İdlib kimin düğümü?

gullerMehmet Ali Güller

Önceki “Soçi’nin şifreleri” başlıklı yazımızı bitirirken, devamı olarak, bir sonraki yazımızda “İdlib düğümü”nün çözümünü, kimlerin bu çözümü isteyip istemediğini inceleyeceğimizi belirtmiştik.kirmizic

Buna giriş olması bakımından, Prof. Dr. Çağrı Erhan’ın hükümete yakın Türkiye gazetesindeki dünkü yazısında verdiği önemli mesaja dikkat çekelim:

Ankara’nın Suriye’ye bakışını yeniden şekillendirmesi ve politika değişikliğine gitmesi zaruri hâle gelmektedir. (…) Soçi sonrasında Türkiye ve Rusya arasında artacak temasların Ankara-Şam hattında kımıldanmaya yol açması umut edilebilir.y


Sarayın henüz bu gerçeği gördüğünü/görmek istediğini söyleyemeyiz, zira Erdoğan’ın sözcüsü İbrahim Kalın Alman Der Spiegel’de, hâlâ ABD’den eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’un Suriye muhalefetine verdiği destek sözünü tutmasını bekliyor!

Ancak, sarayın dışındaki çeşitli AKP havzalarında, bunların Davudizm kalıntısı hayaller olduğu belirtilerek, Ankara-Şam yakınlaşmasının ihtiyaç olduğu yavaş yavaş savunulmaya başladı.


İdlib’de çözüm istemeyen ABD

“İdlib düğümü”nün çözülmesini en çok isteyen haliyle Suriye yönetimidir. Böylece topraklarının bir bölümüne daha egemen olacak ve ülkeyi tehdit eden cihatçı örgütlerin bir bölümünü daha tasfiye etmiş olacak. Hatta kimi Suriyeli uzmanlara göre, bu durum, Suriye ordusunun daha sonra Fırat’ın doğusuna yönelmesini de sağlayacak.

Peki İdlib’in düğüm halinde kalmasını en çok kim istiyor? Elbette ABD, şu gerekçelerle:


.1) ABD, İdlib’i Türkiye-Rusya ilişkilerinin sabote edilebileceği bir alan olarak görüyor.

.2) ABD, İdlib’deki cihatçı örgütlerin bazılarının siyasi destekçisi. Onların sahadan tamamen silinmesi ABD’nin işine gelmiyor. Pentagon, cihatçı örgütlerin varlığının İdlib’de Suriye yönetimini meşgul etmesini, ABD destekli PYD bölgesinin devamını kolaylaştırma konusu olarak görüyor.

.3) ABD, İdlib’in Türkiye “kontrolünde” olmasını, ileride Fırat’ın batısına karşı Fırat’ın doğusu pazarlığında bir araç olarak görüyor. Washington, Ankara’nın da bunu gördüğünü bildiği için, düğümün sürmesini istiyor. (ABD’nin PYD bölgesini Akdeniz’e açma olasılığı artık yok ama Fırat’ın batısında Şam’a rağmen bir alan tutulması, o olasılığa zemin doğuruyor!)


Böyle olduğu için de ABD İdlib’de Rusya ve Suriye karşıtı mesajlar veriyor, böyle olduğu için de Türkiye’nin Rusya’yla karşı karşıya gelme olasılıklarında Ankara’ya açık siyasi destek mesajları yayımlıyor.


İdlib’i saray düğümledi

İdlib düğümünün sürmesini isteyen ABD’nin yukarıda belirttiğimiz üç numaralı gerekçesi, İdlib’in aslında neden düğüm olduğunu ve kimin düğümlediğini de ortaya koyuyor: AKP iktidarı.

Bunu Ak-jeopolitikçiler zaten şöyle formüle ediyor: Ankara’nın güvenliği Afrin’den, Afrin’in güvenliği İdlib’den başlar. Kendilerini dev aynasında görüp bunu Halep’e, hatta Doğu Akdeniz üzerinden Libya’ya kadar uzatanlar bile var.


Ankara’nın açık siyaseti şu: Suriye’de, İdlib merkezli bir ÖSO nüfuz bölgesi oluşturmak. İşi bölgeye kaymakam atamaktan fakülte ve yüksek okul açmaya, hatta günlük ekonomide Türk lirası kullandırmaya kadar götürmek, bu açık hedefin, apaçık kanıtlarıdır.

AKP iktidarı, bu nüfuz bölgesinin, aynı zamanda PYD bölgesinin ABD’yle karşılıklı tanınmasının pazarlık kartı olarak da kullanılabileceğini hesaplıyor.


İşte Ankara’nın belli bir aşamadan sonra Moskova ve Tahran’la işbirliği yapmak zorunda kalmasına rağmen, Şam’la normalleşmemekte ısrar etmesinin nedeni bu.


Ankara’yı, Şam’la barış isteyen yönetebilir

Suriye’de bir “ÖSO nüfuz bölgesi” olması Erdoğanların çıkarına olabilir, ancak Türkiye’nin çıkarına değildir. Bunun geleceğe uzanacak ne boyutta büyük bir yanlış olduğu, Türk ordusunun da gördüğü bir durumdur.


Basına emeklilik olarak yansıyan haberler, İdlib’de askeri bakış ile saray niyetinin örtüşmemesinin yansımalarından sadece biridir.

Prof. Dr. Çağrı Erhan’ın başta alıntıladığımız sözleri bu nedenle önemlidir: “Soçi sonrasında Türkiye ve Rusya arasında artacak temasların Ankara-Şam hattında kımıldanmaya yol açması umut edilebilir.”

Umuttan öte, bu olması gerekendir, olmalıdır, olacaktır. Önümüzdeki süreçte Türkiye’yi bu gerekliliği uygulayabilecek bir iktidar yönetebilecektir ancak.


Mehmet Ali Güller
Cumhuriyet Gazetesi
4 Ekim 2021

https://mehmetaliguller.com/2021/10/04/idlib-kimin-dugumu/

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

YAŞAM ARZU'SU

Yaşam sadece vişneli çörek kutusu ya da mayın tarlası değildir...

İdris'in Otağı

Sevgi Çiçeklerimi Koparabilirsiniz

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

minimalist günlük.

bilinçli farkındalık, minimalizm

Yıldız Teknik Üniversitesi

Sürdürülebilir Kampüs Komisyonu

artidergi897604762.wordpress.com/

Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Hizmet Kulübü Artı Dergi

%d blogcu bunu beğendi: