha sonra açıklayacağımız mucizevi özellikleri olan atom-altı-öğeler, yani kuantsal alemden oluşmaktadır. Kuantlar tüm doğal sistemi oluşturan en temel canlılardır.

Zaman olgusu şu noktayı ortaya koymuştur: Doğa küçüklerden büyüklere doğru gelişmektedir. Yani dünyada önce hücre=yumurta, sonra tavuk ortaya çıkmıştır!

Tüm oluşumlar BİLGİ ile yapılmaktadır. Yani canlıların genetik bilgi kayıtları yaratıcının diğer bir kitabı olarak görülmelidir. Ama maalesef biyologlar başta olmak üzere fizikçiler, kimyacılar, gibi bilim insanları hala BİLGİ denilen faktörü dikkate almazlar ve okullarda hala yanlış bir evrimleşme bilgileri sunarlar.

SONUÇ: 10-12 milyar yıl önceki atalarımız atom-altı-öğeler alemini oluşturan kuantsal canlılardı. 3.5 milyar yıl önceki atamız bir bakteriydi, 2 milyon yıl önceki atamız 650 cm-küplük bir beyni olan kısa boylu insandı, günümüzdeki atalarımız 1400 cm-küplük beyinleri olan ve çok gelişmiş düşünce ve davranışlara sahip insanlardır. Zaman içinde varlıklar bilgi oluşturarak enerji-akışı-oranını geliştirmişler ve gittikçe daha ergonomik üst-sistemler oluşturmuşlardır. Yaratıcılık bu gelişimleri etkileyen kuvvet alanları sistemidir. Bu nedenle asla sabit-değişmez bir şey değil, tersine sürekli değişim-dönüşüm içinde ve geliştirilen bilgilere göre sürekli evrimleşen bir güç ve etkileşim sistemidir.

Bir uyarı notu: Organizasyonu tepeye bağımlı olacak şekilde örgütlenmiş tüm toplumlarda insanlar toplumsal sistemin kurallarının tepedeki bir zümre tarafından belirlenmesine alışmışlardır. Bu nedenle insanlar, ya kendi oluşturdukları veyahut da kendilerine dayatılan bir görüşü savunma amacıyla tartışmalara girerler. Amaç baştan böyle olunca da, tartışmalar genellikle anlaşmayla değil, kavgayla-savaşla sonuçlanır, çünkü ana hedef ortak bir uzlaşma sağlanması değil, kendi görüşünü, karşı tarafa dayatma yarışıdır.

• 1- Bu çalışmanın temel amacı toplumsal sorunlarımızın nedeni ve çözüm formülü bulunmasıdır. Kafalarında bundan başka bir amaç taşıyanların hiçbir görüş bildirmeye hakları olamaz, çünkü amaç aynı değildir.

• 2- Bir fikre karşı çıkmak, o konuda kişisel olarak daha iyi bir öneri sahibi olunmasını gerektirir. Kişisel olarak bir çözüm formülü olmayan birinin, bir öneriye karşı çıkması, tamamen mantık dışı bir davranıştır.

Devamı var.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

YAŞAM ARZU'SU

Yaşam sadece vişneli çörek kutusu ya da mayın tarlası değildir...

İdris'in Otağı

Sevgi Çiçeklerimi Koparabilirsiniz

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

minimalist günlük.

bilinçli farkındalık, minimalizm

%d blogcu bunu beğendi: