Ödüllendirilen gericilik -/=  (Şaşırdık mı? HAYIR!)

Zülal Kalkandelen

Bu yılki Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri’nin sahipleri, 29 Ekim’de AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sosyal medya hesabından duyuruldu. İlim ve kültür dalındaki ödüle Hayrettin Karaman değer bulunmuş.


Belki tanımayan vardır; hatırlatalım. 

=Referandumdan sonra “Hayır’cılara da yaşam hakkı tanınacak” diyen…


Faizsiz bankacılık faaliyeti yürütmek üzere kurulan Ziraat Katılım iştiraki Ziraat Portföy ile Ziraat Emeklilik’in danışma kurulu üyesi olduğu ortaya çıkan…

Ziraat Katılım’ın kurulması aşamasında Yeni Şafak’taki köşesinde övücü yazı yazan…

WhatsApp grupları üzerinden, “İktidara zarar verecekse doğruları söylemek caizdir diyemem” uyarısını paylaşan ilahiyatçı kendisi.

Nefret söylemleriyle halkı kin ve düşmanlığa tahrik…

Katıldığı televizyon programlarında, köşe yazılarında ve kendi sitesi üzerinden yöneltilen bazı sorulara verdiği yanıtlar ise şöyle…

“Laik-seküler düzenlerde yaşayan Müslümanların din ve kültürlerini korumaları oldukça zordur. Bu düzenlerde ibadet ve fazilet açık, ayıplar ve günahlar gizli değildir, hatta aksine ikincisi açıktır, engellenemez… Kızlar kızlarla, erkeler de erkeklerle arkadaş olurlar. Arkadaşlık ilişkisi karşı cins ile kurulmaya müsait bir ilişki değildir.”


“Türkiye toplumunda ateistler ile eşcinsellere kötü bakış yaygındır; ancak bu hem bir vakıadır, hem de bir haktır.”


“Sünni bir kadın, Alevi bir genç ile evlenemez.”


“Cemevlerinde yapılan şeyler ibadet olarak kabul edilmiyor. Kuran’da ve sünnette ibadetin ne olduğu belli. Cemevlerinde hem dini hem de kültürel birtakım ritüeller yapılıyor. Bunun tamamına birden ibadet demek mümkün değildir.”


“Açıktan daha cazip örtülüler var.” 


“Türkiye’de rüşvetin yayıldığı, devletten iş almak ve para kazanmak için mutlaka birilerine rüşvet vermek gerektiği, verilmezse iş yapmanın mümkün olmadığı vakıası -doğru ise- bu, Allah’tan korkan ve hesap verme sorumluluğu taşıyan kişilere, iş almak maksadıyla rüşvet vermek için mazeret teşkil etmez.”


“Bir başka yazıda yolsuzluğa ‘hırsızlık’ demenin hem seküler kanun hem de İslam ceza hukukuna göre hata, yalan ve iftira olduğunu açıklayacağım. Elbette yolsuzluk da ayıptır, günahtır ve suçtur, ama bu suç hırsızlık suçu değildir.”


“Şartlar müsait olduğunda ümmetin bir tek devleti olacak ve bütün Müslümanlar da bu devletin tebası olacaklardır.”


‘Saray’ın fetvacısı’ 

Yazılarında ve konuşmalarında açıkça nefret söylemlerini kullanan, toplumun çeşitli kesimlerini hedef gösterip halkı kin ve düşmanlığa tahrik eden bir kişinin Cumhurbaşkanlığı tarafından ödüle değer bulunması, tam da içinde bulunduğumuz dönemin simgesi olabilecek bir olaydır.


Üstelik Karaman’a verilen ödül, İlim ve Kültür Büyük Ödülü… Hangi ilim, hangi kültür diye soracağım ama yanıtı biliyorum. Adının önünde profesör unvanı olsa da evrensel anlamdaki bilimle, Cumhuriyet Devrimi ile ilişkilendirilemeyecek fetvalarıyla ancak gericiliğin temsilcisi olabilir. 


Türkiye Cumhuriyeti’nin bir yurttaşı olarak, bir gazeteci ve bir kadın olarak böylesine çağdışı ve ayrımcılık içeren görüşleri savunan birinin ödüllendirilmesini kınıyorum.

Karaman, “Ben bir fetvacı (müfti) değilim, Saray da benden fetva sormaz” dese de neden “Saray’ın fetvacısı” olarak anıldığını anlamak zor değil.



zulal.kalkandelen@cumhuriyet.com.tr

www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/zulal-kalkandelen/odullendirilen-gericilik-2000020

Tüm Yazıları


Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: