GÖRÜŞ | Sivas Madımak Katliamı: Şiddet, hafıza ve adalet -/= Şiddet ve Öldürmenin ‘Sınırsız Bir Eylem Haline’ Gelmesi

kadin1NEVAL OĞAN BALKIZ(*)

Sivas Madımak Katliamı şiddetin, tarihsel ve güncel süreçler içinde hem koşullara bağlı ve hem de aynı zamanda onu aşkın olan uzun tarihinin en acılı, en ağır simgelerinden biri!…


İçinde bulunduğumuz yüzyıl, birbiriyle çelişkili,  aynı zamanda ve aynı mekanda bir arada bulunmaları veya gerçekleşmeleri  olanaksız gibi görünen dinamik ve unsurların birleşmesinin yarattığı sarsıcı gelişmelerle belirleniyor.

Giuseppe Sacco ile Umberto Eco böyle durumları; “dünyanın, kendi kendisiyle  çelişkili, çok katmanlı yeni ortaçağlara doğru kayıyor olabileceğini gösteren”  olaylar olarak niteliyorlar.


Okumaya devam et

12 Eylül – 2 Temmuz – 3 Kasım -/= 2 Temmuz Türkiye’nin karşıdevriminin sembol vakalarından biridir. Hesap sormak, o karşıdevrimi işgal ettiği her yerden söküp atmadan mümkün mü?

aydemir_guler3AYDEMİR GÜLER

Bu yazı okura ulaştığında takvim ayın 3’üne dönmüş olacak. Ama bugün 2 Temmuz. Türkiye’nin sahne olduğu katliamların en dehşetlilerinden birinin yıldönümü. 12 Eylül – 2 Temmuz – 3 Kasım | soL haber

Eğer ölen insanların sayısıyla ölçeceksek daha büyükleri var; ne de olsa, siyasal ve toplumsal süreçlerin kanla sulanmasında, başka diyarların bizim coğrafyamızın eline su dökmesi güçtür.

Acılar birbiriyle karşılaştırılamaz, yarıştırılamaz; o yüzden bırakalım hangi katliamın daha “büyük” olduğunu ve yalnızca 2 Temmuz’un özgün tarihsel anlamına bakalım.


Okumaya devam et

(Ahmet Nesin) Bugünkü yazımı Madımak’ta yaşamını yitirenler adına Mehtap Yücel’e bırakıyorum…

kadin1MEHTAP YÜCEL ANLATIYOR

‘O ölecek olan adam, onu kurtarmayın’ diye sesler çıkınca itfaiye eri geri inmiş.Bugünkü yazımı Madımak’ta yaşamını yitirenler adına Mehtap Yücel’e bırakıyorum…

“Saat 12’de Madımak Oteli’ne vardım. Lobide Arif Sağ çalıyordu. Aziz Nesin iki koruma polisiyle birlikte odasındaymış.

Otelde etkinlikler için Sivas’a gelmiş 70 kişiyle birlikte çeşitli asker aileleri de kalıyormuş. Arif Sağ’ın türkülerini bir süre dinledikten sonra 12.30-13.00 sularında Ali Çağan ve Hasret Gültekin’le otelin dışına, yemeğe çıktık. Hasret, yemekte o günün gazetelerinden ve radikal islamcıların dağıttığı cihat bildirilerinden söz etti. Birlikte bildiriyi okuduk.


Okumaya devam et

Yahya Kemal, Türk milliyetçiliği ve Müslümanlık

eserEser KARAKAŞ

Bir tarafa Yahya Kemal’i öbür tarafa da bugünün sözde milliyetçilerini koyduğunuzda karşınıza inanılmaz can sıkıcı bir manzara çıkıyor ve kanımca bu can sıkıcı manzaranın özeti bir ‘çöküş’.


Yahya Kemal, Türk milliyetçiliği ve Müslümanlık

Türkiye öyle bir pisliğin içinden geçiyor ki, ne yalan söyleyeyim bugün güncelle ilgili bir şeyler yazmak içimden gelmiyor, kurtuluşu da Yahya Kemal’de arıyorum.

Ancak, konu, yazının sonunda göreceksiniz, yine dönüyor, dolaşıyor, siyasete bağlanıyor. Ben Yahya Kemal’i İstanbul şairi olarak bilirim, severim.


Okumaya devam et

Zamanın ruhu -/= Bruno’nun dediği gibi, insan bir mucizedir.

orhan_gokdemirORHAN GÖKDEMİR

Bir gün yeniden aşar zamanın karanlığını, ışıldar, Aydınlık düşer yeryüzüne.

Michelangelo Merisi da Caravaggio 1571’de doğdu, 1610’da öldü. “Caravaggio”, doğduğu kasabayı işaret ediyordu. Yoksul bir ailenin üçüncü çocuğuydu. Altı yaşındayken veba babası, dedesi ve amcasını alıp götürmüştü.

