Türkiye ile Çin’in 50 yılı

gullerMehmet Ali Güller

Türkiye Cumhuriyeti ile Çin halk Cumhuriyeti arasındaki diplomatik ilişkilerin 50. yılındayız…

Yarım yüzyıl; ilk 15 yılı görece sessiz ve sakin, ikinci 15 yılı karşılıklı adımların atıldığı ve son 20 yılı da ilişkilerin geliştiği bir dönem oldu.


İki ülke arasındaki ilişkilerin gelişim sıçraması, 28 Şubat süreciyle oldu. Türkiye’nin Batı ittifakıyla ilişkilerini sorgulamaya başladığı o dönem, Batı dışı silah arayışını ve Çin’le bu amaçla temasları ve işbirliğini getirmişti.kirmizic

EKONOMİK TABLO

Türkiye ile Çin’in öncelikle ekonomik tablosuna kısaca göz atalım:

1987 yılında iki ülke arasındaki ticaret hacmi 275 milyon dolar. Bu hacim 1999’da 931 milyon dolara çıkıyor. 2005 yılında 7,3 milyar dolara ve 2013 yılında da 28,3 milyar dolara uzanıyor.

Bu, iki ülke arasındaki ticaret hacminin zirve yaptığı yıl oluyor. Ardından üç yıl boyunca 27 milyar dolar seviyesinde kalıyor ve 2017’de 26 milyar dolara, 2018’de 23 milyar dolara ve 2019’da da 21 milyar dolara geriliyor.

Bu 7 yıllık gerilemenin kuşkusuz Türkiye açısından iç ve dış bazı nedenleri var. Şu kadarını söyleyebiliriz; aynı yıllarda Türkiye ekonomisi de ne yazık ki küçüldü.

Tablonun iyi yanı ise şu: İki ülke arasındaki ticaret açığı azaldı. Türkiye ticaret hacminin zirve yaptığı 2013 yılında Çin’e 3,6 milyar dolarlık ihracat yaparken, Çin’den 24,7 milyar dolarlık ithalat yapmıştı. 2019 yılında Türkiye Çin’e 2,6 milyar dolarlık ihracat yaparken, Çin’den yapılan ihracat 18,5 milyar dolara geriledi.


Son yılları baz alırsak, ortalama 25 milyar dolar düzeyinde seyreden Türkiye-Çin ticaret hacmi, potansiyelinin yanında oldukça düşüktür. Bu hacmi, Kuşak ve Yol İnisiyatifi içerisinde önümüzdeki yıllarda hızla yükseltmek ve 10 yıl sonra 50 milyar dolar seviyesine çıkartmak gerçekçidir.

ASKERİ TABLO

Ayrıntılı olarak bu köşede 2 Mart 2021 tarihinde, “Çin’le gizli füze anlaşması” başlıklı yazımızda incelemiştik: 28 Şubat süreciyle Türkiye, Batı dışında silah arayışına girmiş ve Çin’le füze anlaşması yapmıştı.

ABD’nin Black Hawk helikopter satışına, Almanya’nın Leopard tank satışına terörle mücadelede nedeniyle engel getirdiği şartlarda 28 Şubat süreci, dış politikada iki temel hedef belirlemişti: 1) Türkiye’nin bölgesinde Rusya ve İran’la işbirliği yapması, 2) ABD ve NATO’ya silah bağımlılığının azaltılması…

İşte bugün gurur duyulan MİLGEM projesi savaş gemileri, o günlerin mirasıdır. Bir diğer miras da füzelerdir.

Çin’den, karadan karaya 80 kilometre menzilli, toplam 19 üniteden oluşan bir WS-1 bataryası alındı. Anlaşmaya göre teknoloji transferi ile 5 batarya Türkiye’de ortak üretildi. O süreçte bu resmi olarak açıklanmadı.

