Gelecek?

Doğan Kuban

Dünya’da herkesin Türkiye’ye cahil olarak baktığı bir ülkede yaşamak, bundan sonra, eskisi kadar kolay olmayacak! Dünya nüfusunun artmasıyla, karnını doyuramayacak insan sayısının da artması nerede ise kaçınılmaz.



Bununla başetmenin zor olduğu hepimizin bildiği bir gerçek. Aynı şekilde, küresel ısınma nedeniyle dünya ısısının artmasını engellemek de olanaksız görünüyor, bütün çabalara karşın.

Okumaya devam et

İletişim çağında yapısal değişiklik gerekiyor

Doğan Kuban

Sanayi çağının ikinci aşamasına geldik. Bu iletişim çağıdır. Artık insanların İstanbul ve Ankara gibi hantal arsa ve yapı spekülasyonu kentlerine üşüşmesi gerekmiyor.


Ününü geçmişinden alan İstanbul’da Cumhuriyet Türkiye’si sanayi, eğitim ve kültürünü kurdu.

Bugünün İstanbul’unda ise dünyaya övünerek göstereceğimiz yapı, kentsel düzenleme, yeşil alan yok. Bilim ve sanatta yok. Neden?

Okumaya devam et

Dünya tarihi uygarlık tarihi değildir

Doğan Kuban

İnsanların tarihlerini yazmaya başladıkları çağda dünyanın nüfusu, 20. yüzyıl savaşlarında öldürülen insanların sayısından daha azdı. Uygarlığı tanımladık. Ama uygar olamadık.

Tarihte başlıca insan gruplarının eriştikleri uygarlık adı verilen teknik, spiritüel ve teknolojik gelişmenin birkaç tepe noktası var: Mezopotamya ve Mısır’ı (İ.Ö. 4000- 500) izleyen Yunan yükseltisi ve ardılları (İ.Ö. 600- İ.S. 400), Çin yükseltisi ve daha sınırlı bir Hint yükseltisi (İ.Ö. 500 ile İ.S. 800);

Yakın ve Ortadoğu’da İslam yükseltisi, diğer adı ile Abbasi Rönesansı (İ.S. 1000- 1200); Avrupa yükseltisi ve ardılları (İ.S. 1500 den bu yana).

Okumaya devam et

Düşünce özgürdür -/= Düşünce özgürlüğünün yaşam dinamiğinden uzaktayız

Doğan Kuban

Sevgili okurlar, Bilim ve Özgür Düşüncedüşüncenin özgürlüğü bağlamında, gerçekten ona sahip çıkarak düşünmek bizim kuşağın içinde doğduğu entelektüel ortamın belirgin özelliği değildi. Babam üniversiteye giderken, “Politika ile zinhar uğraşmayacaksın!” demişti. Onu çok sevdiğim için, düşünceyi bir kavga aracı olarak gören bir eğilimim olmadı.

Ailece şiir seven, okuyan bir geleneğimiz oldu; aile ortamında özellikle annemin heyecanı ve babamın Osmanlı şiir sevgisiyle beslendik.

Okumaya devam et

Ha gayret!

Doğan Kuban

Sevgili Okurlar, bildiğiniz gibi, bugün marketlerde satılan malların paketleri içindekinden daha kıymetli, daha pahalı.

Günümüzde sorun eskisi gibi sağ-sol kavgası değil galiba.

Yazılarımda insan nüfusunun çare bulunmaz artışı, pahalılık, küresel iklim değişikliği ve eşitsizliklerden söz ediyorum ve birçok konuyu bilerek tekrarlıyorum.

Okumaya devam et

Tümel geri kalmışlık aşaması

Doğan Kuban

İletişim aşamasına gelen çağımız, şimdiye kadar insanların hiç denememiş oldukları bir haberleşme hızı ile, dünyanın fakirlerini köleleştiriyor.

Toplumlar, zorunlu olarak, geçmişin hazırladığı dünya sisteminin evrensel mekanizmaları içinde yaşarlar. Bu yeteri kadar bilinçli olmayan bir bağımlılık, hatta esarettir. Okul, askerlik, evlilik ve içine doğduğunuz çevre, sizi bağlayan zincirlerdir.


Bu yaşamın yasasıdır. Uymayan yok edilir, ya da yok olur. Bütün canlılar için aynıdır.

Okumaya devam et

Güncel bilgisizlik ve nedenleri üzerine

Doğan Kuban

Yurtdışında okuyanların sayısı da çok fazla! Oysa bu konudaki sorunlar ülkenin geleceğini had safhada tehdit ediyor; bu çok tehlikeli bir durum!

Okullarda yeni eğitim programlarının geliştirilmesi gerekiyor. Teknoloji ve ona bağlı, daha birinci sınıfta başlayacak öğretim programları geliştirilmeli. Teknoloji eğitimi için sınavla yetenek tespiti yapılmalı.


Çocukların yeteneklerinde, sadece ailenin ekonomik durumu değil, yaşamsal çevrede küçükken edindiği bilgi ve davranışlar da etkili.

Okumaya devam et

Modern bir savaşın içindeyiz, buna karşın bir ulusal hamlemiz kalmadı

Doğan Kuban

Temel olay, ülkemizin 15-20 yıl içinde modern teknolojinin en önemli birimlerinin üretimine geçmesi gerektiğidir. Bu görüşü, sadece teknoloji ve ekonomi dergilerinde değil, günlük gazetelerde ya da televizyon haberlerinde de bulabilirsiniz.

Bugünkü dolar ya da Avro, yabancı paraların değeri karşısında Türkiye tutunamıyor; ülkemiz modern teknolojik üretime geçemediği için, yüksek değerde üretim yapamıyoruz.


Devletin teknoloji yatırım politikaları, teknolojinin gelişmesi için yapılan harcama bütçeleri, bize gelecek için çok umut vermiyor.

Okumaya devam et

Türkiye’nin temel krizi ve eğitime çağdaş nitelik

Doğan Kuban

Bütün diğer Müslüman devletler gibi Türkiye de sürekli bir kriz ülkesidir. Osmanlı İmparatorluğu tek sömürge olmayan İslam Devleti olmasına karşın başkenti ve ülkenin yarısı işgal edilerek yok oldu.

Osmanlı İmparatorluğu hiç sömürge olmadan yok oldu.

Bu, Türk ulusunu yücelten bir söylemdir. Avrupa’nın hasta adamından bugünkü çöküntüye nasıl geldik?


Oysa bütün İslam dünyasında tek laik, demokratik ve laik cumhuriyeti biz kurduk.

Okumaya devam et

 Sağ-Sol

Doğan KUBAN

Sevgili Okurlar, –Osmanlı kültürünün gelişmemesine, Fatih’in İstanbul’u fethinden sonra tahta geçen Beyazıt’ın neden olduğunu düşünmek doğru olabilir.

Sultan Beyazıt tarafından Avrupa kültür kapılarının, mollalara uyarak kapalı tutulması bugünkü tutuculuğun ilk temeli olabilir. Cem Sultanın öldürülmesi de bunun bir işareti sayılabilir.


Resim ve heykel yasaklanınca Osmanlı kültürü dünya sanat tarihinde yer alamadı. Farabi, İbni Rüşt, İbni Sina gibi filozoflar dışlanınca matematikte ve bilim adamları arasında da Osmanlı adı geçmedi.

Okumaya devam et

21. yüzyılın cehaleti

Doğan Kuban

.21. yüzyıl cehaleti, kısaca, bilim ve teknolojide bilgi kıtlığı, gelişmemişliğidir. 1995’te UNESCO başkanı jeolog Federico Mayor ve jeofizikçi Augusto Forty ve bir kaç bilim insanı ‘Science and Power’ adlı bir kitap yazmışlardı.


Kitabın Federico Mayor tarafından yazılan son bölümünde bu cehaletin öğelerini açıklayan tanımlar vardır.

Bu yüzyıl ortalarında oluşabilecek ve, İslam ülkelerine yönelecek yeni ekonomik sömürge çağının alt yapısı bu ülkelerin bilimsel ve teknolojik geriliklerinin sonucu olacaktır. Bu acıklı geleceğe ilişkin bazı gözlemleri bu kitaptan esinlenerek özetlemek istiyorum.

Okumaya devam et

21. yüzyıl kimliğini tanımlamak

Doğan Kuban

Türkiye kendini Avrupa’ya katılarak tanımlamayacak. Türkiye olduğu için katılacak. Türkiye’nin Avrupa’ya hangi koşullarla katılacağı sorunu politik bir sorundur. Görünüşe göre katılacağı da yok.


Bu birleşme zor olsa da biz dünya ile sandığımızdan daha yapışığız. Dünyadan nerede ayrıldığımızı kendimize soruyor muyuz?


Eğitim alanında böyle bir sorun yok; turizm alanında böyle bir sorun yok; varlığı göstermelik olsa da, parlamenter demokrasi tanımı alanında bir sorun yok;

Okumaya devam et

5 soru 5 yanıt

Doğan Kuban

Her zaman, ilgili bir aydından sorular gelirse sevinirim. Çünkü bilginin yayılmasının temel mekanizması soru sormaktan başlar. Soru ve yanıtlar uygarlık kasasını doldurur.


Soru 1- Cumhuriyet hangi sorunları başarıyla çözdü; eğer azınlıkları dışarı göndermeseydik daha iyi olmaz mıydı?


Yanıt: Yurt dışına çıkarmamak çok iyi olurdu. İnsanların yurtlarından zorlanarak ayrılması insanlık ve uygarlık dışıdır. Yahudi-Hitler olayı bu kavramın aynasıdır. Bugün de vardır. Gazi’nin dediği gibi, Türkçe konuşan Türktür, en başından bugüne Türkün simgesi dilidir.

Okumaya devam et

21. yüzyıl köleliğine kırsal kültür köprüsü

Doğan Kuban

Eğitim sayısal olarak Osmanlı geçmişine göre olağanüstü ileri. Gösterişi de güzel. Fakat entelektüel düzeyi, bilimsel içeriği, öğretim örgütlenmesi dünya ortalamasının altında.


Üstelik öğretim üyeleri icazetlerini neredeyse Amerika’dan almak zorunda. Sanatımız dünya pazarına hiç çıkamıyor, sadece birkaç musiki virtüyözümüz var. Felsefe ise dışlanmış bir konu.


Kırsal kültürün üst düzey temsilcilerinin değil Batı felsefesi, Ortaçağ İslam felsefesinden bile haberleri olduğu kuşkulu.

Okumaya devam et

Göksu mesiresine ne oldu?

Doğan Kuban

Sevgili okurlar, Türkiye’de para kazanma hırsı ile ters düşen en önemli ulusal miras, kentlerin 500 yıl içinde birikerek kültürel varlığını kanıtladığı mimari ve onların oluşturduğu kent dokusu ve kent içi ve dışı siluetlerdi.


1970’den başlayarak bu mirası yok ettik. Bu olgu Türkiye’nin uygar ülkeler arasındaki konumunu olumsuz etkileyen önemli bir cehalet katsayısıdır.


Toplumum kendi tarihini öğrenmek için hiçbir motivasyonu olmadığının kanıtıdır. Tarihi miras düşmanı eğilim, toplumu ekonomik bunalıma mahkum eden eğilimlerle örtüşür.

Okumaya devam et