TARİHSEL GERÇEKLER VE ULUSLARARASI HUKUK IŞIĞINDA ERMENİ SOYKIRIMI İDDİASI (dizi yazı 6)

Şükrü M. Elekdağ

Bu ortamda 1887’de Cenevre’de Marksist Ermeniler tarafından Hınçak Partisi, 1890’da da Tiflis’de Ermeni İhtilal Federasyonu (Taşnaksutyun) kuruldu.


Ayrıca, 1878’de Van’da Kara Haç Derneği, 1881’de Erzurum’da Anavatan Müdafileri Derneği (Pashtpan Haireniats) ve 1885’te Van’da İhtilalci Ermenistan Partisi Kuruldu.


Tüm bu örgütlerin ortak amacı, ihtilalci çeteler kurmak, Ermeni halkını silahlandırmak ve ayaklandırmak, hükümet yetkililerine ve Ermeni muhbirlere karşı eylem düzenlemek ve sonuçta Ermeni bağımsızlığını sağlamaktı.


13 Bir yandan bu örgütlerin taraftarları, diğer yandan kiliseler, Ermeni cemaatini silahlandırmaya, kiliseleri ve okulları silah ve cephane deposu haline getirmeye koyuldular. Avrupalı ülkeler de Ermenilere silah, cephane ve para yardımı yapıyordu.


Böyle bir hazırlıktan sonra Ermeniler, 1881’den itibaren başlattıkları kanlı şiddet eylemlerini, suikastları, katliamları ve büyük çaplı isyanları bazı kısa duraklamalarla Birinci Dünya Savaşı’na kadar sürdürdüler.

Bu dönemde Ermeniler 40 civarında isyan çıkarmışlar ve aralarında Osmanlı Bankası baskını yapmaya ve Padişah II. Abdülhamid’in saltanat arabasını bombalamaya kadar varan sayısız terör eylemlerinde bulunmuşlardır.


Osmanlılar bu isyanlar karşısında her devletin yapacağını yapmışlar ve isyanları bastırmak için asilerin üzerine kuvvet göndermişlerdir. İsyanlar, Ermeni halkının çoğunluğunun komitelerin faaliyetini benimsemesi nedeniyle kısa sürede bastırılabilmiştir.

Ancak, bu olaylar Ermeni komiteleri tarafından Batı ülkelerine ve Hıristiyan kamuoylarına “Ermenilerin Türklerce katledilmesi” olarak yansıtılarak büyük bir gürültü koparılmıştır.


ABD’li ünlü tarihçi William Langer, “The Diplomacy of İmperialism” adlı eserinde, Ermenilerin büyük Avrupalı devletlerin teşviki sonucu Doğu Anadolu’da bir Ermeni devleti kurmak amacıyla Osmanlı yönetimine başkaldırışlarını ayrıntılı bir şekilde ele almakta ve Ermeni isyancıların hamileri konumundaki Avrupalı devletleri Osmanlı Devleti’ne müdahaleye tahrik etmek için başvurdukları insanlık dışı yöntemlere ışık tutmaktadır.


Langer, eserinde, Ermeni komitacıların, yıllar boyu, sırf Ermeni köylerine karşı şiddeti ve misillemeyi tahrik etmek maksadıyla masum Müslüman köylerini basarak katliamlar yaptıklarını, sonra da galeyana gelen Müslüman ahalinin Ermeni köylere saldırısını Avrupalıların Osmanlı devletine müdahalesine yol açacak bahane olarak kullanma girişimlerini ayrıntılı biçimde anlatmaktadır.

(William Langer, The Diplomacy of Imperialism, New York, Alfred A. Knopf, s. 157-8, 322) Neden bu dönemde bir Ermeni devleti kurulamadı?


Birinci Dünya Savaşına kadar süren bu yerel isyanlar ve terör eylemleri döneminde Doğu Anadolu’da bir Ermeni devletinin kurulamamasının esas nedenini, Ermenilerin hiçbir vilayette nüfus çoğunluğuna sahip olmamaları kadar, bu devletin kimin nüfuzunda olacağı üzerinde büyük Avrupa devletlerinin aralarında anlaşmaya varamamalarında da aramak isabetli olur.


 Ermenilerin üzerinde özerk bir Ermenistan’ın kurulmasını istedikleri ve adına Berlin Antlaşması’na atfen Vilayat-ı Sitte denilen altı doğu vilayeti Erzurum, Bitlis, Elazığ, Diyarbakır, Van ve Sivas’tır.

Ermeni toprak istekleri zamanla gelişmiş ve Adana, Halep ve Trabzon’u da kapsamıştır. Ermeniler bu vilayetlerden hiçbirinde nüfusun 1/3’ünü bile oluşturmuyorlardı.


Encyclopedia Britannica’nın 1910 baskısına göre bu yılda Ermeni nüfusun Osmanlı genel nüfusa oranı % 15’ti… III. BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞINDA RUS-ERMENİ KADER BİRLİĞİ Savaştan önce Rus-Ermeni işbirliği Ermeni tezlerini savunan tarihçiler, tehcirin önceden hazırlanmış bir imha planı olarak masum ve huzur içinde yaşamaktan başka bir amacı olmayan Ermeni halkına karşı uygulandığını iddia ederler.


Oysa, tarihi gerçekler ve belgeler, Ermeni örgütlerinin, yaklaşan Birinci Dünya Savaşı’nı ve Osmanlı devletinin Almanya safında yer alma olasılığını, Osmanlı toprakları üzerinde bağımsız bir Ermeni yurdu kurma hedeflerine ulaşma yolunda büyük bir fırsat olarak gördüklerini ve topyekun bir ayaklanmaya hazırlandıklarını ortaya koymaktadır.


Nitekim, Ermeni tarihçi Louise Nalbandian’ın da belirttiği üzere, “Ermeni Komiteleri için ivedi hedeflerini gerçekleştirecek top yekun 14 ayaklanmayı başlatmanın en uygun zamanı Osmanlıların savaş halinde olduğu zamandı.” (Louıse Nalbandian, Armenian Revolutionary Movement, University of California Press, 1963, s.111)


Esas amacı Ermenileri kullanarak Doğu Anadolu’yu ilhak etmek olan Rusya da, savaş bulutları ufukta toplanırken boş durmuyor, Osmanlı Devleti topraklarını işgal hazırlıklarını tamamlamaya çalışıyordu. Moskova’nın teşvikiyle, Rusya Ermenileri Rus ordusuyla birlikte Osmanlı Devletine karşı saldırı hazırlıklarına başlamışlardı.


Bu hazırlık bağlamında, Eçmiyazin Katolikos’u Tiflis’te Çar’la görüşmesinde muhatabına, “Anadolu’daki Ermenilerin kurtuluşunun ancak Türk egemenliğinden ayrılarak özerk bir Ermenistan teşkil etmeleri ve bu Ermenistan’ın Rusya’nın himayesinde olabileceğini” bildirmişti.


(Tchalkouchian, Le Livre Rouge, Paris, 1919, s.12) Ermenilerin, çıkması beklenen savaşta Boğazlar ve Anadolu’nun doğusundaki topraklar üzerindeki stratejik hedeflerini gerçekleştirme hesabını yapan Rusya ile tam bir kader birliği içine girmiş olduklarını tarihçi Stanford Shaw şu ifadelerle belirtiyor:

“Çar II. Nikola, Ermenilerle nihai işbirliği planlarını yapmak üzere Kafkasya’ya geldiği zaman, Ulusal Ermeni Bürosu Tiflis’te şu açıklamayı yaptı: ‘Bütün ülkelerden Ermeniler şanlı Rus Ordusu’na katılmak ve kanlarıyla Rusya’nın hedeflerine hizmet etmek için koşup geliyorlar…


Rus bayrağınının özgürce Çanakkale ve İstanbul Boğazı üstünde dalgalanmasını sağlayalım. Büyük Majesteleri, sizin iradenizle Türklerin boyunduruğu altındaki halkları özgürlüğe kavuşturalım. Hristiyan dininden olduğu için zulüm gören Türkiye’deki Ermeni halkına Rusya’nın himayesi altında yeni bir özgür yaşam kazandıralım.’


Ermeniler Çarlık orduları saflarına büyük kitleler halinde katıldılar. Osmanlıları arkadan vurmak için plan ve hazırlıklar yapıldı ve Çar St. Petersburg’a artık kendisi için İstanbul’un yolunun açıldığından emin olarak döndü.”


(Stanford Shaw & Ezel Kural Shaw, History of the Ottoman Empire and Modern Turkey; Volume II: Reform, Revolution & Republic: The Rise Of Modern Turkey, 1808-1975. London Cambridge University Press, s. 314-315)

Toplu Ermeni isyanı ve Ermenilerin Rus ordusuna katılması Osmanlı İmparatorluğu’nun I. Dünya Savaşı’na 1 Kasım 1914’te girmesiyle birlikte, Ermeni komiteleri, Ermeni halkına Osmanlı İmparatorluğu’na karşı topluca isyan etmeleri ve Rus ordularına destek vermeleri çağrısında bulundular.


Sürecek


Yazı gönderi. Tınaz TİTİZ

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: