Mide bulandıran öykü

Barış Pehlivan Barış Pehlivan

Mide bulandıran öyküAnkara’ya gidemedim, televizyonu açtım. Altılı masanın anayasa önerisini anlattığı toplantıyı izliyordum. Telefonum çaldı.

Hep denk geliyor şu sıralar, ekranda “hukuk devleti” yazarken kulağıma bir çökme hikâyesi anlatıldı.


Bir uyuşturucu kaçakçısı, bir eski istihbaratçı ve bir yüksek yargı mensubu bir gün… Maalesef fıkra değildi.  Telefonla konuştuktan sonra beklediğim belge geldi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kısa süre önce verdiği bir karardı.

Okumaya devam et

Yeni anayasa, halktan kaçış ve seçimler

FATİH YAŞLI

‘Sandıkla afyonlanmış halk kitleleri derin bir Yeni anayasa, halktan kaçış ve seçimler | soL haberatalet içerisinde sadece ve sadece seçimi beklemekte, bu nedenle de ülkede yaprak kıpırdamamaktadır.’

BirGün gazetesinde geçtiğimiz hafta yayınlanan “Seçimlere Doğru Sol Bakış” röportaj dizisinde fikirlerine başvurulan isimlerden biri de sevgili Korkut Boratav hocaydı.

Okumaya devam et

Kürek: Cemaati nasıl bilirdiniz?

Süreyya KaracabeySüreyya Karacabey

Bir fotoğraf vardı, muhtemelen hayvan terbiyecisi bir adamla, karşısında korkuyla büzülmüş bir maymunu gösteren.

Her zamanki gibi yine çok ağır günlerden geçiyorduk ve benim dünyaya katlanma eşiğim çok düşmüştü.


Haber sitelerinde gezinirken bu fotoğraf çıktı karşıma, maymunun ifadesi o kadar dokunaklıydı ki bütün biriktirdiklerim, bütün üzüldüklerim o maymunun bakışı karşısında patlayarak fışkırmaya başladı.

Okumaya devam et

‘Yeni Türkiye modeli’ nedir?

– Prof. Dr. Sema KALAYCIOĞLU

Ülke aklın ve bilimin gösterdiği yoldan çıkalı çok oldu. Halka batıl telkin edilirken “değerlerimiz” diye diye kamu malına nasıl el uzatıldığına, devlet bütçesinin nasıl sorumsuzca çarçur edildiğine tanık oluyoruz.


Bu “yeni bir model” değil. Kamu politikalarının iflası ve kamu disiplinin çöküşü. Ülke keyfiliğe dayanan bir sistemle nereye sürükleniyor? Kazanan, gücü elinde tutan veya tutanlar. Kaybeden ise kurumları ve değerleri ile Türkiye.

Okumaya devam et

‘Dost’ dolarlar kurtarabilecek mi?

authorHAYRİ KOZANOĞLU

Son zamanlarda “yurtdışından döviz yağıyor, Erdoğan yine işleri toparlıyor” şeklinde bir karamsarlık havası yayılıyor. Gelgelelim enflasyon karşısında bunalan halk için bir gelişmeden de söz edilemez.‘Dost’ dolarlar kurtarabilecek mi?

Şu yüksek enflasyon ortamında politika faizini yüzde 9’a indirmenin “Reis”e seçimlerde bir propaganda malzemesi oluşturmak dışında bir anlamı olmadığı ortada.

Tam aksine dövize yönelişi hızlandıracağını, mal ve hizmetlere talebi uyararak enflasyona ivme kazandıracağını ekonomiyi yönetenler de biliyorlar.

Okumaya devam et

Paranın alamayacağı şeyler

BAHADIR KAYNAK

Bir reklamda geçiyordu: Aile gibi, sevgi gibi paranın satın alamayacağı özel şeyler vardı; diğer her şey için kredi kartı yeterliydi. Zaman ilerledikçe paranın alamayacağı şeyler kümesi daralıyor duygusuna kapılmamak mümkün değil.


İşte bir zamanlar romantik futbol seyircisinin bayramı olan Dünya Kupası, sadece maddi kaygılarla bu sene Katar’da düzenleniyor. Futbolla ve hatta sporla uzaktan yakından alakası olmayan bir prenslik, nereye koyacağını bilemediği paralarıyla küçük bir hovardalık yapmaya karar verdi, dünyanın futbolunu ayağına getiriverdi.

Okumaya devam et

Katar; para ve rüşvetin gölgesinde Dünya Kupası!

authorZİYA ADNAN

Kupanın başlamasına az kala eski FIFA Başkanı Sepp Blatter, 2022 Dünya Kupası’nın Katar’a verilmesi kararının “hata” olduğunu dile getiriyor, Katar’ın turnuvaya ev sahipliği yapmak için “çok küçük bir ülke” olduğunu ve “futbol ve Dünya Kupası’nın ülke için çok büyük” olduğunu ekliyordu.


birgünSanırım Uğur Vardan’ın bir yazısında okumuştum, “Birçoğumuz hayatını dünya kupalarına bakarak ölçer,” diyordu. 1962 Dünya Kupası’nda suya “bu” diyecek kadar küçüktüm, 1966’da ilkokula yeni başlayan bir futbol delisiydim, İngiltere kazanmıştı, aradan geçen onca zamandan sonra bile final maçında “top çizgiyi geçti mi geçmedi mi” sorusu hafızalarda kaldı.

Okumaya devam et

Rusya aymazlığı!

MERDAN YANARDAĞ

Rusların Türkiye bağlamında en çok merak ettikleri konu seçimler. Rusya, normal şartlarda Erdoğan-AKP iktidarının gidici olduğunu görüyor. Rusya aymazlığı!

Bu nedenle muhalefet alanında ne olup bittiğini de izlemeye çalışıyorlar.

Rusya izlenimlerime, bazı konularda tekrara düşmeyi göze alarak bu hafta da devam edeceğim. Önceki yazımda da belirttiğim gibi, Rusya’nın başkenti Moskova’da 15 Kasım 2022 günü düzenlenen “Uluslararası Eşitlik ve Diyalog Konferansı” adlı etkinliğe katıldım. 

Okumaya devam et

Kan politikası: Savaş uçaklarıyla seçime gitmek

Ali Duran Topuz

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşuyor: 

“Bu örgütün parlamentomuzdaki uzantılarını görmezden gelemeyiz…”
“2023 seçimlerini bu anlamda çok çok önemli buluyorum. Ülkemizi kana bulayan kadın ve çocuk katillerinin arkasında duranlar işlenen insanlık suçuna ortaktır.


Daha yeni, İstiklal Caddesi’ndeki terör eylemini neyle izah edecekler? Ana muhalefet ve yavrusu konuştu mu? Konuşacak sözleri yok. Şehit edilen 3 yaşındaki yavrumuzun kanını yerde bırakmayalım derken aynı zamanda sandıkta da bırakmayalım.”

Okumaya devam et

Sosyalist Güç Birliği’nin tarz-ı siyaseti

ORHAN GÖKDEMİR

Henüz yolun başındadır ve elbette en güçsüzü ve iktidara en uzak olanıdır. Sosyalist Güç Birliği'nin tarz-ı siyaseti | soL haberİçinde bundan etkilenerek ayak sürüyenler olduğunu duyuyoruz.

Geçen yüzyılın başında, Osmanlı mülkü çökerken, o çöküntüde üç tarz-ı siyaset, üç siyaset tarzı ortaya çıkmıştı. İlki Osmanlıcılık, ikincisi İslamcılıktır.


En önemsizi ve üçüncüsü Türkçülüktür. Bunlardan her biri, görünüşe göre, ayrı bir kurtuluş yolu tasavvur ediyordu. Osmanlıcılık tek birleştirici akımdı, mevcudu olduğu gibi korumak ve bir “Osmanlı milleti” yaratmak istiyordu.

Okumaya devam et

Erdoğan’ın “bayramlık ağzı”

Mehmet Y. YılmazMehmet Y. Yılmaz

Pazarlama disiplininde “unique selling proposition” ya da “unique selling points” adı verilen bir şey var. myy

Bu kavram, satılan ürünün, rakipleri karşısındaki üstünlüğünü sağlayabilecek, sadece o ürüne özgü nitelikleri ve ürünün müşteriye vaat ettiği en önemli yararı tarif etmek için kullanılıyor. Geçmişte muhalefetin yaptığı en önemli hata bu konumunu “Erdoğan karşıtlığı” üzerine kurmasıydı


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bazı “tespitlerini” partisinin milletvekilleri ile paylaşma “zarafetini” gösterdi.

Okumaya devam et

Terör/şiddet, trol hücumu ve ifade özgürlüğü

MURAT SEVİNÇ

Çok uzun yıllar önce, 2000’lerin ortasıydı sanırım, henüz dindarların iktidarında üniversiteden atılmamışken, Mülkiye’de sıradan sayılabilecek bir öğrenci geriliminin (önce sözle, bir afişle başlayıp!) ortasında kalmıştık.

İsim vermek gereksiz, kavga bu kez iki sol grup arasındaydı.


Yaşça ve kıdemce benden büyük bir öğretim üyesinin odasına davet ettik tarafları, toplantının sonlarına doğru, bir öğretim üyesi daha katıldı. Hepsi öğrencimiz.

Okumaya devam et

Yaşadığımız kaosu anlamaya çalışmak

Eser Karakaş

Türkiye çok büyük bir kaos içinde çırpınıp duruyor.

Türkiye kaotik bir sürece girmiş yegane ülke değil ama gözlemlerim mukayese edebileceğimiz ülkeler içinde Türkiye’nin içinde olduğu kaosun büyüklüğünün çok daha önemli olduğu.

İsmi üstünde, kaos bu, bir çerçeve çizmek, boyutunu saptamak kolay değil ama yine de anlamaya çalışmak lazım.

Okumaya devam et

Müslümanlar Katar’la gurur duymalı mı?

Ozan GÜNDOĞDU

Katar’da oynanan Dünya Kupası Finalleri’nin 3’üncü günündeyiz.Ozan Gündoğdu yazdı | Müslümanlar Katar’la gurur duymalı mı?

Finalleri takip eden hemen herkesin dilinde “Neden Katar” sorusu var.

Birçok isme göre bir İslam ülkesinde ya da bir Orta Doğu ülkesinde Dünya Kupası Finallerinin oynanması son derece doğru bir adım olabilirdi. Güney Kore’de, Güney Afrika’da oynanan bu oyun, neden Orta Doğu’da da oynanmasındı?

Okumaya devam et

Tartışma kültürünü yeniden yaratmak

 Ertürk Akşun

Tartışmak iyi midir, kötü müdür?

Tartışmak bize ne kazandırır? Dini (İslamî) konularda tartışmak doğru mu? | Sorularla İslamiyet

Günümüzün klasikleşen argümanları arasında yer alan “Tartışmak kötüdür, empati yapalım, hepimiz kardeşiz, hümanizm, hepimiz bir Dalai Lama’yız” türü söylemlerin dışında, belki de tam karşısında duran bir durumu açıklamaya çalışacağım size bu yazımda.


“Herkesin kendine ait değerleri var ve bunlar tartışılamaz.” “Hiç kimse bir başkasının değerlerini sorgulamamalıdır.”

Okumaya devam et