‘Armut’ değilim ben insanım, kadınım!

 PSK. DR. FEYZA BAYRAKTAR

Guardian‘da yayınlanan bir habere göre ‘kum saati’ biçimindeki beden, yeniden moda olmuş. 1950’lerde Marilyn Monroe’nun, günümüzde ise Kim Kardashian’ın temsil ettiği beden biçimi bu.İDEAL VÜCUT – Elma mı, armut mu? | Rudaw.net

Anlaşılan o ki artık çok ince değil, kıvrımlı bedenler idealize ediliyor.

Haberde alt metin olarak ‘Artık çok zayıf olmak için uğraşmana gerek yok, rahatlayabilirsin’ mesajı da veriliyor gibi ama ‘ideal’ olarak ‘bedenin yine de belli bir şekilde bulunması gerektiği’ itinayla vurgulanıyor.


Kum saati görüntüsü için yuvarlak, kıvrımlı hatlar gerekiyor. Büyük kalçalar yeniden moda olsa da eğer kıvrımlar dayatılan ideal beden şekline uymuyorsa“Erit şu kalçanı biraz” lafını her an duyabilirsiniz.


Uluslararası Estetik ve Plastik Cerrahi Topluluğu’nun açıkladığı rakamlara göre 2015’ten bu yana BBL (Brazilian Butt Lift), yani kalça büyütme, özellikle de kalça şekillendirme ameliyatlarında yüzde 77.6 oranında artış var.  


Yani çok zayıf olmak yerine kıvrımlı olmanın idealize edilmesi, çok da rahatlatan bir moda olmamış. Egzersiz ve sıkı diyetlerle küçültülen kalçalar şimdi büyüyor, meme boyu kıyasla küçülüyor.


80 ve 90’ların ünlü top modellerinden Cindy Crawford, zamanında basenlerinin geniş olduğuna dair yorumlar alıyorken, bir döneme damgasını vuran Kate Moss, memeleri küçük diye bir kesim tarafından eleştiriliyordu. ‘İdeal beden şekli‘ kriterleri zaman içinde sürekli değişiyor ve ‘ideal‘e dünyanın en çekici top modelleri bile erişemiyor.

Gerçekçi olmayan beden şekli kriterleri listesi gün geçtikçe uzuyor. Meme çok küçük olmasın ama çok büyük de olmasın, bel ince olsun ama kemikler gözükmesin, kalça ve basenler dolgun, yuvarlak ve şekilli olsun ama onu taşıyan bacaklar da çok kalın olmasın ve uzun olsun..?!


İnsanın etten kemikten olduğu, oyuncak hamuru gibi istenilen şekle sokulamadığı, genetik sınırlarının bulunduğu göz önüne alınırsa hangi sporu yaparsan yapsın, hangi diyeti uygularsa uygulasın, hangi ameliyatı olursa olsun dayatılan ve sürekli değişen o ‘ideal beden şekli kriterleri‘ karşılanamaz.


Daha da önemlisi idealize edilen bu kriterler karşılanmak zorunda değil. Kadın, şekilden şekle girmesi gereken bir obje olmadığı gibi, kadın olmak, belli görev ve sorumlulukların yerine getirilmesini gerektiren tam zamanlı bir iş de değil.


İdeal kadın kimdir?

Günümüzde ‘ideal kadın‘ olmak için sadece ‘ideal beden‘ şekline sahip olmak da yetmiyor. İnsanların bir çoğunun zihninde, söylemlerinde ideal bir kadının tutum ve davranışlarına dair gerçekçi olmayan kriterlerden oluşan birçok kalıp yerini koruyor. Sosyal medyada ve bazı internet sitelerinde ‘ideal bir kadın’ olmaya dair doğrudan ya da dolaylı yollardan tavsiyeler verilebiliyor.


Kadın dediğin bir ortama girdiği zaman edasıyla varlığını hissettirmeli ama çok da flörtöz davranmamalı.

Bakımlı olmalı ama bunun için çok da çaba harcıyor gibi gözükmemeli, yüzü solgunsa, “Hayırdır hasta mısın? Azıcık allık sür…” denilebileceği için hafif makyaj yapmalı ama asla abartmamalı.

Çok gezip tozmamalı ama birileriyle tanışması için de hep evde oturmamalı.

Ne kadar çalışırsa çalışsın evinin düzenini ihmal etmemeli.

Çok geç yaşa kalmadan evlenmeli, çocuk sahibi olmalı.

Estetik yaptırmış olsa bile doğal gözükmeli.

Erkeği yönetmeyi bilmeli, erkeğe ‘Sana ihtiyacım var‘ mesajını vermeyi ihmal etmemeli, ama ona muhtaç olmadığını da hissettirmel.

İşyerinde ‘duygusal‘ davranmamalı, hedeflerine doğru yol alırken asla çok hırslı gözükmemeli


İDEAL VÜCUT – Elma mı, armut mu? | Rudaw.net


Bunlar kadınlara dayatılan, ‘ideal‘ olma yolunda sergilenmesi gerektiği iddia edilen tutum ve davranışlardan sadece bir kaçı…


Kum saati‘, ‘armut‘ gibi tanımlarla kadın bedenini objeleştirmeye artık bir son vermeyi, seneler içinde sürekli değişen ideal kadın beden şekli kriterlerini -bir daha ‘herhangi bir şekilde‘ dönmesini engelleyerek- geçmişte bırakmayı, ‘ideal kadın‘ tutum ve davranışlarına dair mesajlar vermek yerine, erkek ya da kadın olmaktan bağımsız, insan olarak birbirimizi belli kalıplara sokmaya çalışmadan, hayatın acılarını birlikte göğüslemeyi öğrenmemiz gerekiyor.


Dayatılan şekil ve kalıplardan bağımsız olarak, ülkenin ve toplumun gelişimine bir şekilde katkısı olan tüm kadınların -çocuğu olsun ya da olmasın- Anneler Günü’nü kutlarım.


info@fezabayraktar.com

https://www.diken.com.tr/armut-degilim-ben-insanim-kadinim/

Tüm yazılar: Psk. Dr. Feyza Bayraktar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: