İnsanız, çelikten duvar değil!

Dr. FEYZA BAYRAKTAR

Duvar - VikipediMutsuzluk hakkında sık sık yazıyorum. Amacım sizlerin içini karartmak değil tabii ki. Mutsuzluk hakkında yazmamın en temel sebeplerinden biri, mutlu olmanın -en azından bir çok kişi için- giderek daha da zor hale gelmesi ve mutsuzluk kuyusunda çırpınanlara yalnız olmadıklarını hissettirmek istemem.

Mutluluk, varılacak nihai bir nokta olmadığı gibi, sürekliliği olan bir duygu hali de değil. Yani kimse sonsuza kadar mutlu yaşamaz. İnsanların mutlu olduğu anlar vardır ve mutluluk da diğer duygular gibi bir duygudur.

Okumaya devam et

Özgürlüklerimiz artık ayakta!

Fidan ATASELİM(*)

Bazı kavramların, ya da söz öbeklerinin size neyi çağrıştırdığı önemlidir. Özgürlüklerimiz artık ayakta!

Peki “İstanbul Sözleşmesi” size neyi çağrıştırıyor? Bana kadın cinayetlerinin azaldığı ‘bilebildiğimiz’ tek yılı hatırlatıyor. Herkese neyi çağrıştırıyor tam olarak bilemeyebiliriz.


Nahide Opuz, kalabalıklaşan kadınlar, her gün vahşice hayattan koparılan kadınlar, 6284, protestolar, mahkemeler, uzun yollar, kaldırılan sıkılı yumruklar, direnç, umut… Aklınızda hemen ardından bunların belirmesi olası.

Okumaya devam et

Kelebeksiz 25 Kasım olmaz

BURÇAK ÖZOĞLU

 Kadına şiddetle mücadele, eşitlikçi, özgürlükçü ve aydınlanmacı ideoloji; sömürüyü ve gericiliği hedef alan örgütlü mücadele; emperyalizme karşı duruş; devrimci dayanışma ve direniş olmadan olmaz.



Kelebeksiz 25 Kasım olmaz | soL haberBugün 25 Kasım, Birleşmiş Milletler’in 2000 yılında bu günü bir mücadele günü olarak ilan eden kararında kullandığı başlığın İngilizcesi International day for the elimination of violence against women, İspanyolcası Día Internacional para la eliminación de la violencia contra la mujer, Fransızcası Journée internationale pour l’élimination de la violence à l’égard des femmes.

Okumaya devam et

Eziyet etmenin olağan karşılandığı kalabalıkça bir yurttaş kümesi, yayalar…

MURAT SEVİNÇ

Bunca derdin tasanın ortasında, temel haklar rejiminin askıya alındığı, cezasızlığın kural haline geldiği, onca suçsuz ve muhalif insanın cezaevinde ömür tükettiği, yoksulluğun ve gelir eşitsizliğinin insanı insanlıktan çıkardığı bir toprak ve devirde, işi gücü bırakıp da yayaların sorunları üzerine yazmak, şart mıdır; şart diyen de lüzumsuz bulan da olur.


‘Kim aday olmalı, Ali Veli Kırk Dokuz Elli’ konulu yazıların arasında, hiç olmazsa arada bir bu konuların yer bulabilmesinin gerekli olduğunu düşünenlerdenim ve bunu bir dertleşme yazısı kabul ederseniz sevinirim.

Okumaya devam et

Cafer Solgun: İçeriye alışırsanız sol memenin altındaki ‘cevahir’ kararır (Söyleşi)

Zafer Kıraç(*) 

Cafer Solgun, yirmi yıla yakın süren hapishane deneyiminin ardından, “İçeride kendinizi üretmek çabası içinde olmanız, dışarıda süregiden bir hayat olduğu bilincinizi canlı tutar” diyor.

DUVAR – Toplumsal Olayları Araştırma ve Yüzleşme Derneği’nin Başkanı, yazar Cafer Solgun, son yıllarda yayınlanan iki kitabında, yirmi yıla yakın süren hapishane deneyimini anlatıyor. Solgun, 12 Eylül dönemi ile 90’ların hapishane yaşantısı ve ceza infaz rejimini anlamak ve bugünün hapishane koşullarına bakmak için sorularımızı cevapladı. 

Okumaya devam et

Atatürk insanlık için neden önemli?

Prof. Dr. İsmet Gedik

10 Kasım Atatürk’ü anma günü mesajım:Türkiye'de saat 9'u 5 geçe hayat durdu

Doğada bir denge ve düzen vardır. Bu denge ve düzenin nasıl oluştuğu 1980li yıllardan sonra aydınlanmaya başlar.

Alman Fizikçi Hermann Haken 1983de doğadaki oluşum ve gelişimlerin “birlikte işlem yapma” anlamına gelen -SİNERJETİK adını verdiği bir sistemle geçekleştiğinin matematiksel ve fiziksel formülasyonlarını ortaya koyar ve (2000)’de de “information & self-organisation” olarak özetlenen dinamik sistemler fiziğinin temelini atar.

Okumaya devam et

Seni unutamıyoruz çünkü… -/= Yeni bir Türkiye kuruyor, yeni bir dünya düşlüyor. Şimdi ki yöneticilere pek benzemiyor?

Yazgülü Aldoğan

Yine bir 10 Kasım günü, seni kaybettiğimiz saatte sirenler çalacak, bütün Türkiye susacak. Boğazımız düğümlenerek seni anacağız. Bütün dünya, bu nasıl bir sevgi diye şaşıracak.

