Bölüm-18- Şimdi Atlas Gölü adalarında yaşayanların yaşamını görelim. -/= Adalarda yaşayan insanların geleceği

Prof. Dr. İsmet GEDİK

Irmak kenarı boyunca ovaya yerleşen insanlarla, göldeki adalara yerleşen insanların gelişimleri farklı olacaktır. Çünkü: Yıllık 1,5 cm’lik deniz yükselmesi, Basra-Hürmuz Ovası gibi düz bir ovada kıyının 1000 metreye kadar kaymasına yol açar.


Bu nedenle, ovada yaşayanlar bu olaydan hemen etkilenir ve kaçmaya başlar. Ancak, adada yaşayanlar bundan çok etkilenmez, çünkü 30-40 metre yüksekliğindeki bir adanın sadece 1,5 cm.lik kısmı denizle kaplanır.


Bu da adada yaşayanları pek etkilemez. Bu nedenle adada yaşayanlar yüzlerce yıl adalarında yaşamaya devam ederler.


Arkeolojik veriler, Sümerler adlı bir toplumun yaklaşık 6 bin 500 yıl önce Basra çevresinde ortaya çıktığını ve haritada gösterilen yerlerde 5 bin 500 yıl önce kent devletleri kurduğunu gösteriyor. Yani Sümerler Basra yöresine geldiklerinde hemen DEVLET denilen tepeden sahiplenilen ve yönetilen sistemi kurmamışlar, aradan yıllar geçtikten sonra kutsal krallıklar kurmuşlardır.

Sümerler yazılı belgeler oluşturarak geçmişleri hakkında bilgi veren ilk kavimdir. Bu yazılı kil-tabletlerde denizden iki-ırmak ülkesine geldiklerini yazmışlardır. (Ceram 1972)

Denizde insan yaşayamadığından, şimdiye dek Sümerlerin nerden Basra Çevresine geldikleri hep muamma olarak kalmıştır. Sümercenin Türkçe gibi aglütine bir dil olması, hatta birçok ortak sözcüklere sahip olmalarına dayanılarak Sümerlerin Orta-Asya’da kuruyan iç-denizden Basra’ya geldikleri iddia edilmiştir, çünkü o zamanlarda Türklerin Ana-vatanının Orta-Asya olduğu iddia edilmekteydi.

Atlantis uygarlığı denilen uygarlığın buzul devrinin Basra-Hürmüz-Ovası denilen yerde gelişip, oradan Anadolu, Avrupa ve Asya’ya yayıldığı hala bilinmemektedir. Atlantis Ovalıların konuştukları dilin Türkçe gibi aglütine bir dil olduğu ise hiç bilinmez.

Görüldüğü üzere, modern insanın gelişiminin Basra-Hürmüz-Ovasında olduğunun bilinmemesi birçok yanlış tarihsel görüş ortaya atılmasına yol açmıştır.

Sümerler nereden gelerek Basra yöresinde bu kent devletlerini kurdular?

Sümerlerin çivi yazısı adı verilen ve bugüne kadar silinmeden ve yok edilmeden muhafaza edilen bu kil tabletlerden en önemlisi “Krallar listesi”dir. Bu prizma şeklindeki tablette, toplumlarını geçmişlerinde Krallar olarak kimin yönettiği yazılmıştır.

Bu tabletler bize Sümerlerin toplum yaşamının karşılıklı hizmet alış-verişlerine dayalı olarak düzenlenmediğini gösterir. Nitekim Sümerlerin kurdukları kentler Ziggurat adlı bir tapınak etrafında yerleşen ve tapınakta yaşayan tanrı-soylulara hizmet etmek için yaşayan insanlardan oluşmaktadır.

Devlet asil-soyluların malı-mülküdür. Ziggurat içinde insansı-tanrılar veya kutsal krallar yaşar. Tüm güç ve kuvvet kutsal sistemde toplanmıştır, çünkü insanların bu kutsal krallara hizmet etmek için yaratıldığı görüşü doğar-doğmaz tüm çocuklara aşılanır, onların bilinç-altına yerleştirilir ve onlar da hayatları boyunca çalışırlar ve efendilerinin mutlu olmalarını sağlarlar. 

Halkın ürettiği efendisine gider. Efendisi bu şekilde çok zengin olur. Tepedekilerin gücü, tabandaki halkın ürünleriyle oluşturulur ve kapitalist sistemin tohumu atılmış olunur. Yani kutsallık kavramı, sömürgeciliğin kaynağını oluşturur.

Efendiler parayla yanına muhafızlar, askerler tutarak, halkı sürekli baskı altında tutar ve kendi koyduğu yasalara ve kurallara uymaya zorlar. Tepedekilerin koyduğu kurallara uymayanlar devlet düşmanı sayılarak hapse atılırlar.

Sümerlerle asil-soylu – adi soylu ayrımının egemen olduğu bir toplumsal hayat sistemi başlatılmıştır. Sümerlerden sonra oluşan tüm toplumsal yaşam sistemlerinde hep bu “devlet” anlayışı sürdürülmüştür. Günümüzde bile hala halka toplumun sahipliğinin onu oluşturan halk kesimine ait olduğu bilgisi verilmemektedir.

Devlet kim? Tepedeki azınlık zümresi mi, yoksa tabandaki çoğunluk, yani halk mı? Bu şekilde 4-5 bin yıldır süren kulluk-kölelik-uşaklık dönemi başlatılır.

Geçmişlerini iki farklı döneme ayırdılar:

Tufandan önce ve

Tufandan sonra.


1.pngŞekil 25: Wendel Prizması Sümer Kralları Listesini gösterir.


Şekildeki yazıları alttan (1) den başlayarak yukarı doğru okumaya devam ediniz. Bunları okurken de, Basra körfezinin nasıl denizle kaplandığını görünüz.

Şekil açıklama yazısını mutlaka deniz düzeyi değişimlerini dikkate alarak okuyunuz.

Sel öncesi devrede, 5 farklı şehirde yaşadıkları; zamanla şehirlerin “düştüğü” ve krallık gemisinin başka bir yere taşındığını belirtiliyor. Büyük bir selin sonunda son şehrin tamamen yok olduğu, bu selden sonra Basra çevresinde yeni krallıklarla hayatın devam ettiği yazılıyor.

Bu bilgiler jeolojik bilgilerle uyumludur, çünkü 15 bin yıl öncesine kadar çok uzun bir buzul devri yaşanmıştır. Buzul devri sonunda buzulların ergimesiyle gerçekleşen deniz seviyesi yükselmesi, göldeki adanın batmasına neden olunca, adadakiler kayık vs. ile daha kuzeydeki başka bir adaya göçerler.

Yaşam böylece 5 ayrı kente taşınma şeklinde devam eder. En son adadaki yaşam çok büyük bir tufanla sona erer. Çünkü, dağ buzullarının ergimelerinin en son aşamasına kalan buzul kütleleri en büyük sel felaketlerine yol açarlar, çünkü içi su dolu balon gibidirler (Glacier outburst flood) ve patladıklarında, yıkılan barajlar gibi önlerine çıkan her şeyi sürükleyip denize taşırlar.

Zağros dağlarının tepelerinde kalan en son buzul paketi de bu etkiyi yapmış ve Sümerlerin yaşadıkları adayı çamurlara gömmüştür.


2.png

Şekil 26: Buzul çağında Basra Körfezi’nin coğrafi durumu. Yeşil alan deniz sularının çekildiği ve insanların yoğun olarak yaşadıkları verimli ovayı gösterir.


Bu ifadeler Sümerlerin adalar üzerinde yaşadıklarının ve adalar battıkça daha kuzeydeki bir başka adaya göçtüklerinin kesin delilidir. Sümerler tufandan sonra Basra çevresine çıkarlar ve bir tablette «Denizden iki ırmak yöresine» geldiklerini vurgularlar (Ceram 1972). Arkeolojik bulgular Sümerlerin Basra yöresine yaklaşık 6 bin yıl önceleri geldiklerini gösterir.

Sümerlerin krallar listesi tabletinde “Krallık gökten indikten sonra” ifadesi, toplumların özgür insanların karşılıklı hizmet-alışverişlerine dayalı bir ortak yaşam içinde olmadıkları, tam tersine gökten gelen krallıklarla yönetileceği inancının egemen olduğunu gösterir.

İnsanların mantıksal değerlendirme sistemi zamanla değişip-gelişmektedir. 50 bin yıl önceki insanlar çok daha basit şekilde düşünürken, 5 bin yıl öncekiler daha fazla hayal gücü gösterirler. Sümerlerin eski krallarının onbinlerce yıl yaşadığı şeklinde tasarımları bunun örneğidir.