12 yaşına geldiğinde Milano’da bir ressamın yanına çırak olarak gönderildi, resim yapmayı öğrendi fakat pek fazla ilerleyemeden ortadan kayboldu. Bu kayboluş onun hayatındaki kara deliklerden ilkidir.


Okumaya devam et

19 Mayıs’tan bir gün önce 18 Mayıs -/= Kafasından kan akan İbrahim Kaypakkaya’yı, anfiden dışarı ben çıkardım.

ragipRagıp ZARAKOLU

Gümüşsuyu’ndan yukarı doğru çıkarken Nail Satlıgan aşağı doğru iniyordu. İbrahim’i ona devredip anfiye geri döndüm.


Stockholm.19 Mayıs’tan bir gün önce 18 Mayıs  İbrahim Kaypakkaya 19 Mayıs’tan bir gün önce öldürüldü. 19 Mayıs bizim gençlik bayramımızdır. 24 Nisan’dan bir gün öncesi  23 Nisan bizim çocuk bayramımızdır.

tarih11 Eylül Şili’de Allende’nin sosyalist hükümetinin Pinochet’nin faşizan darbesi ile devrildiği tarihtir. İnsanların stadyumlarda oluşturulan toplama kamplarına konulduğu, kitapların Nazi Almanya’sındaki gibi ateşe verildiği tarihtir.


Okumaya devam et

Gençliğe hitabe -/= Ey Türk gençliği! – MUHTAÇ OLDUĞUN KUDRET…

mineMine Söğüt

Ey Türk gençliği! 

Atatürk'le Kalın 🇹🇷 on Twitter: "Ey TÜRK GENÇLİĞİ! Birinci vazifen, TÜRK  İSTİKLALİNİ TÜRK CUMHURİYETİNİ ilelebet, MUHAFAZA ve MÜDAFAA etmektir.  Mustafa Kemal ATATÜRK… https://t.co/LudXnP3Mup"Birinci vazifen Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmek değil, mevkiini suiistimal edenlerden, mafya ile yola düşenlerden, dini siyasete alet edenlerden ve ülkenin kasasını boşaltıp üstüne üstlük bir de sağı solu tehdit edenlerden kaçıp kendi canını kurtarmaktır. 

Bundan sonra yaşayacağın hayatta, burada ya da başka yerde, demokrasiden ödün verenlere artık göz yummamaktır.

Laikliğe burun kıvırmanın ne anlama geldiğini anlamaktır.


Okumaya devam et

Avrupa’nın Hasta Adamı

elcinElçin Poyrazlar

Rus İmparatoru I. Nikolay çökmekte olan Osmanlı İmparatorluğu için 1853’te ‘Kollarımızda hasta bir adam var… Çok hasta bir adam… Düşkünlük içinde bir adam’ demişti. Avrupa’nın Hasta Adamıİktidara 19 Mayıs çağrısı

1860 yılında New York Times gazetesi Nikolay’a atıf yaparken sayfalarında Osmanlı İmparatorluğu’yla ilgili ‘Avrupa’nın hasta adamı’ şeklinde yer verdi. 

Savaşlar sonucu toprak kaybeden, Avrupa’nın mali kontrolüne girmiş Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemini tanımlayan bu ifade bugün hala kullanılıyor.


Okumaya devam et

19 Mayıs’ın 102. yıldönümü

Alev CoşkunAlev Coşkun

Atatürkçüler, Cumhuriyet felsefesine inananlar 19 Mayıs 1919’a çok önem verirler. Çünkü 19 Mayıs 1919, Mustafa Kemal’in Milli Mücadele için eyleme başladığı tarihi gösterir.

Atatürk, Nutuk’ta da “1919 yılı Mayısı’nın 19’uncu günü Samsun’a çıktım” diye başlar.  Konuyu kısaca irdeleyelim:


Karadeniz bölgesinde Rumlar çeteler oluşturmuş, çatışmalar başlamıştı. 21 Nisan 1919’da İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe, Osmanlı hükümetine Karadeniz Bölgesi’ndeki bu çatışmaların durdurulması için bir nota verdi. Eğer önlem alınmazsa Samsun’a asker çıkarıp bölgeyi güvence altına alacaklarını da belirtti.


Okumaya devam et

​​​​​​​Kanuni, Kudüs ve Kürt meselesi -/= Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı sıfatı neyimize yetmiyor, hem birleştirici hem de sıfır dışlamacı.

eserEser KARAKAŞ

Kudüs maalesef hala kanayan bir yara; Cengiz Çandar’ın bir değerlendirmesini aktarıp konuya gireceğim: “Ortadoğu meselesi bir Filistin meselesidir, Filistin meselesi bir Kudüs meselesidir, Kudüs meselesi de Mescid-i Aksa meselesidir.”


​​​​​​​Kanuni, Kudüs ve Kürt meselesi

Bugün, Irak, Suriye, Yemen meseleleri vardır, Cengiz Çandar’ın bu değerlendirmesi hala geçerli midir bilemiyorum ama önemli bir saptamadır.

Kudüs meselesi tartışılır iken bir Kudüs seyahatimde dikkatimi çeken, konuyu da çok iyi bilen birinin detaylarını da aktardığı ve çok önemsediğim bir konuyu aktaracağım.


Okumaya devam et

Denizlerin dalgasıyım-2: Delil, konuşan fotoğraf

Miyase İlknur Miyase İlknur

İdam edildiklerinde Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan 25, Hüseyin İnan ise 23 yaşındaydı. Sağ siyaset, Menderes ve arkadaşlarının rövanşını üç yurtsever genci idam sehpasına çıkararak almış oldu. Öyle ki idam sayısı bile “Üç sizden üç bizden” denilerek denkleştirildi.


Denizlerin dalgasıyım-2: Delil, konuşan fotoğraf

Türkiye tarihinde her dönem emniyet çekmecelerinde hazır tutulan fişlenmiş “sakıncalı mühim şahsiyetler”in listeleri, failleri tespit edilemeyen her olayda kurtarıcı işlevi gördü. AIESEC Davası’nda da salonun alt katında görevli polisleri üst katta slogan atan öğrencileri tespit edemeyince yine çekmeceden çıkarılan kataloglarda ismi yer alan öğrenciler toplandı.


Okumaya devam et

 Deniz’ler olmuş kulaç kulaç: Kızıldere türküsü nasıl yazıldı?

Emel Seçenkadin1

Mahir Çayan ve arkadaşları, toplam 13 kişinin Kızıldere’de yakalanıp öldürüldüğünde, o sırada bir fabrikada işçi olarak çalışıyordu. Şefinin “Yakalandılar” gazete haberini önüne fırlattığı andan itibaren mesai bitimine kadar Kızıldere türküsünü sözüyle, müziğiyle söyleyiverdi.


Deniz'ler olmuş kulaç kulaç: Kızıldere türküsü nasıl yazıldı?

Yasaklı olduğu dönemlerden sonra Kızıldere türküsü onlar için özdeşleşmiş bir ağıt niteliğini kazandı.

En güzel ritüellerimizdendir, Hıdrellez, yani karada Hızır, denizde İlyas Peygamber ile yeni bahara koşarız. Doğada ateşler yakar, sembol evler, dilekler çizer gül ağacına asarız. Ne ki bir de unutamadığımız, siyasal, sosyolojik bir vakadır, 1968 kuşağının üç idealist gencini herkes gül ağacına dilek yaparken, darağacına göndermek!


Okumaya devam et

Denizlerin dalgasıyım-1: Bir lider doğuyor

Miyase İlknur Miyase İlknur

İdam edildiklerinde Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan 25, Hüseyin İnan ise 23 yaşındaydı. Sağ siyaset, Menderes ve arkadaşlarının rövanşını üç yurtsever genci idam sehpasına çıkararak almış oldu. Öyle ki idam sayısı bile “Üç sizden üç bizden” denilerek denkleştirildi.

Denizlerin dalgasıyım-1: Bir lider doğuyor

BAŞLARKEN

Sağ siyaset, Menderes ve arkadaşlarının rövanşını üç yurtsever genci idam sehpasına çıkararak almış oldu. Öyle ki, idam sayısı bile “Üç sizden üç bizden” denilerek denkleştirildi. Yargılamalar sadece usulü yerine getirmek için yapıldı. Yoksa kalemleri çoktan kırılmıştı. TBMM’deki sağ partiler 27 Mayıs’ın intikamını almış, 12 Mart cuntası da sola gözdağı vermişti kendince. Bugün, bu üç fidanın yaşamdan koparılmasının 49. yıldönümü. 


Okumaya devam et

Heyula -/= ‘Heyula’ yazısı 1 Mayıs’a denk geldi. İçinde iki manifesto var ama ikisi de tek bir sınıfı işaret ediyor. Dediği şu; İşçi sınıfı güçlüdür, saraylar yıkar, diktatörler devirir…

orhan_gokdemirORHAN GÖKDEMİR

Sanayi Devrimi başta İngiltere olmak üzere Batı Avrupa ülkelerinde kırsal yapıyı bütünüyle çözmüştü. Komünist Manifesto 173 yaşında…Yoksul köylüler şehirlere akın ediyor, kitleler halinde atölyelere yığılıyordu. Ancak işçi sayısı arttıkça yaşam koşulları da o ölçüde bozuluyordu.


Çalışma süreleri günde en az 15 saatti. Çocuk ve kadınlar kitleler halinde atölyelere doldurulmuştu. Kapitalizm hiçbir engelle karşılaşmadan üretmek, sınırsızca ilerlemek istiyordu.

Halbuki işçi sınıfı bu yükü taşıyamayacak noktayı çoktan geçmişti. Gelişmelerin yıkımla sonuçlanması engellemek üzere atılan her adım başarısızlıkla sonuçlanıyordu.


Okumaya devam et

Sütte leke var, tarihimizde mi yok? -/= Öldürmek mi suç, katile katil demek mi? Ama ya “soykırım”? 1915’te yapılanlara soykırım denebilir mi?

yigitYiğit BENER

Sütte leke var, tarihimizde mi yok?Biden’in 1915’te olanlara ‘soykırım’ demesi, tüm siyasileri (HDP hariç) enikonu öfkelendirdi: Bu niteleme ‘tarihimize leke sürmek’ ve ‘ecdadımızın anısına hakaret etmek’miş.

Sahi mi? Neden?


Her yıl 24 Nisan’da Türk basınının ve siyasilerinin en çok üzerinde durdukları konu, ABD Başkanının 24 Nisan 1915’le başlayan Osmanlı Ermenilerin “tehcir” edilmesi sürecini soykırım olarak tanımlayıp tanımlamayacağı olmuştur nedense…


boyleTuhaf bir merak açıkçası. Konu, Amerikan yerlilerine yapılan soykırımın ABD başkanı tarafından tanınıp tanınmayacağı olsaydı, hadi neyse… Ya da bunca merakla beklenen şey, Türkiye Cumhurbaşkanının o yılki anma konuşmasında hangi sözcüğü seçeceği olsaydı, yine neyse…


Okumaya devam et

SÖYLEŞİ | ‘Yeni bir tarihin peşine düşmeliyiz’

erkek1ÇAĞDAŞ SÜMER

Ermenilerinin değil, bu topraklarda yaşayan bütün halkların ‘Büyük Felaketi’, Ermenilerin deyişiyle Medz Yeğern’i olarak kabul etmenin daha ön açıcı olduğuna inanıyorum.’


Her 24 Nisan’da başta Ermenistan ve Türkiye’de olmak üzere dünyada çeşitli nedenlerle 1915’teki felaket tartışılıyor. Bu yıl bütün gözler bir kez daha, ABD Başkanı Joe Biden’ın seçimlerden önce söz verdiği gibi, 1915’te Osmanlı Ermenileri’nin yaşadığı trajediyi ‘‘soykırım’’ olarak adlandırıp adlandırmayacağına çevrilmişken, Büyük Felaket’i tarihsel bir çerçevede değerlendirmek istedik.


soylesiSoykırım tartışmalarının saplanıp kaldığı çözümsüzlüğü, tartışmaların Türkiye siyasetindeki yerini ve 1915’e giden süreci, siyaset bilimci Çağdaş Sümer ile görüştük.


Okumaya devam et

40 yıl sonra aynı darbeci kafa! -/= Tarihine Münih yüz karası kazınmış Avrupa’dan fazla bir şey beklemeyelim!

doganDoğan ÖZGÜDEN

Yurt dışındaki muhaliflerin mal varlıklarını dondurma uygulamasıyla Tayyip iktidarı cuntacılığın ve darbeciliğin kendi fıtratında bulunduğunu bir kez daha kanıtlıyor.


40 yıl sonra aynı darbeci kafa!50 yıldır Türkiye ile inişli çıkışlı ilişkilerini karar merkezlerinin bulunduğu Brüksel ve Strasbourg’ta yakından izlediğim, 1971 ve 1980 cunta rejimleriyle cilveleşmeleri karşısında sık sık galeyan duyarak tepkilerimi yazılı ve sözlü olarak her ortamda dile getirdiğim Avrupa Birliği’nin iki üst yöneticisinin 6 Nisan 2021 günü ayağına kadar giderek islamo-faşist rejimin despotuna yeni ödünler vermeleri beni hiç şaşırtmadı.

AB Konsey Başkanı Charles Michel ve de, herhalde kadın olduğu için, kendisinden koltuk esirgenen ve görüşmelere yan taraftaki bir kanapeye çökerek katılmak zorunda bırakılan AB Komisyonu Başkanı Ursula Von der Leyen, başkanlık sarayında insan hakları ihlalleri    konusunda “yaptırımsız”   bir iki söz ederken, havuz medyasının deyimiyle “beş adet zeytin dalı” sunarak evsahibi Tayyipland sultanını son derece mutlu kılmışlar.


Okumaya devam et

YAŞAM ARZU'SU

Yaşam sadece vişneli çörek kutusu ya da mayın tarlası değildir...

İdris'in Otağı

Sevgi Çiçeklerimi Koparabilirsiniz

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

minimalist günlük.

bilinçli farkındalık, minimalizm