Türkiye’de yaşayan İranlı kadınlar anlatıyor: ‘Boşver’ diye diye bugünlere geldik, kıyafetlerimizi ayıplayanları o an, o gün susturmalıydık!

Candan YıldızCandan Yıldız

“Biz ahlak polisi sisteminde reform istemiyoruz, hükümetin değişmesini istiyoruz”

İran’da kadın olmanın simgelerinden biri haline geldi Mahsa AminiMahsa Amini

Ahlak polisinin “bir tutam saç” vahşeti, molla rejiminin yirmi bir sene sesini kestiği İran’ın güçlü sesi Guguş’un “Bu sessizlikten ölüyorum, biri bağırmaya başlasın” şarkı sözündeki gibi, ölmemek için bağırmaya başladılar isyanlarıyla…

İran’da kadın olmayı, Türkiye’de yaşayan iki İranlı kadınla konuştum; 

Maryam Hooseinpoor ve Naz Dejagah…

Okumaya devam et

II. Elizabeth: İşareti yumurta, dersi demokrasi -/=  II. Elizabeth, toprağın bol olsun!..

Yalçın Doğan

Kapının önünde beş, on saniye tek başına bekliyor. –Sonra kapıyı çalıyor. –Kapı törenle açılıyor.

Törenle açılıyor, çünkü: “Kapıyı çalan Kraliçe II. Elizabeth.”

Çaldığı kapı neresi?.. “Westminster Sarayı…

Okumaya devam et

Ufukta Yeni Bir Gezi…

yasliGün ZİLELİ

Yeni bir Gezi dalgası, bu sefer, 2013’tekinin tersine, yerelden gelip büyük kentlere doğru yayılabilir.kirmizic

Ufukta Yeni Bir Gezi…Büyük felaketler genelde dört şeye yol açar:

Birincisi, aslında kof bir bostan korkuluğundan başka bir şey olmayan devletin (ve hükümetin) iyice atıl, yarı felç ve hareketsiz hale gelmesine, giderek dağılmasına;kirmizic Okumaya devam et

Aaaa! Bunlar neden istifa ediyor?

yalcinYalçın Doğan

Halk memnun da olmaz, yolsuzluk söylentileri de ayyuka çıkabilir, rant da sağlanabilir, yangınlar da önlenemez, vaka sayıları da artabilir, her türlü başarısızlık mümkün… YDBunlar neden istifa ediyor, anlayan beri gelsin!

Yunanistan’da da yangınlar birbirini izlerken…

aha“Yangınla mücadelede başarısız kaldık” itirafında bulunan Yunan Başbakanı Kiryakos Miçotakis TV’de yaptığı konuşmada “halkından özür diliyor”.kirmizic Okumaya devam et

Maça mı savaşa mı?

Can Dündar için koruma önlemleri sıkılaştırıldı | Almanya | DW | 10.10.2018Can DÜNDAR

‘Kıraç’ın milli takım için yaptığı beste, Türkiye’nin nasıl militaristleştiğinin, savaş psikolojisinin nasıl her köşeye yayıldığının en iyi örneklerinden biri…’

ARTI GERÇEK–  Mehter marşını hatırlatan beste, “Haydi Milli Takım! Ay yıldızlı formayı giydiğinizde artık siz de birer Mehmetçiksiniz diyor.

“Her Türk asker doğar” diye beşikte başlatılan maço zihniyet, camiden okula, kışladan siyasete her durağa uğradıktan sonra yeniden sahalara dönüyor. 


Okumaya devam et

Ah nerede – vah nerede? -/= (…hakkaten ya, NEREDE?)

bedriBedri Baykam

Başlık, sevgili Füsun Önal’ın şarkısından, güfte dönemin iktidarının Türkiyesi’nden…


128 milyar dolar nerede? Anayasaya saygı nerede? Ruhsar Pekcan nerede? Tarikatçı cüppeli amiral nerede? Verilen sözler nerede? FETÖ’cü savcı Zekeriya Öz nerede?Justinianus Köprüsü Nerede? Justinianus Köprüsü Tarihi, Hikayesi Ve  Özellikleri Hakkında Bilgi - Seyahat Haberleri

Aşılar nerede? Avrupa Birliği Üyesi Türkiye nerede? Hadi ondan vazgeçtik, vizesiz Avrupa’ya giden Türkiye nerede? Damat nerede? FETÖ’nün siyasi ayağı nerede? Barış nerede? Özgürlük nerede? Huzur nerede? Basın ve ifade özgürlüğü nerede? Medeni diyalog ve televizyonlarda açık lider tartışmaları nerede? Laik Cumhuriyet nerede?


Okumaya devam et

Mafyayla poz verenler mafyayı bitiremez -/= Madem çok istiyorsunuz. Öyleyse bırakın polis görevini yapsın!

barisBarış Terkoğlu

Hırsız görüyorsun. “Yakalayın” diye bağırıyorsun. Polis koşup yetişiyor. Cinayete tanık oluyorsun. “Katil, kaçıyor” diyorsun. Polis peşine düşüyor. Peki, iş mafyaya geldiğinde her şey neden bu kadar basit olmuyor? soruEkmeğin de milletlerin de tarihi var. Elbette polisin de… “Neden” dediğimizin yanıtı belki de o tarihte gizli.

“90’lara döndük” lafı ağızdan kolay çıkıyor. Söyleyen haksız da değil, 90’lı yıllar, mafyanın devletin yerine adalet dağıttığı yıllardı. O dönemin ruh hali, aynı aktörlerle belirince, insan hafızası benzetmeyi kolay yaptı. Ama unutmayın, 90’lı yıllar aynı zamanda mafyanın bitirildiği yıllardı.


Okumaya devam et

‘Silersin devrem!’ -/= (…bu kadar basit-demek?)

erkek1İbrahim TEKPINAR

Kemal Korkut, Dilek Doğan’ın neredeyse çoğu şiddet olayında gördüğümüz görüntülerin kaydını birileri almamış olsaydı bizler haberdar olacak mıydık yoksa devreler silecek miydi?


'Silersin devrem!'

Çingeneler ve göçebe topluluklar yerleşik hayata geçmek konusunda özellikle devletlerin isteği ve zorlamasıyla kendi yaşam biçimlerinden koparıldı tabiri caizse asimile edildiler.

Yerleşik yaşamın zorlukları göçebeleri yeni bir yaşam biçimine zorladı. Kadim Çingene meslekleri modern hayatın içinde pek para etmeyen mesleklere ve bilgelikleri de gettolarda, kenar mahallelerde işe yaramaz bilgilere dönüştü. Kendi yazılı tarihleri ile ilgili kaynak bile bulmak zor.


Okumaya devam et

Çöplük -/= Birileri çöpten kazanıyor, birileri çöpten topladıklarıyla karın doyuruyor.

ALPASLAN SAVAŞ

Sorsan memleketi yönetene, bak işte herkesin rızkı çıkıyor. Ona “Akbaba” lakabını takmışlar.  Akbaba Cengiz!


Lakabı olmayan yoktur bizim oralarda. Ama kuştan lakap olacaksa genelde atmaca tercih edilir. Çok severler atmacayı. Ona akbabayı uygun görmüşler.

“O inatsa, biz de inadız” deyip, kepçenin önünde, ellerinde sopa bellerinde peştamal bekliyorlar günlerdir. İkizdere’de taşocağı nöbeti devam ediyor..

Okumaya devam et

Kripto borsaları-günümüzün banker skandalı

Alp AltınörsAlp ALTINÖRS

Bitcoin gibi ‘mucizevi’ kazanç kapıları kural olarak kitleselleşince batar, iflas eder ve kapanır. Ama sınıf dayanışması kitleselleşince tüm emekçilerin yaşamını değiştirir, güzelleştirir.


Kripto borsaları-günümüzün banker skandalı

Thodex ve Vebitcoin adlı kripto para borsalarındaki çöküş bir dolandırıcılığı da ortaya çıkardı. Goldxcoin’in de çöktüğü belirtiliyor.

Türkiye’de her mali kriz dönemini bir dolandırıcılık skandalı simgeler. Bu dolandırıcılıkların hiçbiri gizli saklı yapılmamıştır.


Okumaya devam et

‘Gerisin geri ileri!’ -/= Covid-19 salgını için 17 günlük tam kapanma kararının içine ‘alkol yasağı’ da eklenince Orhan Duru’nun ‘fantastik’ öyküsünün içine düşmüş gibi oluverdik.

nazimNazım ALPMAN

”Bu sabah erkenden kalkarak boy aptesimi aldım, namazımı kılıp Ulu Tanrı’ya şükranlarımı sundum. Bugün büyük ve tarihi bir gün olacak.’ciz

‘Gerisin geri ileri!’

 “Tanrının yolunda hep birlikteyiz, koparamaz artık kimse bu toplumu bu gidişten. Zaten bütün mahalleler tekke ve zaviyelerle doldu.

neymisYine de insanı rahatsız eden görüntülerle karşılaşıyoruz. Mesela Atatürkçülerin kökü kazınamadı bir türlü. Daha geçen gün TV’lerde yakalanan Atatürkçüleri gösterdiler. Yakalandıkları hücre evinde ele geçirilen yasa dışı ve sakıncalı kitapları önlerine koyup, Atatürkçülerin ya da Atatürkçü olduklarından kuşku duyulanların en yakın karakola bildirilmeleri istendi.”


Okumaya devam et

Bu kadar çürümesek iyiydi -/= Dağılmayalım dediydik, bir daha bir daha dağıldık. Nerelerden nerelere geldik! Şimdi kim toplayacak bizi?

tolgaTOLGA BİNBAY

Zaten son 150 yıldır hep böyle olmamış mı? – Das Kapital toplaşırken tek elde, Ah kapital dağılmış her yerde! Ama biz yine de dağıta dağıta giderken dağılmayalım! Sorumuza dönelim.


SOSYAL ÇÜRÜMÜŞLÜK ve AHLAKİ YOZLAŞMA | Bayrak YayıncılıkTamam, bu kadar çürümesek iyiydi de ne kadar çürüsek iyiydi? Mesela ayak bileklerimize kadar mı? Olmaz mı? Az mı? Yetmez mi? Yeter ama yine de evet mi? Her halükârda evet mi? Değil mi? O zaman parmak uçlarımıza kadar mı? Hem çamura bulanmadan çamuru tanımak da mümkün değildi, di mi?


Şöyle tadına bakmak lazım, değil mi? Ama ne demiş (h)atalarımız: Çalıya dolanma etrafını dolan! Vay be! E, hadi çalıya dolanmadık ama hiç bu kadar kolay da dolandırılmamıştık, değil mi?


Okumaya devam et

‘Kendine Müslüman’ların paralel cenazesi

barisBarış Terkoğlu

Bir içişleri bakanı düşünün…

Ülkede salgın zirve yapmışken genelge yayımlasın. O genelgenin “zorunlu haller” bölümünde şu yazsın:

“Kendisi veya eşinin, vefat eden birinci derece yakınının ya da kardeşinin cenazesine katılmak için veya cenaze nakil işlemine refakat edecek olan (en fazla 8 kişi)”,

Sonra “kurala uymayana acımam” diyen içişleri bakanı, “çocukluğundan beri takip ettiği” cemaat liderinin cenazesinde lebaleb kalabalıkla poz versin.

Bir Diyanet düşünün…


Okumaya devam et

Biz bize hallettik, yabancıya gerek yok!

Mine G. Kırıkkanatmine

Yirmi bin nüfuslu kentte, 18 Kasım 1912 günü, fısıltılar başladı: Türk ordusu yenilmişti. Azalan top sesleri, nizami adımların sertliğinden uzak, ayaklarını sürüyerek toplanan birlikler, paramparça olmuş, apoletleri sökülmüş, kan izleri taşıyan üniformaların içinde beti benzi atmış askerler, her şeyin bittiğini gösteriyordu.


Mösyö Hasid, haberi doğruladı: “Ne mermileri kalmış ne de erzakları. Mustafa Paşa, teslimi imzalamış. Kurmay Başkanı Nuri Bey, az önce vedaya geldi bana. Ağlıyordu…”

Sordum: “Peki, nereye gidiyorlar?”


Okumaya devam et

Enayi değilim, “Devr-i Tayyip” yazmayacağım -/= Ödlek değilim ama enayi de değilim…

aydinAydın Engin

Tamam, Demirel şöyledir, Demirel böyledir, Celal Bayar - Biyografya 70’li yıllarda MC’leri kurmuş, memleketi iç savaş eşiğine filan sürüklemiştir ama yine de kendisiyle -haydi itiraf edeyim- acımasızca dalga geçen bir tiyatro oyununun yazarına düşmanlık göstermeyecek, Danıştay kararını istemese bile noktasına virgülüne kadar uygulayacak bir siyasetçiydi


Aralarında anlaşıp ağız birliği mi yapıyorlar, yoksa tuhaf bir rastlantı mı bilemiyorum. Bildiğim bu günlerde eşimden başlayıp yakın çevreme kadar hemen hepsi üstüme çullandılar.

Bana “Ah, ah fırsatı kaçırıyor, tembellikle ediyorsun. Devr-i Tayyip diye bir oyunun tam da sırası. Yazsana şunu…” diyorlar ve bunu ha bire tekrarlıyorlar.


Okumaya devam et