Türkiye, Çin’den teknoloji transferi ve ortak üretimle geliştirilen Toros füzelerini, TÜBİTAK ve SAGE üretimi olarak IDEF Fuarı’nda sergiledi. TSK envanterine giren füzeler, 70-100 km menzilli ve karadan karaya ya da denizden karaya kullanılabiliyor. Türkiye, sonraki yıllarda Toros’u geliştirdi ve 160 km menzilli Toros-260’ı üretti.


ŞİÖ ÜYELİĞİ HEDEFİ

1996 yılında Çin, Rusya, Tacikistan, Kırgızistan ve Kazakistan, “Şanghay Beşlisi” adıyla bir birlik oluşturdu. Birlik 2000 yılında Şanghay Forumu’na, 2001 yılında da Özbekistan’ın katılımıyla Şanghay İşbirliği Örgütüne dönüştü.

Örgüte 2017 yılında Hindistan ve Pakistan da katıldı. Böylece Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) 8 üyeli, 4 gözlemci ve 6 diyalog ortağı olan Asya kıtasının en önemli işbirliği örgütü oldu.

Türkiye bu çok önemli örgüte Nisan 2011’de diyalog ortağı olmak için başvurdu ve 2012 yılında kabul edildi.


Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda ŞİÖ’ye tam üye olabilmesi çok önemlidir. 

Bu üyelik bölge ülkeleriyle terör başta pek çok konuda işbirliğinin zeminini doğurmasının ötesinde, Türkiye’nin dış politikada elini güçlendirecek bir kart olacaktır.

İKİ PROJE

50 yıl bitip, ikinci 50 yıla girilirken, Türkiye ile Çin’in önündeki en önemli fırsat alanı Kuşak ve Yol İnisiyatifidir.


Türkiye halihazırda bu inisiyatifin Kara İpek Yolu bölümünün Orta Koridor içinde katılımcısıdır.

Ancak Türkiye’nin Deniz İpek Yolu içinde de yer bulma şansı, büyük fırsat kaçmasına rağmen, hâlâ var. Bu aynı zamanda Türkiye’nin yalnızlaştığı Doğu Akdeniz’de elini güçlendirecek bir getiri olur.

Neler yapılabilir ya da yapılmalıdır?

Doğu Akdeniz, Kuşak ve Yol İnisiyatifi adlı üç kıtayı birbirine bağlayan dev projede önemli bir yer tutmaktadır. Nitekim Çin, projenin Deniz İpek Yolu için İsrail’de ve Yunanistan’da limanlar kiralamıştır.

Türkiye geç kaldıysa da, Doğu Akdeniz’de hâlâ Çin’le şu iki projeyi hayata geçirebilir:

.1) Türkiye ile Çin arasında liman-teknopark işbirliği: Ceyhan Limanı ile Çukurova’da dev bir teknopark ortaklığı, hem Çin’e, bölgeden temin ettiği hammaddeleri yine bölgede işleyerek Avrupa’ya kısa yol ve zamanda satma avantajı sağlayacak, hem de ABD ve AB’nin de yer aldığı büyük enerjipolitik mücadelede Doğu Akdeniz’de önemli bir köşe tutmasını kolaylaştıracak.

.2) Çin’le İzmir Limanı merkezli bir işbirliği de Yunanistan’ın Pire Limanına rağmen hâlâ mümkündür ve Pekin yönetimi için de Ankara için de kârlı bir ortaklıktır.

Umarız, ikinci 50 yıla girilirken bu iki projeyi hayata geçirecek siyasi ilişki derinleştirilir. Çünkü Çin artık dünya ekonomisinin lokomotifidir; Çin’le ticarette avantajlı ülkeler, 21. yüzyılın ikinci çeyreğinin büyük ekonomileri olacaktır.


Mehmet Ali Güller
CRI Türk
3 Ağustos 2021

https://mehmetaliguller.com/2021/08/03/turkiye-ile-cinin-50-yili/

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

YAŞAM ARZU'SU

Yaşam sadece vişneli çörek kutusu ya da mayın tarlası değildir...

İdris'in Otağı

Sevgi Çiçeklerimi Koparabilirsiniz

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

minimalist günlük.

bilinçli farkındalık, minimalizm

%d blogcu bunu beğendi: