UYARI: Bugün “BİLGİLEN ve ÖRGÜTLEN” albümüne yeni bir ekleme yapmaycağım, albüm hakkında genel bir öneride bulunacağım.

Prof. Dr. İsmet GEDİK

Ben bir hayat tarihçisi öğretim üyesiyim ve dünyamızın oluşumundan insanlığın gelişimine kadar olan milyarlarca yıllık gelişiminden çıkartılan sonuçlara göre hayatın nasıl oluşup-geliştiğinin bilimsel verilerini araştırıp bir sonuca varan biriyim.


Vardığım sonuç şudur: Doğa sürekli bir değişim-dönüşüm içindedir ve bu değişim-dönüşümler “bilgi” oluşturma potansiyeline bağlı olarak ilerlemektedir.


Bunun en güzel örneğini günümüz dünyasında yaşamaktayız.


Hangi toplumların refah seviyesinin yüksek, hangilerinin düşük olduğuna baktığınzda, bilgiyle bir şeyler, hele tamamen yeni şeyler üreten toplumların refah seviyesi yüksek, diğerlerininki düşüktür.

Bu durum dünyamızın oluşum başlangıcı olan 4.5 milyar yıldan beri böyle bir gelişim içindedir.

3.5 milyar yıl önce bakteri düzeyinde bilgi vardır;

2 milyar yıl önceleri amipler düzeyinde bilgi eklenir;

600 milyon yıl önceleri solucan gibi hayvanlar düzeyinde bilgi oluşmuştur;

500 milyon yıl öncelerinden başlanarak mercanlar, salyangozlar, midyeler, balıklar gibi hayvan bedenleri oluşturacak bilgiler ortaya çıkar;

400 milyon yıl önceleri hayat denizlerden karalara da geçiş yapacak düzeye ulaşır;

200 milyon yıl önceleri dinozorlar gibi devasa hayvan oluşturacak bilgiler oluşur;

ve nihayet 50-60 milyon yıldan beri MEMELİ hayvanlar dünyada egemen olurlar ve 2-5 milyon yıl önceleri de İNSAN  denilen ve BİLGİ oluşturmayı en ön plana alan bir varlık oluşturma bilgisi gelişir.


Burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur:

BİLGİ tamamen varlıkların kimyasal bileşimlerinde fiziksel dokularında kayıt edilmektedir.

Yani Kervran adlı dahi bir fizikçinin deyimiyle “Life is nothing but chemistry = Hayat sadece kimyadan ibarettir”.

Çünkü, kimyasal bileşimler ve onların fiziksel dokuları tüm bilgilerin kayıt edilip, depolandığı yerlerdir.


Gruplardaki arkadaşlara önerim şudur:

Ben Albüm şeklinde paylaşımlarla bilgi vermeye çalışırım.

Nedeni şudur:

Yazılarım bir kitap oluşturacak şekilde geniş kapsamlıdır.

Uzun makaleler pek okunmadığından, onları küçük bölümler olarak sunmak gerekir.

Ama her bölüm zincirleme şeklinde önceki ve sonraki ile ilişki içinde olduğundan, bir bölümü kaçıran biri sonra gelen bölümü anlamakta zorlanabilir.

Albüm şeklinde paylaşımlarda bu sorun ortadan kaldırılmıştır, çünkü okuyucu her zaman kaçırdığı bir bölümü geriye giderek okuyabilir.

Albüm şeklindeki paylaşımlar açıldığında Albümüm ilk 1-2-3 resmi görülür.

Ama albüme her gün yeni resimler ve o resimle ilgili açıklamalar eklenir.

Dolayısıyla resim sayısı kadar bilgi aktarımı vardır.

Yani Albümler bir kitabın bölümlerini oluşturan resim-ardalanmaları ve açıklamalarıdır.

En yeni bilgiler en son resimlerdedir.

Tüm bilgiler birbirleriyle zincirleme bağlantı içinde olduğundan, ilk resim ve ona ait bilgi okunduktan sonra ikincisine, üçüncüsüne, vs geçilerek devam edilmelidir.

Yarın albüme kalındığı yerden devam edilecektir, çünkü insanlarımızın bilmesi gereken çok önemli bilgiler verilmeye devam edilecektir. 

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: