İmam, döne döne bildiğini okuyor..

Şükran SONER

İster Saray, tek adam rejimi adına son yıllarda döne döne katlanan haberlerin içeriklerine bakın.

İsterseniz Diyanet İşleri Başkanlığı odaklı haber akışları, isterse bakanlıklar üzerinden gelişen, tırmanan haber akışlarındaki son yıllar, son aylar üzerinden, akıl almaz hızlanan bir devinim içinde, tırmanan benzer haberlerin çoğalmasına takılmış olun..


Kişi, kurum adları başrol oyuncuları, yaşanan yerler, hedef olan mağdurlar değişiyor olarak değişmeyen tek şey, artış hızlanmasındaki önlenemez tırmanış..


Bedelin ödenmeyeceğinden kaynaklanan özgüvenle, suçları işleme çılgınlığındaki baş döndürücü yükselişin istatistikleri.. Kız-erkek çocuklara cinsel istismarları en yakıcıları diyebiliriz ancak, ateş düştüğü yeri yakıyor..

Genç kızlar, kadınlara dönük cinayetlerin artışını durdurmaya dönük fren tutmayan acımasız çarkların dönüşü çıplak gerçekliğimiz.


Tek adam rejimine dönük özünde Cumhur Cephesi’nin kutsal ittifakı üzerinden, özelinde kararnemlelerle yasalar yerine ülkeyi yönetme kültüründen vazgeçilmemiş olarak atılan adımlarla geldiğimiz son sıcak gündemler üzerinden, sözde tüm söz konusu bu çok can yakan yaşamsal sorunlarımıza ilişkin, önlem arayışları gündemde.

Sonuç olarak içerikleri farklı, olumlu adımlar atılması tezli yasal tasarılar peş peşe, sıralanıyor.


Hikmetinden sual olunmaz, bir tanesi için bile, Meclis’in artık çok ciddi boyutlara ulaşmış muhalefet çoğunluğundan, Millet İttifakı’ndan destek almanın sözü bile gündem dışı tutuluyor.

Çoğunluğumuz için çok geçerli, can yakan mağduriyetlerimiz adına, yaşamdaki önlenemez fiyat patlamaları, orta sınıfı çoktan kapsama alanı içine almış yoksullaşma, yoksunlaşma gündemli bile olsa çözüm üretmede, Meclis çoğunluğunun iradesi inatla yok sayılıyor..

***


Saray rejimi adına sıkışıklığın girdabında, Cumhur Cephesi üzerinden yürüme inadında akıl ermez olumsuz direnme inadından vazgeçilmemesi uğruna, yüze göze bulaştırılan parlak formüller üretiliyor..


Son çarpıcı sıcak fotoğrafları ile belgelenmiş lüks, israfın, sınır tanımazlığında hazırlanmış iftar-sahur sofraları için, üretilmiş çarpıcı çözümü merak ediyorsanız, en kodaman iktidar erki temsilcilerinin, ister kadın isterse erkek gruplar olarak toparlanmış olurlarsa olsunlar, yer sofralarına kurulmuş görüntü karelerinin kamuoyuna ulaştırılıyor olması değil mi?


Geçmişin, göreli israfla gelen hızlı tükeniş yılları öncesi, sokaklarda sergilenen yer sofraları görüntüleri, bu kez kapalı alanlardan ulaştırılıyor olmakla, duygusal kurgu bağlarının korunabileceği varsayılıyor, daha doğrusu düşleniyor olmalı? En en yandaş kalabilecekleri umulanların içindeki çoğunluğun çocukları için geçerli, yağsız, suda haşlanmış yiyecekler söz konusu iken sizce tutar mı?


Bir iki yıl öncesine kadar, yandaş imanı bütünler için seçilmiş, yakından gözlemleyebildiğim spor sahalarında verilen iftar, sahur sofralarının kumanya kuyruklarına ne oldu?


Ezanın, iftarın okunması saatine saygı verilen kısacık bir ara sonrası, ışıklar yanıyor, sporcular için, futbol maçları için yakılan güçlü spot ışıkları sayesinde, evlerimizde ışık yakmama ile elektrik parasından tasarruf edebilme şansını yakalayabiliyoruz.


Kuşkusuz evlere dağıtılan yandaşlara dönük kumanya paketi dağıtımı sürebiliyor olabilir. Ancak toplu her sıraya gireni kapsayabilecek bir dağıtım ağından vazgeçilmiş.

***


DİSK’in dün elime ulaşan işsizlik verileri, gerçekleri üzerinden, nisan ayını içine alan son araştırmasını paylaşmada olmaz.

TİK ile, İŞKUR’un son istatistikleri üzerinden yapılmış hesaplamalara göre, iki kurum üzerinden kanıtlanıyor olan işsizlik gerçeği, gerçekten ürkütücü. 1 milyonluk bir işsiz farkı artışını kanıtlıyor.

Nisan ayı verileri ile geniş tanımlı işsizlik oranında yüzde 21.8’lik bir artış oranı söz konusu. İşsiz sayısındaki dar tanımlı artış oranı bile yüzde 10.8’lik bir gerçekliği gösteriyor.

TÜİK’e göre 7 milyar 989 milyon olan toplam işsiz sayısında İŞKUR verileriyle bir ayda 3 milyar 650 milyonluk bir artış yaşanmış.


Bu arada yeri yokmuş gibi görünse de Kaşıkçı Dosyası’nın Adalet Bakanlığı iradesi kullanılarak cinayetinin eşletildiği ülke merkezine taşınmış olmasının tartışmaları kolay kolay kapanamayacak gibi.

Dosyanın suç merkezine teslim edilerek yargılamanın bu merkeze alınmasının, ekonomik karşılığının ne olabileceği yolunda rakamlar ortalıkta uçuşuyor.

Günahları, uçuk rakamlar üzerinden atıp tutanlara yazılabilir mi?

Yoksa sebep olanların üzerine mi yazılır dersiniz?


soner@cumhuriyet.com  

https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/sukran-soner/imam-done-done-bildigini-okuyor-1924938  

Tüm Yazıları


Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: