Pandeminin üçüncü kışı

Prof. Dr. Esin DAVUTOĞLU ŞENOLEsin Davutoğlu Şenol kimdir, kaç yaşında, nereli Prof. Dr. Esin Davutoğlu Şenolun hayatı ve biyografisi

Pandeminin üçüncü kışına girerken, hem bu pandemi hem yakın gelecekte olacağı öngörülen yeni pandemilerle ilişkili olmak üzere iki önemli başlık açmak gerekiyor.



Pandeminin üçüncü kışı

Birincisi; virüs ile ilişkili değişimlerin en kötüsü gerçekleşmez ise yani yeni ve farklı dolayısıyla edinilmiş bağışıklıktan önemli derecede kaçan bir varyant gelişmez ise, COVID-19’un birkaç yıl içinde dönüşeceği ve “endemik” bir hastalık olarak en iyi ihtimalle sonsuza kadar bizimle kalacağıdır.

Okumaya devam et

Meme kanseri: Kader mi, önlenebilir bir kronik hastalık mı?

PROF. DR. NİLÜFER YILDIRIM

Yeni tanı alan kanserlerin lideri yıllardır akciğer kanseri iken, 2021 yılında Dünya Sağlık örgütü (WHO)Meme kanseri: Kader mi, önlenebilir bir kronik hastalık mı? verilerine göre en sık görülen kanser türü artık meme kanseri. 

Yaygın tarama, erken tanı ve gelişmiş tedaviler sayesinde ölüm oranı düşük olsa da en iyisi kanser olmadan yaşamak.

Okumaya devam et

Kahve dost mu düşman mı? Kafein hakkındaki efsaneler ve gerçekler

-PROF. DR. NİLÜFER YILDIRIM

Pek çok insan için gün bir fincan kahve içmeden başlamaz.

Sabah kahvesi tüm dünyada en yaygın alışkanlıklardan biri.

Nedenlerinden biri -kendine has tadı, kokusu ve ritüeli bir yana- içerdiği kafein elbette.

Modern tıbbın kurucularından Paracelsus’un ünlü sözü kafein için de geçerli aslında: “İlacı zehirden ayıran, dozudur.”

Okumaya devam et

9 soruda otoimmün hastalıklar: Kendine toleransın var mı?

(*)PROF. DR. NİLÜFER YILDIRIM

Uzun yıllar ‘atipik kronik rahatsızlıklar’ olarak adlandırılan, en iyi ihtimalle yaşam kalitesini düşüren, kötü senaryodaysa ilerleyerek yaşamı tehdit eden bir hastalık grubu var:9 soruda otoimmün hastalıklar: Kendine toleransın var mı?

Otoimmün hastalıklar. Bunların başında diyabet, romatoid artrit, lupus (SLE), sedef, çölyak, multiple Skleroz (MS), Behçet hastalığı, myastenia gravis (MG), Hashimato tiroiditi, graves, ailesel Akdeniz ateşi (FMF) ve pek çok kanser türü geliyor.


Bu konuda en çok merak edilenleri dokuz soru-cevapta özetleyelim:

Okumaya devam et

Oturmak sigara kadar zararlı

Rita Urgan

Hareketsiz ve durağan bir yaşam biçimi şimdilerde sigara içmekle aynı kefeye oturtuluyor ve bunun kalp hastalıkları ve kanserle de bağlantısı olduğu ileri sürülüyor.

Ancak bu tehlikelerden nasıl korunabileceğimizi çocuklardan ve günümüzün avcı toplayıcı topluluklarından öğrenebiliriz.

Doğru oturmanın ilkelerini hepimiz üç aşağı beş yukarı biliyoruz. Kambur durmamak, bacak bacak üstüne atmamak, kalçamızı iskemlenin arkasına dayamak ve ayaklarımızı yere basmak gerekiyor.

Okumaya devam et

Enfeksiyonlar ve kanser

Mustafa Çetiner

Coronavirus salgını birçok kişiyi enfeksiyon hastalıkları konusunda oldukça bilgilendirdi ve enfeksiyon sağlık gündeminin baş köşesine kuruldu.

Aslında enfeksiyonların tarihi ile insanlık tarihi at başı gider. Yüzyıllar öncesinin Veba salgınlarını hatırlayın. Sadece sağlığı değil, tüm yaşam biçimlerini, inançları, bilimi aklınıza ne gelirse her şeyi etkiledi.


HIV, 30 yıl önce insanlığı o kadar korkutmasaydı, viroloji bugün bu kadar gelişmiş olmazdı.

Okumaya devam et

Biyolojik saat kaygısı

Dr. FEYZA BAYRAKTAR

Üreme Sağlığını Koruma Derneği (ÜRSAK) ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi işbirliğinde 27 Eylül Salı günü düzenlenen organizasyonda,Biyolojik saat kaygısı sevgili Prof. Dr. Ebru Öztürk ve Prof. Dr. Aylin Pelin Çil ile birlikte ben de konuşmacı olarak yer aldım.

Ebru Hoca ve Aylin Hoca -kadın hastalıkları ve doğum uzmanı oldukları için- kadınların çocuk sahibi olabilmesinde önemli rol oynayan yumurta rezervi ve yumurta dondurma işleminin tıbbi boyutlarını anlattılar.


Ben de hem 35 yaşımda yumurta dondurmuş bir kadın olarak hem de New York Üniversitesi’nde Kadın Ruh Sağlığı alanında çalışmış bir uzman olarak yumurta dondurma sürecinin psikolojik boyutlarına değindim.

Okumaya devam et

Tatlı kimyasalların acı bedeli

(*)PROF. DR. NİLÜFER YILDIRIM

Tüm tatlı duyular haz vericidir. Damağımıza tatlı hissi veren kimyasal tatlandırıcılara zaafımızın sebebi de budur.Tatlı kimyasalların acı bedeli

Ancak diyabet hastası değilseniz yapay tatlandırıcı kullanımı pek çok yönden ‘metabolizmanızı bozan bir kimyasal maruziyeti’ olarak kabul edilmeli.

Zira pek çok kronik inflamatuar hastalığa davet çıkarıyor yapay tatlandırıcılar.


Yapay tatlandırıcılar konusunu dokuz soru-yanıtta özetleyelim:

Okumaya devam et

Yarın Dünya Alzheimer Günü: Umut tacirlerinden uzak durun (… Söyleşi)

MESUDE ERŞAN

Türkiye Alzheimer Derneği Başkanı Prof. Dr. Başar Bilgiç, Türkiye’de halen yaklaşık bir milyon ailenin Alzheimer ile mücadele ettiğini söyledi.

Etkinliği kanıtlanmamış Alzheimer tedavilerine karşı uyaran Bilgiç, “Kısıtlı tedavi olanakları nedeniyle insanlar ‘bir umut’ diyerek deneysel tedavilere yöneliyor.

Ancak net söyleyeyim bu tedavileri uygulayanlar ‘umut tacirliği’ yapıyor” dedi.

Okumaya devam et

İlla “damardan” olacak -/= Hastalar bir “grip serumu” olduğunu bilirler ve bunu almak için hastaneye gelirler.

Özdemir AktanÖzdemir Aktan

Oysaki hasta evinde yeterli sıvı alıp, ateş düşürücü ilacını da ağızdan alsa aynı sonuç elde edilecektir ama serum taktırmanın büyüsü farklıdır.

Böylece yakınlarına ne kadar hasta olduğunu kanıtlama imkanına da kavuşmuş olur

“Serum takmak” veya “serum taktırmak” hastanelerimizde, muhtemelen, en sık kullanılan terimlerdir. Hastaların gözünde serum takılması “ciddi” bir tedavinin ayrılmaz parçasıdır.

Okumaya devam et

Farklı serinleme yöntemlerinin olumlu ve olumsuz tarafları

Nilgün Özbaşaran Dede

Sıcaklıkların en yüksek seviyeye ulaştığı şu günlerde herkes serinlemenin bir yolunu arıyor. Özellikle de büyük şehirlerde yaşayanlar klima cihazı olmadan yapamıyorlar.

Fakat klima cihazları çok fazla enerji harcıyor. Sydney Üniversitesi bilim insanları bu yüzden klima cihazlarına alternatif yöntemler araştırdılar.

Çalışma yöntemleri açıklamakla kalmayıp, olumlu ve olumsuz taraflarına da dikkat çekiyor.

Okumaya devam et

Yeni varyant hızlı bulaşıyor: Enfekte birisiyle konuşurken maskeniz yoksa virüsü hemen alabilirsiniz

Yeni varyant BA.5 ile ilgili uyarıda bulunan Dr. Yıldız, ‘daha güçlü ve hızlı bir bulaşma yeteneğine sahiptir. Maskeniz yoksa virüsü hemen alabilirsiniz’ dedi.Yeni varyant hızlı bulaşıyor: Enfekte birisiyle konuşurken maskeniz yoksa virüsü hemen alabilirsiniz

Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan haftalık Covid-19 tablosuna göre, 11-17 Temmuz tarihleri arasında 226 bin 532 kişi Koronavirüs’e yakalandı.

Günlük ortalama vaka sayısı 32 bin 362 oldu.

Bakanlığın verilerine göre Türkiye’de toplam 15 milyon 524 bin 71 vaka saptandı.

Toplam vefat sayısı ise 99 bin 184 oldu.

Okumaya devam et

Ispanak iftiraya mı uğradı?

Dr. Mustafa Çetiner

Geçtiğimiz haftalarda ülkemiz Ispanak ile büyük sorun yaşadı, İstanbul, Tekirdağ, Edirne ve Kocaeli›nde onlarca kişi zehirlendi. Toplam 196 kişi hastanelere başvurdu.

Ben de bunun üzerine YouTube kanalımda bir video yayınladım ve resmi makamların ifadelerini kaynak göstererek, zehirlenmeden ıspanağın içine karışan “güzel avrat otu” ve/veya “adam otunun” sorumlu olduğunu söyledim.


Geçtiğimiz günlerde beni Prof. Dr. Erdem Yeşilada aradı. Dr. Yeşilada hem kişiliği hem de akademik kimliğiyle benim saygı duyduğum bir bilim insanıdır. Güzel avrat otu ve adam otu konusunda beni uyardı.

Okumaya devam et

Apandisit: Kendisi küçük şöhreti büyük hastalık

Özdemir Aktan Özdemir Aktan

Leonid İvanoviç Rogozov 1960-1961 yıllarında düzenlenen Sovyet Antarktika Seferi’nde pratisyen hekim olarak görev alan bir Sovyetler doktoru.

Kendisine apandisit tanısı koyduktan sonra görev sırasında başka bir doktorun olmaması sebebiyle, kendine apandisit ameliyatı yapmasıyla ünlenmişti

Apandisit yıllar içinde en çok bilinen hastalıklar arasında haklı bir yer edinmiştir. Herkesin apandisit hakkında biraz bilgisi ve düşüncesi vardır.


Her karın ağrısında aman apandisit olmasın kaygısı yatar.

Öyle ya, bir de patlarsa çok kötü şeyler olabilir.

Okumaya devam et

İyiden iyiye sürterken aklımızı… -/= … depresyon, psikoz, demans, bağımlılık artık her yerde. Ve bunlar sadece başlangıç!

TOLGA BİNBAY

Ama işte Lenin huysuzluğu bu: çürüme demişti ya… günümüzde en önce zihinlerimiz çürüyor artık: depresyon, psikoz, demans, bağımlılık artık her yerde. Ve bunlar sadece başlangıç!Post-pandemik logoreitmalar | soL haber

Korkuyorum ki çok alametlerin belirdiği şu dönem bir şekilde sona erdiğinde her şey, tüm çıplaklığıyla gözümüzün önünde öylece yaşanmış ve bitmiş olacak.

Bir Kırmızı Pazartesi durumundan bahsetmiyorum.


Yani herkesin şaşkınlıkla ve çaresizlikle izlediği, bildiği ama sustuğu, konuşmadığı bir durumdan bahsetmiyorum.

Okumaya devam et