Doğada değişip-dönüşmeyen hiçbir şey yoktur ve değişimler BİLGİ oluşumlarına bağlıdır

Prof. Dr. İsmet GEDİK

Cep-telefonuyla sinyaller okyanusundan kendisi için gerekli sinyalleri alıp, ona göre işlem yapan insanlar gibi, tüm diğer canlılar da, farklı sinyallerle etkileşebilen çeşitli proteinler üreterek, bu sinyaller okyanusundan kendileri için gerekli bilgileri alırlar ve ona göre davranırlar.


Varlıklar çevrelerini algılayıp, kendilerini bu koşullara uyumlu hale sokabilmeleri için bilgi oluşturma dürtüsüyle donatılmışlardır.


Bu nedenle, ortamdaki tüm değişim-dönüşümleri, hangi tür yeni madde-bileşimleri oluştuğu, v.s bilgilerini toplayan hücreler, kendilerine belirledikleri hedeflere ulaşacak şekilde bir işletim sistemi tasarlarlar ve buna ulaşmak için gerekli beden yapılaşması konusunda karşılıklı bir ortak

Okumaya devam et

Genetik Haplogrup-analizlerinin geçmişimizi tasarlamadaki önemi

Prof. Dr. İsmet GEDİK

Binlerce yıl önce bir annenin mitokondrisinde bir mutasyon olduysa, o mutasyon onun soyundan olan herkeste devam eder.


Binlerce yıl önce Doğu-Asya’daki bir kadının mitokondrisinde gerçekleşen bir mutasyon, onun soyundan bazılarının Bering boğazından Amerika’ya göçmesiyle Amerika yerlileri arasında yayılır, Güney-doğu-Asya’ya göç eden çocuklarıyla Çin- Endonezya vs. yayılır.


Ama Amerika’ya göç eden kadınlar arasında başka türde mitokondria mutasyonları da var olacağından, herkes aynı haplo-grupta olmaz.

Okumaya devam et

At-gözlüğü takmış Bilim-insanlarını suçluyorum

Prof. Dr. İsmet GEDİK

Doğum ve ölüm döngüsü üzerine oturtulmuş bir hayat ve sürekli değişim-dönüşüm içinde olan bir doğal sistem var.


Bu sistemi tanımlamak, nasıl işlediğini açıklamak ve toplumsal sistemin işleyiş ve düzenlenmesinin bu doğal sistem ilkelerine göre düzenlenmesine yardımcı olmak, bilim insanlarının görevidir.


Kendini doğa-bilimci, fizikçi, kimyacı, biyolog, jeolog, paleontolog, tıpçı, vs. olarak tanımlayan bilim insanları bu görevi yerine getirmedikçe, 3-4 bin yıl öncesinin doğal sistem oluşturucu bilgilerini pazarlayan din tacirlerinin bu işleri yürütmelerine kimse engel olamayacaktır ve bunun tüm suçu da bilim insanlarında olacaktır.

Okumaya devam et

Bilgi varlıkların fiziko-kimyasal yapı ve dokularında kayıtlıdır.

Prof. Dr. İsmet GEDİK

Bilgi zamanla arttığından, varlıkları yapısı ve görünüşleri de zamanla değişir

Bilgisayar, uydu, cep telefonu, TV, radyo gibi aygıtlar son asır içinde bulunmuştur ve günümüz insanlarının beyinlerinde bu kavramlarla ilgili sinir bağlantıları gelişmiştir.


Oysa yüz yıl öncesinin insanlarının beyinlerinde böyle sinir bağlantıları yoktur çünkü onlar böyle bir şey görmediklerinden, beyinlerinde buna ilişkin bağlantılar gelişememiştir.

Okumaya devam et

İnsanlığın konuştuğu ilk dil kesinlikle eklentilidir

Prof. Dr. İsmet GEDİK

Basra-Hürmüz-ovası (veya Atlantis) yaşamı bilinmediğinden, Çatalhöyük, Çayönü gibi ilk yerleşim yeri halklarının nereden gelmiş olabilecekleri ve hangi dili konuştukları da bilinmez.


Ve bu bilgisizliğin tüm suçu da tamamen biz Anadolu yurttaşlarının aittir. Çünkü Gedik 1992 taa 1992 de yayınlanmıştı ve Türkiye’de hiçbir bilim adamının kılı kıpırdamamıştı.


Ve hala da kıpırdamıyor ve Atlantis hala dünyanın başka yerlerinde aranıyor.

Okumaya devam et

Sümerlerin insansı tanrılarından, Avrasya bozkırı insanlarının kutsal krallarına

Prof. Dr. İsmet GEDİK

Günümüz İnsanlarının zır-cahilleşmiş olduğunun delilini topum denilen yaşam sisteminin kendisine ait olduğunu fark edemeyecek derecede körleşmiş olması oluşturur.

Şöyle ki: Toplumun kendisine ait olduğunu bilen bir insan tolum hayatına zarar verecek bir işlem yapar mı, veya yapan birine müsaade eder mi? Etmez.


Ama günümüzdeki duruma bakın, hırsızlık, kaçakçılık, işine hile karıştırma, hileli ürün üretme, kundakçılık, çevreyi kirletme, vs. çok yaygın. Liderler dahil kimse insanlara toplumun sahipliğinin insanlara ait olduğu bilgisini vermiyor. Nedeni liderlerin dahi zır-cahilleşmiş olması değil mi?

Okumaya devam et

İnsan doğa ve dünyayı anlamak ve bu sistem içinde kendi hayatına bir anlam bulmak arayışı içindedir.

Prof. Dr. İsmet GEDİK

Demokrasiyi doğru yorumlamak zorundayız. Çünkü “Doğa dinamik sistemde oluşup gelişmektedir, dinamik sistemlerde, her bireyin görüşü dikkate alınır ve karşılıklı uzlaşmalarla ortak bir görüşte birleşilir.”

Toplumun sahipliğinin kendilerine ait olduğu bilgisini edinen insanlar asla topluma zarar verecek bir davranışta bulunmazlar. Toplum bize ait, o hiçbir kişiye teslim edilemez.


Sorunlarımızı çözmenin tek yolu budur. Demokrasiyi uygulamaya çalışmak, halka bu bilgiyi vermekten geçer.

Okumaya devam et

Toplum genelinde ortak bir görüşe sahip olmak neden çok önemli

Prof. Dr. İsmet GEDİK

“Herkes inancında serbest olmalı” görüşünde olanlar önce şu soruyu yanıtlamalı: Neden yalnız değil de topluluklar halinde yaşanır?


İnanç serbestliği görüşü toplumsallıkla bağdaşmaz, çünkü inanç davranışı etkiler. Farklı inançlar farklı davranışlar gerektirir. Halbuki toplum ortak davranış gerektirir.


Her insan bir diğerinden farklıdır, ve bu fark onun toplumsal sistemde yapacağı iş veya meslekle ilgilidir. Her insanın seçiminde serbest olması gereken, onun toplum hayatında üstleneceği görevdir.

Okumaya devam et

Bir toplumda İyi veya kötü niyetli insan sayısı değiştirilebilir mi

Prof. Dr. İsmet GEDİK

Bizler hücrelerimize neyi hedef gösteriyorsak, hücrelerimiz o işlevi yerine getirecek şekilde DNA- RNA kodlarında düzenlemeler yapabilmekte ve o işlevi yerine getirecek şekilde bedenlerimizi şekillendirebilmektedirler.


Toplumun sahipliğinin kendilerine ait olduğu bilgisiyle yetişen insanlar asla topluma zarar verecek bir davranışta bulunmazlar. İnsanlığın sorunları bu şekilde çözülür.


Dünyaya gözünü açan her varlık, çevresinden gördüğü ilgi veya ilgisizliğe göre gelişir. Her doğan çocuk sahiplenilir ve eğitilirse, sağlam bir toplum oluşur. “Sokak çocukları” olmazsa, topluma zarar verecek kimse de yetişmez..

Okumaya devam et

Anadolu’ya yerleşen ilk Atlantis-Ovalılar: Yörükler, Türkmenler vs.

Prof. Dr. İsmet GEDİK

 Aglütine dil konuşan Atlantis- Ovalıların yerleştiği bir Anadolu düşünün; daha önceleri sadece mağaralarda yaşam olanağı olduğu için çok az sayıda insanın mevcut olduğu bir ortama gelmiş ve sivilizasyon bilgisine sahip olan insanlar mutlaka her elverişli ortamda tarım ve hayvancılık yapmaya başlayacaktır ve yabani yaşayan az sayıda yerel halkı etkileyecektir.

Bunlar bize Anadolu’nun yerel halkının aglütine (yani günümüz Türkçesine benzer) bir dil konuşan kavimlerden olduğunun gerekçeleridir.


Anadolu’da Türklerin 10 bin yıldan beri yaşadıklarının delilleri:

Okumaya devam et

Sizler bir padişahın kulları mı olmak istorsunuz yoksa efendi-kul ilişkisinin olmadığı özgür bireyler olarak mı yaşamak istiyorsunuz?

Prof. Dr. İsmet GEDİK

4 yıl önce aşağıdaki mesajı paylaşmışım. Bu günkü durumumuza bakınca ülkemizin durumunun daha da kötüye gitmiş olduğunu görüyoruz. Osmanlı hayranlığı artmış.

Ülkemiz tekrar eskiye döndürülmek isteniyor.

Sizler bir padişahın kulları mı olmak istorsunuz yoksa efendi-kul ilişkisinin olmadığı özgür bireyler olarak mı yaşamak istiyorsunuz?


Şimdi Osmanlı’dan bize ne miras kaldığını hatırlayalım:

Okumaya devam et

İnsanlık neden çocuklarının geleceğini karartmakta?

Prof. Dr. İsmet GEDİK

Doğadaki yaratıcılık varlıkların içlerindeki kuantsal öğelerle başlar ve evrimleşerek gelişir.

Kuantsal sistem her şeyin bilgiyle oluşturulduğunun bilincinde olduklarından, insan beynini bilgi-oluşturup, yeni bir-şeyler üretecek tarzda oluşturmuşlardır.


Ama bu yaratıcılık yeteneğiyle donatılmış  insan denilen yaratık, yaratıcılığı doğa-üstü bir güç sistemine atfederek, hem insanlığa hem de doğal sisteme karşı en büyük suçu işlemektedir. Bundan daha acıklı bir durum düşünebilir misiniz?

Okumaya devam et

PARA Toplumda adalet oluşumunu engelleyen tek faktördür

Prof. Dr. İsmet GEDİK 

İnsan 2.5 milyon yıldan beri var. Bu sürenin 2 milyon 485 bin yıllık en uzun bölümünde uygar olmayan bir yaşam sürmüştür, yani her aile veya kabile sadece kendisi için avlanmış, veya meyve sebze toplayarak geçinmiştir.

Uygar yaşam denilen sistem, insanların iş-bölümü yapmasıyla başlar, çünkü her bir insan bir ürün üretir ve diğer ürünleri komşularından alarak yaşar.


Bu tür bir yaşam tarzında verim çok artar, çünkü tek bir konuda uzmanlaşan insan beyni, o işi çok daha kısa sürede yapar. Bunu daktilograf örneğinde görürüz.

Okumaya devam et

”Yaratıcılık Allah’a mahsustur” tam bir zır-cahillik ifadesidir, Çünkü “Allah” kutsal kitapları tezgahlayanların RABBİdir, EFENDİsidir.

Prof. Dr. İsmet GEDİK

Doğal sistemin yaratıcısı ise, varlıkların içlerindeki kuantsal yaratıcılardır, onlara tapınılmaz, kurban kesilmez. Çünkü onlar herşeyin bilgiyle oluşturulduğunun bilincindedirler ve insan beynini bu nedenle bilgi-oluşturup, yeni bir-şeyler üretecek tarzda oluşturmuşlardır.


Ama insan denilen bu yaratıcılık yeteneğiyle donatılmış yaratık, yaratıcılığı doğa-üstü bir güç sistemine atfederek, hem insanlığa hem de doğal sisteme karşı en büyük suçu işlemektedir.


Bundan daha acıklı bir durum düşünebilir misiniz?

Okumaya devam et

İnsanlar neden diğer canlılardan farklıdır?

Prof. Dr. İsmet GEDİK

Şekil: (Altta) İnsan beyni, “bilgi” faktörünü en ön sıraya alan bir hücresel tasarımdır.

Doğada her şey bilgi ile yapıldığından, hücreler BİLGİ oluşturmayı en ön plana alan, yaratıcı özellikli İNSAN türünü oluşturmuştur. Yani insanlar hayvanlar aleminin bilinç oluşturmayı en ön plana alan temsilcisidir


Fare, kedi gibi hayvan beyinlerinde (kahverengi) duyu ve (mavi) hareket organlarına ayrılan kesim, beynin çok büyük bir kesimini kapsamaktadır.

Okumaya devam et