Herşey Güzel Olacak- Bölüm-16- Dicle-Fırat boyunca göçen Atlantis-Ovalılar nerelere yerleşmişler?

yasliİsmet GEDİK

Buzul devri sona erince, yaşadıkları ortamın denizle kaplanması sonucu göçe mecbur kalan Atlantis-Ovalılar Nerelere göç etmiş olabilirler?

Yanıtı çok açık: Buzul devrinin sona ermesi, Atlantis Ovasını yaşanılmaz yaparken, Anadolu- İran platosu gibi önceleri yaşanılmaz olan yerleri de yaşanılır ortama dönüştürür.

Çünkü üzerindeki kar ve buz örtüsünün ergimesiyle Anadolu platosu tekrar bitki ve hayvan gelişimine uygun olur. Daha önceleri pek insan yaşamayan bu bölgeler de, Atlantis-ovasından göçenlerin yeni vatanları olur.


70 bin yıl önceleri Doğu-Afrika’da ortaya çıkan Modern insan Homo sapiens sapiens’in doğduğu bölgede konuşulan dil bitişimli (aglütüne) olduğundan, onların yerleşip geliştikleri ilk ortam olan (Basra-Hürmüz) = Atlantis-Ovalıların dili de bitişimli olmalıdır. Bu görüşü destekleyen veriler ise, bu ovadan göçerek çevre bölgelere yerleşmiş toplumların (Sümerler, Türkler, Azeriler, vs) dillerinin “bitişimli” olmasıdır. Nitekim daha doğuda da konuşulan dil Sanskritçe de bitişimledir. Hatta Amerika’nın yerli kabilelerinin konuştukları diller de bitişimlidir. Yani insanlığın atası olan Homo sapiens sapiens’in konuştuğu ilk dil kesinlikle bitişimlidir. Günümüzde yaygın olarak konuşulan 2. Dil grubu olan Avrupa dilleri ise 5-6 bin yıl önceleri Ukrayna-Kazakistan arası bozkır ortamlarında oluşturulmuş yeni bir dil grubudur. Bu nedenle buna artık hint-avrupa dilleri denemez, çünkü Sanskritçe bitişimlidir ve Avrupa dilleriyle bağlantılı düşünülemez.

Atlantis Ovasında yaşayan insanlar 14 bin yıl öncesinden başlayarak 7 bin yıl öncesine kadar sürekli göçe mecbur kalmışlardır. Atlantis ovasından göçen bu insanların özgürlük ve eşitlik anlayışlı oldukları, ilk yerleşim yerlerinde bıraktıkları arkeolojik bulgulardan anlaşılmaktadır. Şöyle ki: Anadolu’da 4 bin yıl öncesine ait binlerce höyük şeklinde toplu yerleşim noktası vardır. Tüm bu höyüklerdeki evler birbirlerinin benzeridir ve birbirleriyle bitişiktirler. Dolayısıyla o zaman insanları arasında efendi-uşak ilişkisi yoktur. Herkes özgür ve eşit görülmektedir. Höyüklerde bulunan kemiklerde yapılan DNA analizleri ise, evlerdeki insanların aynı genetikte olmadıklarını göstermektedir.

Bu göçen insanların konuştukları dil ise kesinlikle bitişimli, yani aglütine olmalıdır.

Şimdi aglütine dil grubunun temel özelliklerini gösterelim.

Günümüz dünyasına konuşulan diller iki temel grupta toplanabilir. Bunlardan birincisi aglütine = bitişimli dil grubu olup, %45lik bir paya sahiptir. Diğeri ise Hint-Avrupa- dil (aslında sadeceAvrupa) grubudur ve %43lük bir paya sahiptir.

Bu iki grubun temel farkı, tümce yapısında görülür. Bitişimli diller “çocuk kalemi kırdı” şeklinde Özne-Nesne-Yüklem (Subject-Object-Verb = SOV) sıralaması gösterir. Avrupa dilleri ise “the child broke the pencil” şeklinde SVO sıralaması gösterir.

Verilen örnekte de görüldüğü üzere, tümcelerdeki sözcük sayısı bitişimli dillerde azdır, Avrupa dillerinde çoğalmıştır. Bu durum özellikle şu sözcükte belirgindir: “oteldekilerdensin” şeklinde tek bir sözcükle ifade edilen bir kavram, Avrupa dillerinde “you are one of the persons from the hotel” şeklinde bir sürü sözcüğe parçalanmıştır.

Söz konusu özellik bir kök sözcüğe eklenmeler yapılarak bütünleşmiş – birleşik bir yapı oluşturulduğundan “aglütine = eklenmeli” terimiyle tanımlanmıştır. Diğer dil grubu ise indo-german veya Hint-Avrupa dil grubudur ve o dil grubu bütünleşmeli-eklenmeli değil, parçalanmalıdır. Yani eskiden kullanılan bir dil yapısı parçalara ayrılarak yeni bir dil grubu oluşturulmuştur. Hint-Avrupa dil grubunun Anadolu’da konuşulan eklenmeli=aglütine bir dil grubundan türetildiği Bouckaert et al. 2012 ve Gray & Atkinson 2003 araştırmalarında gösterilmiştir.

Atlantis ovasına gelen Doğu-Afrika kökenli kavmin oluştuğu bölgede günümüzde hala Swahili denilen aglütine bir dil konuşulmaktadır. Bu dilin Türkçe dil yapısı ile ne kadar benzer olduğu şekilde görülmektedir.

Atlantis Ovalıların nerelere göçtükleri sunulan haritada gösterilmiştir. Göçlerin bu güzergahlarda olduğunun kanıtını, günümüz toplumlarının konuştukları dillerin analizleri ve genetik haplogrub analizleri sonuçları vermektedir.

Devamı var

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

YAŞAM ARZU'SU

Yaşam sadece vişneli çörek kutusu ya da mayın tarlası değildir...

İdris'in Otağı

Sevgi Çiçeklerimi Koparabilirsiniz

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

minimalist günlük.

bilinçli farkındalık, minimalizm

%d blogcu bunu beğendi: