KADINLARIMIZLA AYDINLIK GÜNLERE…

Dr. Noyan UMRUK

“Kadınlarımız için asıl mücadele alanı, asıl zafer kazanılması gereken alan, biçim ve kılıktan çok, ışıkla, bilgi ve kültürle, gerçek faziletle süslenip donanmaktır…” Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK

Kadının özgürlüğü ve eşitliği evrensel gerçeğinin tüm dünyada pratiğe geçirilişinin çağdaş öncüsü yüce önder bakın nasıl başlatıyor kadın devrimi sürecini:


”Dünyada hiçbir milletin kadını, ben Anadolu kadınından fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte, Anadolu kadını kadar emek verdim, diyemez… Ordumuzun hayat kaynaklarını kadınlarımız işletmiştir.


Çift süren, tarlayı eken, kağnısı ve kucağındaki yavrusu ile yağmur demeyip, kış demeyip cephenin ihtiyaçlarını taşıyan hep onlar, hep o yüce, o fedakâr, o ilahi Anadolu kadını olmuştur. Bundan ötürü hepimiz bu büyük ruhlu ve büyük duygulu kadınlarımızı, şükranla ve minnetle sonsuza kadar aziz ve kutsal bilelim.”



Ancak, Gazi’nin kararlı olduğu devrimlere ne toplum ne de TBMM hazır değildir. Bakınız o tarihlerde mecliste neler oluyordu… 

  • -Erzurum mebusu Hoca Salih Efendi, dört kadınla evlenebilme olanağı tanıyan bir kanun teklifini meclise sunuyordu. 
     
  • -Bursa mebusu Operatör Emin Bey, Frengi hastalığının ortadan kaldırılabilmesi için, kadınların evlenmeden önce muayene edilmesini teklif ettiğinde, mecliste kavga çıkıyor ve Emin Bey kendisini dövmeye çalışan hocaların elinden zor alınıyordu. 
  • -Seçim kanununda değişiklik yapılarak, seçmen tespiti için yapılacak sayımda kadınların da sayılması konusunda bir teklif yapıldığında teklifi yapanlardan Tunalı Hilmi Bey, Meclis’te muazzam büyük bir tepki ile karşılaşmıştı. 

Tunalı Hilmi Bey’in Karşılaştığı Tepkiler:: 

  • -“Tunalı Hilmi Bey-  Arkadaşlar, mübarek cihadımızın bu millete bıraktığı analar bu gün erkeklerden fazladır. (gürültüler ayak patırtıları) Ayaklarınızı vurmayınız  beyefendiler, benim mukaddes analarımın, benim mukaddes bacılarımın başına vuruyorsunuz ayaklarınızı. İstirham ederim benim anam babamdan yüksektir.
  • (Ayak sesleri) tekrar ediyorum, analar cennetten bile yüksektirler (patırtılar ve gürültüler)  müsaade buyurun arkadaşlar, analar bacılar (şiddetli patırtılar) kadınlara intihap hakkı verin demiyorum. Fakat arkadaşlar analarımı bacılarım (gürültüler) hakikate tahammül edemeyen kulaklar? 
  • -Emin Bey  – (oturduğu yerden) Hilmi Bey, milletin hissiyatı ile oynama. (Şeriata hürmet ediniz sedaları) 
  • -Tunalı Hilmi Bey – (Devamla) İntihap hakkı verin demiyorum. (gürültüler) Analara intihap hakkı veriniz demiyorum. Şeriata hürmet ederim. Müsaade edin arkadaşlar, kanaatimi söyleyeyim. 
  • – Emin Bey – (oturduğu yerden) Öyle kanaat olmaz! 
  • -Tunalı Hilmi Bey – (Devamla) Ne olduğunu anlamayan arkadaşlar, susunuz sözün anlaşılsın. Analara, bacılara… (şiddetli gürültüler) Analara, bacılara hakikate tahammül edemeyen kulaklar… 

 Ancak Atatürk Kararlıdır ve İzmir Konuşması ile Direnenlere Gereken Mesajı Verir. 

31 Ocak 1923 günü Atatürk İzmir’de:  

“Bir toplum, cinslerden yalnız birinin yüzyılımızın gerektirdiklerini elde etmekle yetinirse, o toplum yarı yarıya zayıflamış olur. Bizim toplumumuzun uğradığı başarısızlıkların sebebi, kadınlarımıza karşı ihmal ve kusurun sonucudur. Bir toplumun bir uzvu faaliyette bulunurken öteki uzvu atalette olursa, o toplum felce uğramış demektir.  

Bizim toplumumuz için ilim ve fen lüzumlu ise, bunları aynı derecede hem erkek ve hem de kadınlarımızın elde etmeleri gerekir… Bundan dolayı kadınlarımız ilim ve fen sahibi olacaklar ve erkeklerin geçtikleri bütün öğretim basamaklarından geçeceklerdir… Kadınlar toplum yaşamında erkeklerle birlikte yürüyerek birbirinin yardımcısı ve destekçisi olacaklardır.” 



Ve;  

Yıl 1930 kadınlara belediye seçimlerinde seçme hakkı,  

Yıl 1933 Köy Kanunu’yla muhtar seçme ve köy heyetine seçilme hakkı, 

Yıl 1934 Anayasa‘da yapılan bir değişiklikle milletvekili seçme ve seçilme hakları . 

Yıl 1935 devrimci kalkınmanın öncülerini, genç kız ve delikanlılarını yetiştiren, üreterek öğrenilen Köy Enstitüleri 

Yıl 1937 Haklar verildikten sonra ilk seçim, kadınlar 18 temsilci ile Mecliste..  

Bu hakların uzunca mücadeleler sonucu kadınlar tarafından elde dilmesi Fransa ve İtalya’da 1946’da,  Yunanistan’da 1952’de,  İsviçre’de ise 1971’de… 

 Ve Kadın odaklı karşı devrim: 

Köy Enstitülerinin kapatılmasıyla başlayan karşı devrim, Marshall yardımlarının olumsuz etkisi ile adam gibi bir sanayileşme sürecinin sekteye uğratılması, Aydınlanma ateşinin yavaş yavaş söndürülmesi ile Anadolu’nun, özellikle Anadolu Kadınının üzerine çökmüştür. 

Giderek hızlanan bu süreçte günümüzde Anadolu Kadını; 

*Karşı devrimin günah keçisi, 

*Her türlü aşağılanmanın hedefi, 

*Üç de yetmez beş tane tekerlemesiyle adeta bir kuluçka makinesi, 

*Tercihleri, görünümü, davranışları, giderek gülmesi dahi sıkı denetim altında tutulması gereken mahlûkat, 

*Yaşı ne olursa olsun taciz ve tecavüze müstahak, 

*Bu durumlara karşı çıktığında ise öldürülmesi ya da dövülmesi “hafifletici nedenlerle” caiz görülebilir bir yaratık haline dönüştürülmek üzere…



Sizce Aydınlanma Devrimini yeniden canlandırmaktan başka çare var mıdır? 

28660842_10155692289832982_7960187024181017445_n.jpgİndirGörüntüle

safe_image.pngİndirGörüntüle

17155503_10154650630027982_3368141799241395168_n.jpgİndirGörüntüle

Ef2tn0kWAAA7ZEg.jpgİndirGörüntüle

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: