Doğada değişip-dönüşmeyen hiçbir şey yoktur ve değişimler BİLGİ oluşumlarına bağlıdır

Prof. Dr. İsmet GEDİK

Cep-telefonuyla sinyaller okyanusundan kendisi için gerekli sinyalleri alıp, ona göre işlem yapan insanlar gibi, tüm diğer canlılar da, farklı sinyallerle etkileşebilen çeşitli proteinler üreterek, bu sinyaller okyanusundan kendileri için gerekli bilgileri alırlar ve ona göre davranırlar.


Varlıklar çevrelerini algılayıp, kendilerini bu koşullara uyumlu hale sokabilmeleri için bilgi oluşturma dürtüsüyle donatılmışlardır.


Bu nedenle, ortamdaki tüm değişim-dönüşümleri, hangi tür yeni madde-bileşimleri oluştuğu, v.s bilgilerini toplayan hücreler, kendilerine belirledikleri hedeflere ulaşacak şekilde bir işletim sistemi tasarlarlar ve buna ulaşmak için gerekli beden yapılaşması konusunda karşılıklı bir ortak

Okumaya devam et

Amerikan düzeni çözülürken

Mehmet Ali Güller

ABD hegemonyasının ve kurallarını Washington’un yazdığı düzenin zayıflamasının iki önemli sonucunu yaşıyoruz uluslararası ilişkilerde:


-1) Ülkeler arasında dolar yerine ulusal paralarıyla ticaret eğilimi güçleniyor.


-2) ABD müttefiki ülkelerin, ABD’yle ilişkililerine ek olarak Çin ve Rusya ile ayrı ve bağımsız ilişki geliştirme eğilimi artıyor.

Okumaya devam et

Genetik Haplogrup-analizlerinin geçmişimizi tasarlamadaki önemi

Prof. Dr. İsmet GEDİK

Binlerce yıl önce bir annenin mitokondrisinde bir mutasyon olduysa, o mutasyon onun soyundan olan herkeste devam eder.


Binlerce yıl önce Doğu-Asya’daki bir kadının mitokondrisinde gerçekleşen bir mutasyon, onun soyundan bazılarının Bering boğazından Amerika’ya göçmesiyle Amerika yerlileri arasında yayılır, Güney-doğu-Asya’ya göç eden çocuklarıyla Çin- Endonezya vs. yayılır.


Ama Amerika’ya göç eden kadınlar arasında başka türde mitokondria mutasyonları da var olacağından, herkes aynı haplo-grupta olmaz.

Okumaya devam et

TANRI’DANDIR

Suay Karaman

Uzun yıllardan beri hatta AKP iktidarından da önce Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından gerçekleştirilen sınavlarda hırsızlık yapıldığı ve soruların verildiği bilinmektedir.


Bu sahtekârlık olayı önce 17-25 Aralık 2013 yolsuzluk ve rüşvet olaylarının ve özellikle de 15 Temmuz 2016 olayının ardından, Fethullah Gülen cemaati ile ipler kopartılınca gün ışığına çıkartıldı.


ÖSYM; Yükseköğretim Kurumları Sınavından (YKS), Tıpta Uzmanlık Sınavına (TUS), Kamu Personel Seçme Sınavından (KPSS), Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavına (ALES), Üniversitelerarası Kurul Yabancı Dil Sınavından (ÜDS), Adalet Bakanlığı Hâkim adayları sınavları ile İçişleri Bakanlığı Kaymakam adayları sınavlarına kadar daha pek çok kurum için sınav gerçekleştirmektedir.

Okumaya devam et

At-gözlüğü takmış Bilim-insanlarını suçluyorum

Prof. Dr. İsmet GEDİK

Doğum ve ölüm döngüsü üzerine oturtulmuş bir hayat ve sürekli değişim-dönüşüm içinde olan bir doğal sistem var.


Bu sistemi tanımlamak, nasıl işlediğini açıklamak ve toplumsal sistemin işleyiş ve düzenlenmesinin bu doğal sistem ilkelerine göre düzenlenmesine yardımcı olmak, bilim insanlarının görevidir.


Kendini doğa-bilimci, fizikçi, kimyacı, biyolog, jeolog, paleontolog, tıpçı, vs. olarak tanımlayan bilim insanları bu görevi yerine getirmedikçe, 3-4 bin yıl öncesinin doğal sistem oluşturucu bilgilerini pazarlayan din tacirlerinin bu işleri yürütmelerine kimse engel olamayacaktır ve bunun tüm suçu da bilim insanlarında olacaktır.

Okumaya devam et

Bilgi varlıkların fiziko-kimyasal yapı ve dokularında kayıtlıdır.

Prof. Dr. İsmet GEDİK

Bilgi zamanla arttığından, varlıkları yapısı ve görünüşleri de zamanla değişir

Bilgisayar, uydu, cep telefonu, TV, radyo gibi aygıtlar son asır içinde bulunmuştur ve günümüz insanlarının beyinlerinde bu kavramlarla ilgili sinir bağlantıları gelişmiştir.


Oysa yüz yıl öncesinin insanlarının beyinlerinde böyle sinir bağlantıları yoktur çünkü onlar böyle bir şey görmediklerinden, beyinlerinde buna ilişkin bağlantılar gelişememiştir.

Okumaya devam et

Tarikat-siyaset-sınav

Mehmet Ali Güller

Sınav yolsuzluğu FETÖ’ye özgü bir durum değildir, genel bir AKP dönemi uygulamasıdır. Çünkü tarikatlar ve cemaatler, siyasetin korunaklı gölgesinde, sınavlar üzerinden “kendi gençlerini” devlete yerleştirme yarışındalar. Dün FETÖ, bugün Menzil, İsmailağa ve diğerleri…

Çünkü AKP bir tarikatlar koalisyonudur. Öyle olduğu için de AKP “FETÖ’yle” bir ölçüde mücadele eder ama “FETÖ’cülükle” mücadele edemez.


FETÖ’cülük tarikatçılıktır, FETÖ’cülük cemaatçiliktir, FETÖ’cülük saray rejimi altında devletin tarikat ve cemaatlere parsel parsel dağıtılmasıdır.

Okumaya devam et

İnsanlığın konuştuğu ilk dil kesinlikle eklentilidir

Prof. Dr. İsmet GEDİK

Basra-Hürmüz-ovası (veya Atlantis) yaşamı bilinmediğinden, Çatalhöyük, Çayönü gibi ilk yerleşim yeri halklarının nereden gelmiş olabilecekleri ve hangi dili konuştukları da bilinmez.


Ve bu bilgisizliğin tüm suçu da tamamen biz Anadolu yurttaşlarının aittir. Çünkü Gedik 1992 taa 1992 de yayınlanmıştı ve Türkiye’de hiçbir bilim adamının kılı kıpırdamamıştı.


Ve hala da kıpırdamıyor ve Atlantis hala dünyanın başka yerlerinde aranıyor.

Okumaya devam et

ABD’nin ‘Tayvan kartı’ oyunu

Mehmet Ali Güller

ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’nin Tayvan’ı ziyareti, ABD’nin Çin’le imzaladığı “Üç Ortak Bildiri”deki taahhütlerinin ihlali anlamına geliyor.


ABD yönetimi, “ziyaret resmi değil” deme kurnazlığıyla, ihlali perdelemeye çalışıyor.


Oysa Nancy Pelosi ziyaretini ABD Temsilciler Meclisi sıfatıyla yaptı ve bu makam ABD hiyerarşisinde 3 numaradır.

Okumaya devam et

CHP’LİLER KOBANİ ROBOSKİ ROJAVA ADLARINI KULLANAMAZ

Altan ARISOY

CHP Genel Merkezi tarafından Kılıçdaroğlu’nun Roboski’ye gideceği ve halktan helallik isteyeceği haberi geçildi.


Roboski, Şırnak’ın Uludere ilçesinin Ortasu köyü…

CHP genel merkezinin “Roboski” sözcüğünü neden seçtiği merak ediliyor?


Kılıçdaroğlu, oraya PKK’nın Rojava Devrimi’ni kutlamaya değil, Şırnak’ın Uludere ilçesinin bir köyünde Türk uçakları tarafından bombalanarak öldürülenler için halkla helalleşmeye gitti.

Okumaya devam et

Sümerlerin insansı tanrılarından, Avrasya bozkırı insanlarının kutsal krallarına

Prof. Dr. İsmet GEDİK

Günümüz İnsanlarının zır-cahilleşmiş olduğunun delilini topum denilen yaşam sisteminin kendisine ait olduğunu fark edemeyecek derecede körleşmiş olması oluşturur.

Şöyle ki: Toplumun kendisine ait olduğunu bilen bir insan tolum hayatına zarar verecek bir işlem yapar mı, veya yapan birine müsaade eder mi? Etmez.


Ama günümüzdeki duruma bakın, hırsızlık, kaçakçılık, işine hile karıştırma, hileli ürün üretme, kundakçılık, çevreyi kirletme, vs. çok yaygın. Liderler dahil kimse insanlara toplumun sahipliğinin insanlara ait olduğu bilgisini vermiyor. Nedeni liderlerin dahi zır-cahilleşmiş olması değil mi?

Okumaya devam et

Sınavlara Olan Güven Kaybolursa Geleceğe Olan Güvenimizde Kaybolur

Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ

Uzun zamandır ÖSYM merkezi ve diğer kamu kurumları tarafından düzenlenen sınavlara ait soruların çalındığı veya bazılarının bazı sınav sorularından önceden haberdar olduğu sıkça belirtiliyor.

Şu ana kadar bütün kamu alanlarını ilgilendiren ve devletin güvencesi altında olan birçok sınavın sorularının çalındığı iddiaları hep konuşulurdu ve çoğunun da 15 Temmuz darbe girişimi sonrası doğru çıktığı belirtildi.


Ek olarak 2021 yılında ÖSYM tarafından yapılan bir sınavdaki soruların benzerlerinin bazı dershaneler üzerinden işlendiği yazıldı basında.

Okumaya devam et

İnsan doğa ve dünyayı anlamak ve bu sistem içinde kendi hayatına bir anlam bulmak arayışı içindedir.

Prof. Dr. İsmet GEDİK

Demokrasiyi doğru yorumlamak zorundayız. Çünkü “Doğa dinamik sistemde oluşup gelişmektedir, dinamik sistemlerde, her bireyin görüşü dikkate alınır ve karşılıklı uzlaşmalarla ortak bir görüşte birleşilir.”

Toplumun sahipliğinin kendilerine ait olduğu bilgisini edinen insanlar asla topluma zarar verecek bir davranışta bulunmazlar. Toplum bize ait, o hiçbir kişiye teslim edilemez.


Sorunlarımızı çözmenin tek yolu budur. Demokrasiyi uygulamaya çalışmak, halka bu bilgiyi vermekten geçer.

Okumaya devam et

21. yüzyıl kimliğini tanımlamak

Doğan Kuban

Türkiye kendini Avrupa’ya katılarak tanımlamayacak. Türkiye olduğu için katılacak. Türkiye’nin Avrupa’ya hangi koşullarla katılacağı sorunu politik bir sorundur. Görünüşe göre katılacağı da yok.


Bu birleşme zor olsa da biz dünya ile sandığımızdan daha yapışığız. Dünyadan nerede ayrıldığımızı kendimize soruyor muyuz?


Eğitim alanında böyle bir sorun yok; turizm alanında böyle bir sorun yok; varlığı göstermelik olsa da, parlamenter demokrasi tanımı alanında bir sorun yok;

Okumaya devam et

Türkiye’nin dostu kim, düşmanı kim?

Mehmet Ali Güller

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, TV100 ekranında belirtti: “Bugün NATO için iki tehdit var. Bir tanesi terörizmdir.” (T24, 27.7.2022).

Peki ya diğer tehdit? Çavuşoğlu o tehditten bahsetmiyor ama sözlerinin devamında, terörizm tehdidini bir kez daha vurguluyor: “NATO için iki düşmandan biridir terör.


NATO’nun yeni stratejik kavramının (konseptinin) onaylandığı Madrid zirvesi sonrasında, benzer tutum Erdoğan’dan da gelmişti.

Okumaya devam et