Bunun bir hayali tasarım olduğunu şundan çıkartabiliriz: Kral devleti yönetendir. Devlet şeklinde ortak yaşam ise dar anlamıyla 5 bin yıldan beri vardır. Geniş anlamıyla toplumsal yaşam sistemi olarak düşünürsek, 12 bin yıldan beri vardır.

Dolayısıyla 30-40 bin gibi kral ömürleri diye bir şey olamaz, çünkü krallık gibi bir sistem zaten 5-bin yıllık bir geçmişe sahiptir. Bu yüzden, tablette ifade edilen fikirler, yazarının hayal ürünleridir.

Doğanın ve dünyanın insansı tanrılar tarafından yaratıldığı, bu tanrıların evliliklerinden doğanların doğadaki her şeye kutsal Krallar olarak hükmettiği ve insanın bu tanrılara hizmet etmek için yaratıldığı şeklinde bir YARATILIŞ (genesis) görüşü Sümerlerce ortaya atılır ve çevrede yaygınlaşarak kabul edilmeye başlanır.

Sümerler toplumların gökten gelen KUTSAL KRALLIKLARCA yönetimine inanıyorlardı. Halkın bu kutsal kişiliklere biat etmelerini sağlamak için de yaratıcının, her topluma toplumsal davranış kurallarını içeren kutsal kitap gönderdiği bilgisi aşılanıyordu. Yani kutsal kitaplar halkın bir sürü gibi devlet sahiplerince yönetilmesini sağlayan davranış bilgileridir.

Atlantis-Ovası içindeki adalarda yaşayarak 6-7 bin yıl öncesine kadar sürekli su ve sel taşkınlarıyla mücadele ederek yaşayan Sümerler BİLGİNİN beden dışındaki Tanrı dedikleri kutsal varlıklarca oluşturuldukları ve “uygarlık sanatı bilgileri” adını verdikleri “ME” adlı bir mesaj sandığı içinde insanlara verildiği şeklinde bir inanca sahipler.

Medeniyet sanatı bilgisi, sosyal davranış bilgisi anlamına gelir. Başka bir deyişle, insanların bir toplumda nasıl davranması gerektiğinin bilgisidir. Ve Sümerlerin ortaya attıkları bu YARATILIŞ görüşünden sonra, toplumlar karşılıklı anlaşıp-uzlaşmalarla değil, yöneticilerin emirlerine uyarak yaşamaya başlar.  Ve bu düşünce sistemi kutsal kitaplar biçimine dönüştürülmüştür ve günümüzde hala devam etmektedir.

Bu görüş Sümerlerden sonra onların yerini alan Akadlar, Asurlar gibi sonraki devletler tarafından da devam ettirilmiştir. Toplum hayatı bu YARATILIŞ görüşünden sonra değişmeye başlar, çünkü doğadaki herşey artık tepedeki kutsal krala aittir ve insanlar krala ait topraklarda çalışan köleler olmuşlardır. Kutsal kişiler olduğuna inanılan krallar artık kendilerine tapınılan kişi muamelesi görürler.

Bu hayat görüşünde, tepedeki efendiler (kral, vs) ilahi gücün dünyadaki temsilcisi olarak görülürler. Devlet sahibi olan bu kişilere kutsal mesajlar gönderildiğine inanılır. Bu kutsal mesajları yaymak uğruna savaşanlar ölürlerse şehit olarak ahiret hayatında ödüllendirileceklerine inandırılmışlardır. Bu onları birer ölüm makinesine dönüştürür ve dünyada gerçekleştirilen sayısız katliam oluşmasına yol açar.

Sümerlerin farklı bir yaşam anlayışı önermelerinin nedeni sel (tufan) efsanesinde verilmiştir. Sümerler, 50-60 bin yıl süren buzul çağında bir adada (tanrılar ülkesi Dilmun’da) mutlu ve huzurlu bir yaşam sürdüler. Buzul çağının sonunda yaşadıkları adanın deniz seviyesinin yükselmesi sonucu sulara gömülmesinin nedenini anlayamadılar.

Bir suç işledikleri için tanrılar tarafından cezalandırıldıklarına inanıyorlardı. Ziusudra dindar ve tanrılara saygılı bir kraldır. Tanrılardan biri rüyasında Ziusurda’ya kendisinin ve halkının bu cezadan kurtulmak için bir gemi inşa ederek bu cezadan kurtulabileceğini söyler. Ziusudra da bir gemi inşa ederek kendisini ve halkını tanrıların bu cezasından kurtarır. Bu yüzden Sümerler böyle bir inanç sistemi oluştururlar.

Devamı var.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: