Zır-cahillik- yobazlık- bilimsel-yobazlık üzerine

yasliİsmet GEDİK

Bizlerin çeşitli gruplar içinde bir araya gelerek, karşılıklı konuşup-tartışmalarımızın temel amacı nedir? Üzüm yemek, yani sorunlarımıza bir çözüm bulmak mı; yoksa bağcıyı dövmek, yani kavga etmek mi?


Adsız.png

Benim bir grup içinde insanlarla bir araya gelip, fikir alış-verişlerinde bulunmaya çalışmamın tek bir amacı vardır: toplumsal sorunlarımıza bir çözüm bulmak.

Doğada her şey sürekli değiştiği için, insanı oluşturan hücreler de insan beynini, “çevrende neler olup-bitiyor, bunları araştır da, ona göre işlem yapılsın” mantığıyla, muazzam senaryolar üretecek şekilde oluşturmuşlardır. İnsan beyninin bu az sayıda veriden muazzam senaryolar üretme yeteneği, insanların milyonlarca farklı senaryo üretmelerine yol açmıştır.


Okumaya devam et

Bilgisiz bir iş yapılamıyor. Peki bilgi nasıl oluşur, nasıl geliştirilir?

yasliİsmet GEDİK

Şimdi varlıklar arası etkileşimler sonucu bilginin nasıl artarak çoğaldığını bir örnekle gösterelim:1.png

İki insan (Ali ve Veli) arası etkileşimi ele alalım. Her birinin birer elması oldun. Ali bir elmasını Veli’ye, Veli bir elmasını Ali’ye verirse, sonuçta gene her ikisinin de birer elması vardır. Ama “bilgisini” Veli’ye, Veli “bilgisini Ali’ye verirse, her ikisinin de bilgisi artar.

İşte doğadaki dinamik oluşum mekanizması bu temel üzerinde gelişmektedir. Ama bu sistemin işlemesi için tarafların birbirlerinin ne dediklerini gerçekten anlamaya çalışmaları gerekir.


Okumaya devam et

Toplum iş ve meslek mensupları arası bir ortaklıktır.

yasliİsmet GEDİK

Bir ülkede insanların iyi veya kötü, becerikli veya beceriksiz olması, sistem gereği, devleti yönetenlerin ne ektiklerine bağlıdır.


Adsız.png

Çünkü, “Ağaç yaşken eğilmektedir ve ne ekilirse o biçilmektedir”

Neyin ekileceğine ise devleti yönetenler karar verdiğine göre, bir insanın toplumsal sisteme zarar vermesinin suçu yöneticilere aittir; çünkü yöneticiler bireyi toplumsal sisteme sahip çıkacak şekilde eğitememişlerdir.


Okumaya devam et

Doğada Bilgi neden sürekli artmaktadır -/= Dünyada ilk defa tavuk mu bir yumurtadan, yoksa yumurta mı bir tavuktan çıkmıştır?

yasliİsmet GEDİK

Doğada Bilgi neden sürekli artmaktadır Şimdi varlıklar arası etkileşimler sonucu bilginin nasıl artarak çoğaldığını bir örnekle gösterelim: İki insan (sen ve ben) arası etkileşimi ele alalım. Her birinin birer elması oldun.1.png

Sen bir elmanı bana, ben bir elmamı sana verirsem, sonuçta gene birer elmamız vardır. Ama sen bilgini bana, ben bilgimi sana veri verirsek, ikimizde de iki bilgi oluşmuş olur.


Dünyada ilk defa tavuk mu bir yumurtadan, yoksa yumurta mı bir tavuktan çıkmıştır?


Okumaya devam et

Her şey bilgi ile oluşturulmaktadır, bilgisiz hiçbir işlem veya oluşum yoktur.

yasliİsmet GEDİK

Değerli dostlar,

Size önce doğada hayatın nerden gelip, nereye doğru gittiğini özetleyen şu (hemen alttaki) kısa videoyu izlemenizi önereceğim. İzledikten sonra bana teşekkür edeceğinizi söylesem belki daha gerçekçi olur.


2.png

Toplumsal sistemimiz tepedekilerce çökertilmek üzeredir. Biz tabanı oluşturan halk toplumumuza sahip çıkmasını beceremezsek, tepedekilerin kulu olmaya devam edeceğiz.

Bu amaçla ortak bir uzlaşma platformu oluşturulması ve doğadaki dinamik oluşum mekanizması (DOM) temel bilgilerinin herkesin anlayacağı şekilde ortaya konulması şarttır, çünkü ancak bilgi ile insanlar ikna edilebilirler.


Okumaya devam et

Atlantis-Sümer-İlk_Alevi-TC- Son Bölüm

yasliİsmet GEDİK

Hint-Avrupa kültürlüler kendilerini “aryan” yani üstün ırk olarak görmüşler ve istila ettikleri ülke halklarını “barbar” olarak nitelemişlerdir. Bunun gerçekten böyle olduğunu Homer tarihi ve Strabon’un Coğrafya eserlerinde görebilirsiniz.Adsız.png

Şimdi objektif olarak düşünün: toplumda sınıf ayrımcılığı olmayan ilk uygarlığı kim başlattı, kim asil-soylu kavramına dayanan sömürü sistemini başlattı, kim saldırgan, kim uygar, kim barbar?

Son 50 bin yıllık tarihsel geçmişimizden çıkartılacak ders:


Okumaya devam et

Atlantis-Sümer-İlk_Alevi-TC- 31. Bölüm

yasliİsmet GEDİK

Toplumun sahipliğinin kendilerine ait olduğu bilgisiyle yetişen insanlar asla topluma zarar vermezler. Öyleyse toplumsal sorunları ortadan kaldırmanın en basit yolu, insanlara bu bilgiyi vermektir.


Bir DeğerlendirmeAdsız.png

Bilgisiz bir şey yapamıyoruz ve bilgiye hasretlik çekiyoruz. Bilgiye hasretimiz ise tepedekilerce sömürülüyor.  Bu sömürme sistemi yaklaşık 4 bin yıldan beri uygulanmakta olduğu geçmiş bölümlerde açıklandı. Tepedekiler “Doğa-Dışı-bir-Güç” sisteminin nasıl davranılması gerektiği bilgisini doğa-yasaları olarak verdiğini ve bizlerin birer robot gibi bunlara uyarak yaşamamızı söylüyorlar. 


Okumaya devam et

Atlantis-Sümer-İlk_Alevi-TC- 30. Bölüm

yasliİsmet GEDİK

Doğada varlıkların sahipleri ve oluşturucuları, onların bileşenleri iken, geleneksel düşünce sisteminde bu sahiplik ve yönlendiricilik,1.png varlıkların dışında-üstünde varsayılan bir şeye atfedilmiştir.

Böyle olunca varlıklar arası denge, iklimsel bozulmalardan tutun, toplum ve kişisel sağlığımızın bozulmasına kadar tüm alanlarda kendini göstermektedir.


“Su Başlarını Devler Tutmuş”

Devlet denilen toplu yaşam sistemi doğadaki olağan koşullarda örgütlenmiş olsaydı asla tepedeki bir kişi veya zümreye teslim edilmezdi. Nitekim normal doğal koşullarla oluşturulan toplumsal örgütlenmelerde toplumun tepesine yerleşmiş bir efendi veya hanedanlık yoktur. Bunun böyle olduğu DOM ve OO-15 bölümünde gösterilmişti.


Okumaya devam et

Atlantis-Sümer-İlk_Alevi-TC- 29. Bölüm

yasliİsmet GEDİK

Amaçları toplumsal sorunların nedenleri ve çözümleri olmayıp, bir dinsel görüşü savunmak için bu sorunların çözümünü içeren bilgilere karşı çıkanlara bir yanıt verilmesi gerekti.1.png

Amacımız nedir? Ne olmalı?

Bu yazı dizinine “Neden uzlaşamıyoruz” sorusuyla başladık. Ve yanıt olarak geçmişimiz hakkında hatalı bilgilerle eğitildiğimiz için farklı görüş etkileri altında olduğumuzun bilimsel verilerini sunarak, bu hatalı tarihsel bilgiler nedeniyle de uzlaşamaz duruma düştüğümüzü gösterdik.


Okumaya devam et

Atlantis-Sümer-İlk_Alevi-TC- 28. Bölüm -/=  Hücreselliğimiz en az bilgi sahibi olduğumuz bir konudur. Corona virüsü pandemisine bu açıdan bakacağız.

yasliİsmet GEDİK

Bizler kendimizi öylesine “özel bir canlı” olarak görmeye şartlandırmışız ki, bedenlerimizin mimarı ve bakımcıları olan hücrelerimizi bir et-kemik yığını olarak görme hatasını yapıyoruz.1.png  Hücrelerimizi bilgisiz, sorumsuz birer öğe olarak görmekle, doğadaki iş-eylem yapıcı, olayları ve gelişimleri tetikleyici güç sistemini hücrelerde (atomlarda, vs.) arayıp, onlara dikkat vereceğimiz yerde, biz o güç sistemini dışarıda, göklerde arar duruma düşmüşüz.


Biz insanlar bu bakış açısına göre kurallar oluşturunca, o kurallar bizi ona göre köleleştirmiş ve bu günkü çıkmaz sokakta kendimizi bulmuşuzdur. Bu çıkmaz hem bireysel sağlık sorunlarımızın, hem de toplumsal sorunlarımızın temel nedenidir.


Bilgi düzeyimizin zamanla değişip-geliştiğini farklı yaklaşımlarla gösterdik.   Peki bedenimiz içindeki hücrelerin bakış açısıyla hayata bakabiliyor muyuz?


Okumaya devam et

Atlantis-Sümer-İlk_Alevi-TC- 27. Bölüm -/=  Önceki bölümlerde insanlığın bilgi düzeyinin zaman içinde değişip-geliştiği gösterilmişti.

yasliİsmet GEDİK

Bu durum özellikle bedenlerimizi tanımak, davranışlarımızın nasıl kontrol edildiğini anlamak gibi konularda çok belirgindir.1.png

Beden davranışımızın hücrelerce ayarlanıp-yönlendirildiğini gösteren bir örnek

Önceki bölümlerde gösterildiği üzere, insanların düşünce ve davranışları, kalıtsal devreler yanı sıra ana-babalardan (ve çevreden) aktarılan görsel ve sözel bilgilerle (hikayeler, gelenek ve görenekler, vs.) şekillenmektedir. Aktarılan bu bilgilerin çoğunluğu sözlü olarak aktarılmaktaysa da, yaklaşık 5 bin yıldan beri yazılı aktarımlar gittikçe ağırlık kazanmaktadır.


Okumaya devam et

Atlantis-Sümer-İlk_Alevi-TC- 26. Bölüm

yasliİsmet GEDİK

Önceki bir bölümde insanlığın bilgi düzeyinin zaman içinde değişip-geliştiği coğrafik bilgiler örneğinde gösterilmişti. Bu durum diğer alanlardaki bilgilerde de aynıdır ve zaman içinde değişip-gelişme söz konusudur.1.png

Şimdi mevsimsel dönülerin eski insanlarca nasıl yorumlandığına bakalım. Dünyadaki değişim-dönüşüm döngüleri 2-3 bin yıl öncesi insanlarınca nasıl yorumlanmıştır?

Dünyamızda hem karalar hem denizler, hem iklim koşulları, vs. hepsi sürekli bir değişim-dönüşüm içindedir. Canlılar da zorunlu olarak, doğadaki bu değişim-dönüşümlere uyumlu hale gelebilmek için, yapısal durumlarını sürekli değiştirmek zorunda kalırlar.


Okumaya devam et

Atlantis-Sümer-İlk_Alevi-TC- 25. Bölüm

yasliİsmet GEDİK

Adsız.pngARA- BÖLÜM  

Bu yazı dizinini beğenenlerin sayısı beğenmeyenlerden çok olsa da, uzlaşmaya yönelik genel bir duyuru şeklinde bir ara bölüm eklemek gerekti.

Neden uzlaşarak bir araya gelemiyoruz? Bilgi neden çok önemli?


Çünkü bilgisiz bir şey yapılamıyor. Peki bizlere ne tür bilgiler öğretiliyor?


Okumaya devam et

Atlantis-Sümer-İlk_Alevi-TC- 24. Bölüm -/=  İnsanlığın Bilgi Düzeyi Zamanla Gelişmiştir.

yasliİsmet GEDİK

İnsanların bilgi düzeyinin zamanla geliştiğinin coğrafik örenekleri.

4.pngGeçmiş bölümlerde aktarılan tüm bu olaylar ve gelişimler yeryuvarı tarihi yıllıklarında kayıtlıyken ve biz insanlar bu bilgilere ancak son asır içinde ulaşabilmişken; beyinleri henüz yeni yeni gelişen ve doğa ve dünyamız hakkında ilk fikirleri oluşturmaya başlayan insanların ne tür aşamalardan geçtiklerini, yine yeryuvarı yıllıklarından takip edelim.


İnsanlar, doğa ve dünya hakkında fikir üretimine, yaklaşık 30 bin yıl önceleri, kadınların çocuk doğurarak yeni bir canlı dünyaya getirmesini “yaratıcılık” sayıp, hamile kadın heykelcikleri yaparak başlamışlardır. Yaklaşık 15 bin yıl önceleri, “hayat” sorusunu irdelemiş olmalılar ki, ölümden sonra insanların tekrar canlanacakları inancıyla, ihtiyaç duyacakları tüm değerli eşyalarıyla birlikte ölülerini gömmeye başlamışlardır.


Okumaya devam et

Atlantis-Sümer-İlk_Alevi-TC- 23. Bölüm -/= Halkın sahiplendiği Toplum mu, tepedeki birilerinin sahiplendiği Devlet mi

yasliİsmet GEDİK

Lider toplumları yönetmek için yönetime gelen değil, toplumlara kendilerini nasıl yönlendireceklerini gösterendir.


Ve bu konuda dünyaya şimdiye dek tek bir insan gelmiştir. O da Atatürk’tür.


atatürkDoğada tepeden emir veya buyruk alarak davranan hiçbir varlık yoktur, çünkü her varlık bir işe veya eylem yapması için gerekli enerjiyi içindeki bileşenlerinden alır. Bedenlerin enerjisini hücreleri verirler; hücrelerin enerjisini molekülleri, moleküllerin enerjisini de atomları verirler.

Atomlar ise kuantsal sistemle beslenirler. Bu ilişkilerin nasıl olduğu önceki yazılarımızda açıklanmış ve bu nedenle doğada her şeyin tabana dayalı olarak dinamik bir sistemde gerçekleştiği vurgulanmıştı.


Okumaya devam et

Atlantis-Sümer-İlk_Alevi-TC- 22. Bölüm

yasliİsmet GEDİK

Bir jeolog olarak Anadolu’nun bir çok yerinde saha çalışmaları yaptım ve kah bir alevi, kah sünni inançlı bir köyde misafir oldum.


1.pngAlevi köylerinde gördüğüm uygar davranışı başka yerde görmedim. Peki böyle bir kültür sahipleri neden asırlardır egemen sınıflar tarafından hor görülüp, dışlanmış ve madımak olaylarındaki gibi korkunç cinayetlere uğramışlardır.

Ortada bir mantıksızlık yok mu? Bu mantıksızlığın hangi tarafta aranması gerektiğini düşünmeniz dileğimle.

Aleviler Anadolu’ya uzaydan mı geldi?


Okumaya devam et

Atlantis-Sümer-İlk_Alevi-TC- 21. Bölüm -/=  Dünyada uygarlığı başlatan bir ulus, tarihsel geçmişini nasıl unutur hale sokulmuştur?

yasliİsmet GEDİK

İnsanlık her birkaç asırda bir gerçekleşen istilalarda kral soyunun değişmeleriyle sürekli bir çalkantı içinde yaşamıştır. Avrupa ve Asya arasında bir köprü konumunda olan Anadolu halkı bu istilalardan en çok etkilenen insanlardan oluşmaktadır.


3.png

İstilacılar tepedeki efendi kesimini oluşturduklarından, halk ister istemez tepedekilerin kültürü etkisi altında kalmış ve kendi öz-benliğinden uzaklaştırılmış olmalıdır.

MÖ. 2binli yıllarda Hitit’lerin Hatti’leri istilasıyla başladığı belgelenen bu Efendi-değişimlerinin daha eskiden kaç defa gerçekleştiği hakkında bilgi-belge henüz yoktur. Ancak ondan sonraki yıllarda her birkaç asırda bir tekrarlanmıştır.


Okumaya devam et

Atlantis-Sümer-İlk_Alevi-TC- 20. Bölüm

İyaslismet GEDİK

Günümüz Türkiye’sinde 40’a yakın farklı etnik kökenli insan bir arada yaşamaktadır. Bunların hepsinin kanlarında Anadolu’da tarih boyunca yaşamış binlerce farklı ırk ve dinsel görüş sahibinin kalıtsal verileri vardır. Dolayısıyla bizler böylesine karmaşık bir ırksal ve dinsel görüş çeşitliliğinin tam göbeğindeyiz.


1.png

Öyle bir toplumsal hayat modeli önermeliyiz ki, tüm bu farklı ırksal ve dinsel öğelerin hepsini kapsasın, herkesçe kabul edilsin ve ortak bir görüşte birleşilerek, mutlu bir toplumsal birlik oluşturulsun.

Kutsallık, dinsel ve ırkçı anlayışa, dolayısıyla ayrımlaşmaya yol açar. KUTSAL SOYLU olduğuna inanılan bir EFENDİ zümresi oluşur. Tepeden otoriterce yönetilen Devlet sistemleri ortaya çıkarlar.


Okumaya devam et

Atlantis-Sümer-İlk_Alevi-TC- 19. Bölüm -/=  Geçmişimizi bilmezsek, “Su başlarını tutan canavarlardan” kurtulamayız.

yasliİsmet GEDİK

Tarih kitapları 3-4 bin yıllık geçmişimiz hakkında bilgi verirler. Dinsel bilgiler ise 5 bin yıl önce insanlık ortaya çıkmış gibi bir geçmişten söz ederler. Halbuki insan denilen canlı türü 2.5 milyon yıl önce Doğu-Afrika’da ortaya çıkmıştır, yani atalarımız birer zenciydi.


1.png

Hayat bu ilk insanlarla da başlamadı, onlardan önce de hayat vardı, örneğin 200 milyon yıl önce insan, koyun, keçi gibi memeli canlılar yoktu, ama dinozor denilen sürüngenler vardı.

Dinozorlardan önce de hayat vardı, ama onların çoğunluğu denizlerde yaşayan böcekler alemine aitti. Yani hayat karaya yaklaşık 400 milyon yıl önceleri geçebilmişti, daha eskiden hayat sadece denizlerdeydi.


Okumaya devam et

YAŞAM ARZU'SU

Yaşam sadece vişneli çörek kutusu ya da mayın tarlası değildir...

Post-truth

Her gelecek, kendine bir geçmiş arar..

İdris'in Otağı

Sevgi Çiçeklerimi Koparabilirsiniz

ÖZGE ÖNDER

Burada Yaşam Var!

minimalist günlük.

bilinçli farkındalık, minimalizm