Şarkıların tadı, çiçeklerin sesi, öpücüğün rengi olduğunda: Sinestezi

Özlem Kayım Yıldız

Bir türdeki duysal deneyimin (örneğin görsel) ikinci tür bir duysal deneyimi (örneğin işitsel) tetiklemesi ve ikili duyu olarak algılanması şeklinde tanımlanabilecek bir nörolojik fenomen olan sinesteziye ‘’duyuların birleşimi’’ de denebilir [Yunanca ‘’syn’’ (birlikte) + ‘’ aisthēsis’’ (hissetme)].


Duysal deneyimler bilinçli ve istemsizdir ve görsel, işitsel, dokunsal veya tatla ilgili olabilir. Örneğin belirli tatlar dokunma duyusunu tetikleyebilir ya da dinlenen müziğe renk algısı eşlik edebilir.

Okumaya devam et

AKP’nin istediği öğretmen

author YAKUP KEPENEK

AKP yönetimi, 20 yılı aşkın bir süredir, bilinçli bir biçimde “bilinen nitelikteki” öğretmenlik mesleğini, küçümsüyor ve küçültüyor. Onun yerine kendi Siyasal İslamcı dünya görüşünün öğretmenini oluşturmaya çalışıyor.


24 Kasım’da yapılan gösterişli Saray ağırlamalarına bakmayın, geçen cumartesi günü yapılan haksız ve acımasız “sınav”, AKP’nin öğretmenliğe bakışının bir sonucu ve gerçek göstergesiydi. Bu noktaya nasıl gelindiğinin anlaşılması büyük önem taşıyor.

Okumaya devam et

Gene biraz Türkçe

Murat BelgeMurat BELGE

Türkçede hem “elden düşme”, hem de “kullanılmış” sıfatları var; ama bunlar bize yetmiyor; bir de “ikinci el”in ardına düşüyoruz.murat belge

Arada bir Türkçede yanlış bulduğum kullanımlar hakkında bir şeyler yazarım, herhalde siyaset şu sıralar ağır bastı, epeydir o tür konulara elim gitmedi.



Hoş, gitse ne oluyor? Eleştirdiğim konularda haklı olduğuma inanıyorum; ama herhangi bir etkisi olduğunu görmüyorum. Şimdi bunu “Türkçe” üstüne söylüyorum ama aynı durum her konuda geçerli.

Okumaya devam et

Zorunlu din dersleri ve Yargımız -/= Bekleyelim. Bak daha neler çıkacak.

Baskın Oran

Tek Adam iktidarının Türkiye’ye yaptığı en büyük kötülük, hiç şüphesiz, yargı kararlarını çöpe atması. Dahası, kestirmeden giderek, Yargı’yı vesayet altına alıp korkutması.


Bunu yapabilmek için de Anayasa’yı ihlal etmesi.


Çünkü Anayasa Md. 138 “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır” diyor. Md. 153 de “AYM kararları yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar” diyor.

Okumaya devam et

Sevgiler ve saygılar öğretmenim

– Duran GÜLDEMİR

Bugün 24 Kasım Öğretmenler Günü. 12 Eylül askeri yönetimi, 1981 yılında aldığı bir kararla “Öğretmenler Günü” kutlamasını zorunlu hale getirdi. 



Ne var ki 12 Eylül yönetiminin aldığı bu karar, öncesi ve sonrasındaki uygulamalarıyla bir gösteriye dönüşmüş, asıl amacından uzaklaşmıştır.

Bunun sözden öteye bir anlam taşımadığı zamanla daha iyi anlaşılınca, özellikle o günü yaşayan eğitimciler başta olmak üzere, çoğu eğitimci bu güne hep mesafeli yaklaşmıştır.

Okumaya devam et

Öğretmenlerin mi sınavı, yoksa ülkenin mi?

Ahmet TalimcilerAhmet Talimciler

Eğitim alanındaki sendikaların itirazlarına karşın bu sınav yapıldı ve sonuçları önümüzdeki günlerde öğretmen odalarında daha fazla kendisini hissettirecek. Çünkü bu ülkenin unvanlar üzerinden kendisini başka bir yere oturtmayı maharet zanneden bir anlayışı her daim beslemekte olduğunu da unutmamalıyız



Geçtiğimiz hafta sonu öğretmenlik meslek hayatında on yılını dolduran öğretmenlere yönelik olarak uzman öğretmenlik ve baş öğretmenlik sınavları gerçekleştirildi. Yapılan sınavın sorularına şöyle hızla bir baktığınızda bile “Bu nasıl bir sınav?

Okumaya devam et

24 Kasım gerçekten Öğretmenler Günü mü?

Hasan Aydın(*)

Türkiye’de, Atatürk’ün 100. doğum yılında 24 Kasım 1981’den itibaren her yıl Öğretmenler Günü kutlamalarının 24 Kasım’da yapılmasını yasalaştıran 12 Eylül yönetimi idi.

Türkiye’de 1981 yılından bu yana 24 Kasım’da kutlanan Öğretmenler Günü, pek çok ülkede 1994’ten beri UNESCO (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü) tavsiyesiyle 5 Ekim’de kutlanmaktadır.


Ayrıca çeşitli ülkelerde kendi kültürel ve tarihi özelliklerine, okulların tatil günlerine göre farklı tarihlerde Öğretmenler Günü tespiti yapılmıştır.

Okumaya devam et

Üniversiteliler ‘Öğrenci Konferansı’nda buluşuyor: ‘Dersten çıkınca garsonluk yapmaya gidiyoruz’ (Söyleşi)

Yağmur KAYA

Farklı şehirlerden öğrenci toplulukları ve inisiyatiflerinin katılacağı ‘Öğrenci Konferansı’ 27 Kasım’da Beşiktaş Akatlar Kültür Merkezinde gerçekleşecek. Konferans öncesi üniversiteliler yaşadıkları sıkıntıları Artı Gerçek’e anlattı.

İSTANBUL – Öğrenciler, derinleşen ekonomik krizin gölgesinde hem okumak hem de geçim mücadelesi vermek zorunda kalıyor.


Devlet tarafından verilen bursların yetersiz olması değil ev kirasını ödemeyi söyleşi yaptığımız üniversite öğrencisinin deyimiyle, “Eve su sipariş ederken bile iki kere düşünüyoruz” noktasına sürükledi.

Okumaya devam et

Çiftçilikten Soma Katliamı’na giden süreç: Çizmelerimi çıkarayım mı? -/= (Kitap Tanıtım)

Onur Yıldırım

13 Mayıs 2014, yakın tarihimizin kara günlerinden biri olarak tarih sayfalarındaki yerini aldı. Soma’da Türkiye tarihinin en büyük iş cinayeti yaşandı, 301 insan hayatını kaybetti.

Türkiye 13 Mayıs 2014 günü Soma’da Eynez maden ocağında aşırı kâr hırsı, üretim baskısı, özelleştirme, taşeronlaştırma ile dayıbaşılık adıyla yürütülen kuralsızlık ve denetimsizlik sonucunda ülkenin en büyük iş cinayeti ile yüzleşti.

Okumaya devam et

İstanbul’da akan tek Ermeni çeşmesi ve ‘Krikor dede’

Aris Nalcı

Boyacıköy’de bir kilise, Surp Yerits Mangants. Kilisenin sokağında bir çeşme. İstanbul'da akan tek Ermeni çeşmesi ve 'Krikor dede'.II. Mahmud’un sarrafı ve vergi toplayıcısı Misak Amira Misakyan’ın 1843 yılında babası Bedros anısına yaptırdığı çeşmedir bu. Bugün size İstanbul sokaklarında akan tek Ermeni çeşmesinin hikayesini anlatacağım.

Bu kilisenin içinde olan bir çeşme değil. Ya da ayazma değil. Bu halka hizmet veren, Yeniköy’de kilisenin arka sokağında akan bir çeşme…

Okumaya devam et

Bak beyim, sana iki çift lafım var…

Jilet SebahatJilet Sebahat(*)

Düşündüklerim dilime gelse; önce babam sonra mahalleli beni çarpar, hem vallahi hem billahi. jilet sabahatBari Allah çarpmasın diye Allah’a yalvarıyorum. Allah’la kul arasına hiç kimse giremez iyi biliyorum nasıl olsa. Siz de biliyor musunuz kardeşim?


Karanlık günlerden geçiyoruz. Bize “Hadi işte bu önünüze koyduğumuz dikenli yol. Yürüyün yürüyebilirseniz?” deniyor. Aile yürüyüşleri, yasa tasarıları“LGBT’liler idam edilsin” diye haykıran güruh bilmezler ki ne kadar uzun bir yoldan geldiğimizi.

Okumaya devam et

Ne çok ‘Mustafa Kemal Pasha’lar’ var dünyada

Orhan Bursalı

Fuat Keyman’ın Politik Yol’daki yazısında gördüm. Ataturk1930s.jpgFakat sanki belleğimin derinliklerinde özellikle de Pakistan’da Mustafa Kemal Pasha adının evlatlara verildiği konusunda belli belirsiz bilgiler de vardı.

Keyman, Kanada’da uluslararası iletişimci bir arkadaşının adını veriyordu:

Mustafa Kemal Pasha. 

Birden COVID’li yatağımda doğruldum, bir canlılık geldi, normalmiş gibi davranmaya başladım, yazı yazmayacakken bu isimleri kısaca araştırdım.

Okumaya devam et

Yazabiliyor muyum? Evet! O halde özgürüm

Sibel ÖZ

İnsan merkezli uygarlık, ideolojik, siyasal, kültürel, ekonomik olarak eleştirilmektedir. Ancak en güçlü, etkili ve kalıcı eleştiriyi sanat yapar. Sanat, insan ruhunun en üst düzeyde yaratımı olarak, insanın özüne yabancı olan olguları da işaret eder.

Sanat, ‘bugün’ü anlamaya/anlatmaya çalışması itibariyle, geleceği öngörebilir. Çünkü geleceğin tohumları, nüveleri ‘bugün’de saklıdır. Bugün, hem geçmişin izdüşümlerini, alışkanlıklarını, hem de geleceğin değişim dinamiklerini bağrında taşır.

Okumaya devam et

Teorisiz dijital toplum

Tanol Türkoğlu

“Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak”. Yaşamındaki her dramatik değişiklikten sonra kişi bu sözle burun buruna gelmiştir.

Dramatik değişiklik toplumsal ya da global bazda olunca bu sözü duymayan kalmaz! En son 11 Eylül 2001 terör saldırısından sonra duymuştu dünya. Kovid-19 ile birlikte ondokuz sene sonra yeniden global manşetlerde yerini aldı.


Gelecek ondokuz sene içinde şeylerin eskisi gibi nasıl olmayacağını bilmiyoruz ama son ondokuz seneye bakarak bazı analizler yapabiliriz.

Okumaya devam et

Kars, Van, Hakkari listenin başında: 2,5 milyon öğrenci okula gidemiyor

ÖZKAN ÖZTAŞ

886 bini kız öğrenci olmak üzere yaklaşık 2,5 milyon öğrenci okula gidemiyor. ÇYDD Genel Başkanı Prof. Dr Ayşe Yüksel eğitimdeki sorunları soL için değerlendirdi.

Ülkemizde 886 bini kız öğrenci olmak üzere yaklaşık 2,5 milyon öğrenci eğitimden mahrum.

Okumaya devam et