Çünkü Atatürk bir fikirdir

Anıtkabir dolup taşacak, Dolmabahçe Sarayı önündeki her yaştan kalabalık, öğrenciler, ellerinde karanfillerle içeri girip yatak odanda seni anmaya koşacak.

Öyle bir atmosfer ki nöbet tutan polisin gözünden bir damla yaş akacak. Bunların hiçbiri zorla, gösteriş değil.

Okumaya devam et

Karşınızda insan var, konserve yapmıyorsunuz!

Dr. FEYZA BAYRAKTAR

Son günlerde duyduklarımdan yaptığım çıkarım şu: Başlıyor gibi olan ama bir türlü arkası gelmeyen romantik ilişkilerden dolayı birçok kişi uzun süreli bir ilişki yaşamaya dair umudunu kaybetmiş.Karşınızda insan var, konserve yapmıyorsunuz!

İnsanlar bir şekilde tanışıyor, görüşmeye başlıyor, tensel temas içeren ya da içermeyen bir yakınlık kurulduktan sonra, taraflardan biri -çoğunlukla erkek- ortadan kayboluyor.

Okumaya devam et

‘Yaşasın… Erol Manisalı kansermiş!’

Mustafa BalbayMustafa Balbay

Hocaların hocası, kendisini kampusa hapsetmemiş akademisyen, ödünsüz aydın, pes etmez mücadele insanı Prof. Dr. Erol Manisalı ile ölümü yan yana getirince, ancak şu söylenebilir:

Ayakta öldü!


Ekim ortasında hastaneye yatmak durumunda kaldığı günlerde bile sesi konferans salonundan gelir gibiydi. Her nefeste yanında olan eşi Nuriye Hanım’la kurdukları kopmaz bağ “iki beden tek yürek” denecek kadar güçlüydü.

Okumaya devam et

Kadını dışlayanlar

Adnan BinyazarAdnan Binyazar

Kadın yüzyıllarca köle mi yapılmamış, şeytanla bir tutulup suçlu mu sayılmamış, haremlerde baş üstünde tutulduktan sonra çuvallara doldurulup denizlerde mi boğulmamış!…Afganistan'da kadınlar evlerinde saklanarak bekliyor! "Burka giyeceğimi hiç düşünmemiştim..."

Nice uygarlıklardan geçip zorbalığın geride bırakıldığı sanılan çağımızda, eşlerince kurşunlarla delik deşik edilip bıçaklarla doğranan kadınların sayısı neredeyse binleri bulacak.

Okumaya devam et

Gündelik kötülük, dünyayı güzel terk edenler

Zehra ÇelenkZehra Çelenk

Billur Kalkavan, ölümcül bir hastalıktan bahsederken bizi gerçekliğin ağırlığından koparıyor. Yitirmekte olduğu hayatını onun gözlerinden görüyorsunuz.

Son derece mahrem bir şeye tanıklık ediyorsunuz. Ama merakla karışık gizli bir utanç oluşmuyor içinizde izlerken.

Madenin ve Madencinin Yazgısı: ‘Siyah akar Zonguldağın deresi’

Zeki CoşkunZeki Coşkun

Zonguldak yöresinin kendi diline çevirerek, kelle fiyat dercesine “kellefiyet” olarak anacağı “mükellefiyet” uygulamasıyla 1940’lı yıllarda köylerden neredeyse çocuk yaştakiler ocağa indirilmektedir.

Siyah akar Zonguldağın deresi;

Yüz karası değil kömür karası;
Böyle kazanılır ekmek parası…

Orhan Veli, Yol Türküleri, 1945


1939-1945 yılları arasında faşizmin saldırganlığıyla dünya ateşe atıldı, kana bulandı.

Okumaya devam et

Yaşam ve sonrası

Murad Mıhçı

Biz Ermenilerin bu topraklarda gözümüz var. Var, çünkü kökümüz burada. Yaşam ve sonrasıAma merak etmeyin bu toprakları alıp gitmek için değil, bu toprakların gidip dibine girmek için.” -/- Hrant Dink

Geçen gün vefat eden bir yakınımın 40. günü nedeniyle mezarlıktaydım.


Babamı kaybettikten sonra aileyi temsilen çok daha fazla mezarlıklara gider oldum. Aynı gün içinde iki anma törenine katılacaktım.

Okumaya devam et

Asker kalbi…

Mustafa Çetiner

Ülkemiz şehit haberleri ile sarsıldı geçtiğimiz hafta. 36 genç insan, bu ülkenin 36 evladı İdlib’deki çatışmalarda yaşamını yitirdi.

Acı bu sefer öylesine derine işledi ki, hareketsiz kalakaldık.


Barış zamanları çocuklar babalarını toprağa verir, savaş zamanları babalar çocuklarını derler. İşte öylesi derin bir acıydı.

Okumaya devam et

Sosyalizm mücadelesinde yolundan şaşmayan bir kadın: Behice Boran

HANDE SAV(*)

Behice Boran’ı ölüm yıl dönümünde bir kez daha anarken, yolundan şaşmayan inatçı bir devrimciyi hatırlamak bugün biraz daha anlamlı görünüyor.

35 yıl önce bugün kaybettik Türkiye’nin ilk kadın parti genel başkanını ve sosyoloğunu.

Behice Boran’ı ölüm yıl dönümünde bir kez daha anarken, bilimsellikten, örgütlülükten, doğru bildiği yoldan vazgeçmeyişiyle ülkemizin sosyalist ve işçi sınıfı mücadelesine neler bıraktığına tekrar bakalım.

Okumaya devam et