M. A. Çelebi: Tweetlerini değil, kendisini siliyor -/= Sen neymişsin be Çelebi!..

Yalçın Doğan

Ne ederse etsin, siyasi hayatını perişan ediyor

“-Ergenekon terör örgütü ile bağlantınız olduğu öne sürülüyor.”

Yanıtı müthiş:

“Benim Mustafa Kemal ile bağlantım var.”


Öylesine Atatürkçü, her fırsatta  “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” demekten gurur duyuyor.

Okumaya devam et

Hani AKP’nin miadı dolmuştu Teğmen Çelebi?

İsmail Saymaz

Mehmet Ali Çelebi’nin birlikte hareket ettiği iki milletvekiliyle 10 Aralık 2020 günü Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) sunduğu ültimatom niteliğindeki mektup şu cümleyle başlıyordu:Hani AKP’nin miadı dolmuştu Teğmen Çelebi?

“AKP’nin miadı dolmuştur.”

CHP’yi ele geçirdiğini söyledikleri 10 Aralık Hareketi’ne karşı 29 Ekim Gücü adlı hizibi kuran Çelebi ile Karabük Milletvekili Hüseyin Avni Aksoy ve Yalova Milletvekili Özcan Özel, mektuptan 40 gün sonra CHP’den ayrıldı. 

Okumaya devam et

Biz çok zengindik -/= Çok gezdiğimiz için herkes bizi çok zengin sanıyordu.

Metin YeğinMetin Yeğin 

Öyleydik bence, iyi işçiydik. 3-4 ay çalışıp, yine bir yerlere gidiyorduk

Cambridge otobüsü 7 pound’tu. Biz iki kişiydik ve sadece 8 pound’umuz vardı. 7-8 ay gezmiştik Latin Amerika’da galiba o seferinde.Biz çok zengindik

İngiltere’ye dönüp, çalışıyor, sonra yine dünyanın bir taraflarına yola düşüyorduk. Çok gezdiğimiz için herkes bizi çok zengin sanıyordu.


Öyleydik bence, iyi işçiydik. 3-4 ay çalışıp, yine bir yerlere gidiyorduk. Fakat önce Cambridge gitmemiz gerekiyordu.

Okumaya devam et

CHP’den haber mi var?

AYDEMİR GÜLER

 ‘Düzen içi muhalefet toplumu değişime, egemen güçleri ise statükoya ikna etmek gibi zor bir sınavla karşı karşıya. Sonucu sahadaki mücadeleler belirleyecek.’CHP’den haber mi var?

CHP’nin son dönemki etkili hamleleri devam edecek mi?

Nelerden söz ettiğim açık, ama birkaçını hatırlayalım. 


Kılıçdaroğlu öğrenci kredileri gündeminde hükümete ne yapması gerektiğini dikte etmiş oldu. Erdoğan’ın tuhaf biçimde aşağılama niyetine diline doladığı “Bay Kemal” lafını tek hareketle düşürdü.

Okumaya devam et

Türkiye Talibanlaştı!

Yazgülü Aldoğan

Esin Davutoğlu Şenol! Yaşadıklarını okudukça niçin aklıma Bahriye Üçok geliyor? Niçin Türkan Saylan geliyor? Niçin Taliban geliyor?


Esin Davutoğlu Şenol, bir bilim insanı. Bir tıp doktoru. Uzmanlık alanı pandemi olduğu için, insanlık Koronavirüsle tanıştığından beri medyada o ve onun gibi bilim insanlarına çokça yer verildi.


İnsanlar başlarına gelen bu yeni felaket hakkında bilgi almak istedikçe kendilerine mikrofon uzatıldı, kamera görüntülerini çekti. Popüler oldular, bedelini ödemeye başladılar.

Okumaya devam et

Dünya gider yeşile, biz gideriz ölüme

Aslıhan AykaçAslıhan Aykaç

Hiçbir ülkenin, hiçbir sektörün, hiçbir sınıfın pis işlerini güvencesiz insanlar yapmak zorunda değil. Çevreyi bir bütün olarak herkes için korumayacaksak bütün bu yeşil yaklaşımlar imtiyazlı kesimlerin yeni bir sömürü aracı olmaktan öteye gidemez.

İşçileri kullan-at makine parçalarına indirgeyen bu zihniyet değişmeden umudu yeşertmek mümkün değil.

Türkiye birkaç haftadır Brezilya donanmasına ait ve tonlarca asbest yüklü eski uçak gemisinin Aliağa’daki gemisöküm tesislerine gelişini tartışıyor.

Okumaya devam et

Belediye ekmek satar mı?

Ali D. UlusoyAli D. Ulusoy

Belediyelerin ekmek üretim ve satışında bu iki boyut açısından dikkatli olması ve kendi otokontrolünü yapması hukuksal bir gereklilik

Geçenlerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı halka fırınlara göre daha ucuz ve kaliteli ekmek satışı için ilave yatırımlar yapacaklarını duyurdu.


Açıklama liberal çevrelerden bazı eleştiriler aldı.

Okumaya devam et

Çürümüş bir düzenden insan manzaraları: İnan Kıraç nereden koşuyor?

ORHAN GÖKDEMİR

Sedat Peker’in açıklamalarıyla yeniden gündeme gelen İnan Kıraç, geçmişten bugüne Türkiye’de her taşın altından çıkabilen en karanlık isimlerden biri.

İnan Kıraç, 1937 yılında Eskişehir’de doğdu. Galatasaray Lisesi’ni bitirdikten sonra Londra “City College of Business”a devam etti. Dönüşte Vehbi Koç’un kızı Suna Koç ile evlendi.

Taze damat, Koç Grubu bünyesinde hızla yükseldi. Bir ayağı hep Fransa’daydı. Galatasaray Eğitim Vakfı kurucusu olduğu ve Türk-Fransız ilişkilerinde üstlendiği önemli rol nedeniyle, 1997’de “Legion d’honneur” nişanının “Officier” rütbesine layık bulundu.

Okumaya devam et

Mutsuz ve hep yorgun musunuz?

Zeynep Çukadar(*)

Çekilen ve yaşanılan bu acılar yalnızca bireyle ilgili değildir, modern toplumun yarattığı birey, acı çekmektedir ve bu acıyı yalnızca kendisinin duyumsadığına dair derin bir yanılsaması vardır.

Ne yaparsanız yapsın geçmeyen bir yorgunluk ve mutsuzluk mu yaşıyorsunuz?

Öncelikle bu yorgunluk ve mutsuzluk halimizi doğru anlamlandırmak için nereden geldiğine dair bazı şeylerden söz etmek gerekli.


Psikolojide nesne kuramı, insan yavrusunun gelişim evrelerini ve her evrede neye ihtiyaç duyduğunu anlamamızı sağlayan bir kuramdır.

Okumaya devam et

Bataklıkta boğulan güzel ülkem!

Işıl Özgentürk

Sevgili okurlarım, ne yazık ki her şeyi kanıksadığımız bir dönaemden geçiyoruz, ne olduğunu bilmediğimiz sözüm ona bir savaşta gencecik insanlar ölüyor ve gazetelerin üçüncü sayfasında anca yer buluyor, sosyal medyada ise on dakika.

Geçen yıl yanan Marmaris orman bölgesinde yedi katlı otel inşaatının fotoğrafı bizimle alay edercesine duruyor, bir Kanada şirketi ile Çalık Holding’in ortak olduğu şirket Elazığ’da altın çıkarırken siyanürlü sularını Fırat Nehri’ne boşaltıyor.


Tık yok! Aliağa önlerinde Brezilya’ya ait yüzlerce ton zehir yüklü bir gemi boşaltılmak için bekliyor. Adana İngiliz devletinin çöp ambarı olmuş, dünya enerji krizine çare ararken biz de gene tık yok!

Okumaya devam et

Kitlesel çökme ve gasp ruhu -/= O sırada polis “Zaten siz Ermeniler hepiniz yurt dışındasınız, sen de kalk git, şikayetini de çek ki köyden çıkabilesin” diyor. (…)

Aris Nalcı

İşte koca bir millet böyle diaspora edilmeye devam ediyor. Bugün size David Demirciyan’ın hikayesini anlatacağım. Sasunlu David’in.Kitlesel çökme ve gasp ruhu

 

5 ay önce ailesiyle birlikte Batman Sason’dan Avrupa’ya kaçmak zorunda kalan bir ailenin hikayesi bu.


Bizim tanışmamız da Muş’tan bir Ermeni’nin bana David’in kurşunlanmış fotoğraflarını göndermesiyle başladı. Nasıl yardım edeyim diye aradığımda: “Ahparik yurtdışına çıkacağız bize burada hayat yok” dedi.

Okumaya devam et

Bardağın boş tarafının kıymeti -/= Suyun artık orada olmayan diğer yarısını kim içti peki?

Gizem Doğan(*)

Bardağın dolu tarafı… Kaybımızı meşrulaştırmak için kullandığımız metafor.

Bize her zaman bardağın dolu tarafını görmemiz gerektiği söylendi. İstediğimiz gibi gitmeyen herhangi bir şeyin ardından başka bir kapının açılacağı, her şerde bir hayır olduğu, iyi tarafından bakılması gerektiği…

Belki de bu yüzden kendimizi “Neyse zaten”lere alıştırdık.


Çünkü olmuş olanın, olabileceklerin en iyisi olduğuna kendimizi ikna edemezsek, her şerdeki o hayrı bulamazsak devam etmenin ne anlamı vardı?

Okumaya devam et

Mafyalaşan yargı -/= Tuz kokmuştur, artık yeni bir yargı inşa etme zamanı da gelmiştir.

Bülent YÜCETÜRK(*)

Gün geçmiyor ki kısaca mafya olarak nitelendirdiğimiz çıkar amaçlı suç örgütlerinin liderleri ile yargı mensuplarının Servet BEKİ on Twitter: "Et Kokarsa Tuzlarsın, Ya Tuz Kokarsa?...  http://t.co/waEVThPhdo" / Twitteraynı karede olduğu fotoğrafları ve mafyalaşmış yargı mensuplarının öyküleri basında, sosyal medyada ve gazetelerde çıkmasın.

Mafyanın, yargıya olan ilgisi anlaşılabilir bir şeydir. Sonuçta mafya dediğimiz yapıların temel faaliyet alanları yasadışı işler olduğu için olayın yargısal bir tarafı vardır.


Bu nedenle, mafya; polise, yargı mensuplarına, siyasetçilere ve kamu görevlilerine yakın ilişki içinde olmak ister.

Okumaya devam et

‘Biz dedik onlar yaptı’ muhalefeti -/= Kendi kendimizi övmemiz, yaptığımız şeylerin de değersizleşmesine neden olur. 

LEVENT GÜLTEKİN

Muhalefet partilerinin son zamanlarda sıkça kullandığı bir söylem var: Deyimler Sözlüğü“Biz söyledik iktidar yaptı.”

Bu tarz bir siyaset anlayışının muhalefete zarar verdiği kanaatindeyim.

Toplum nezdinde muhalefetin sözünü değersizleştirdiğini, ağırlığını azalttığını düşünüyorum.


Ne demek istiyorum, anlatayım. “Ben demiştim”, “Ben söyledim yaptırdım”, “Ben zorladım oldu”, “Esasında bunun mimarı benim” gibi sözlerin insanları rahatsız ettiğini, bu sözleri sarf edene karşı bir güvensizlik duygusu oluştuğunu hepimiz biliyoruz, değil mi?

Okumaya devam et

Yamuk yumuk! -/= Sizin “dokunulmazlıklar” dünyanızda öyle çok asker, polis, memur ve elbette gazeteciler, kadınlar, çocuklar, gençler acı çekiyor, acı çektiriliyor ki…

Umur TALU

Sevsinler yamuk yumuk yumruk ve haysiyet hassasiyetlerinizi! Her gün herkesi manen veya açık açık yumrukladığınız, yumruklattığınız, haysiyetiyle, hayatıyla, haklarıyla oynadığınız bir ülkeniz var. Kendi dokunulmazlıklarınızı da kaldırın!

Meclis komisyonunda bir milletvekilinin (daha) dokunulmazlığının kaldırılması yönünde karar alındı.
“Bir milletvekili” kadın, Kürt, DBP Eşbaşkanı Salihe Aydeniz.


Hayır, “suçu” bu kimlikleri değil, görünüşe göre. Yürüyüşe müdahale etmek isteyen polis memuruna “yumruk atmak!”

Okumaya devam et